İŞÇİLİK en çok komünist ülkelerde hor görülmüştür. Tezada bakın... Oralarda ne sendika vardı ne ücret ayarlaması. Komünizmin en sert uygulandığı Çin''de yöneticiler sık sık şöyle seslenirdi: "İşçi maaşlarına zam yapmak işçilere hakarettir!" İnanılır gibi değil ama, gerçeğin ta kendisi. Bizdeki sol entellerin kulakları çınlasın.
***
Çin''de işçiler öylesine yoksuldu ki; baba, ana ve oğul aynı pantalonu sırayla giyer, vardiyaya öyle giderlerdi. Pantalonsuzlar evden dışarı çıkamazdı. Ve "Yukarıdakiler" kızıl bayramlarda, kızıl bayraklar altında nutuk çekerlerdi: "İşçi maaşlarına zam yapmak işçilere en büyük hakarettir..." Aslı yok diyen varsa buyursun, biz buradayız.
***
Rusya''da da durum farklı değildi. Sanırım şu söz ünlü lider Brejnev''in: "Rusya''da işçiler çalışır gibi yapar, biz de onlara maaş verir gibi yaparız." Küba''daki vaziyetler dünya basınında defalarca yer almış, daha düne kadar aç Kübalıların fare yiyerek hayatta kaldıkları yazılıp durmuştur. Küba''da artık fare mare kalmadığı söylenir. Evet, evet... Şu bizim romantik solcuların kulakları çınlasın.
***
İşçilerin nefes aldığı yegâne sistemler hür rejimlerdir. Serbest pazar ekonomisine bu sebeple önce işçilerin sahip çıkması gerekir. Beden işçiliği zordur, iyi bilirim. En dayanılmazı da tütüncülük. Gece yarıları kalkar, topluca tarlalara gidersiniz. Gün doğana kadar kırdığınız yaprakları selelere düzgünce yerleştirir, dönersiniz. Bu defa yaprakların tek tek şişlere dizilmesine, kınnaplara geçirilip kargılara asılmasına sıra gelir. Elleriniz zehir tadında acılaşır. Bu müthiş acılık ekmeğinize, aşınıza karışır. İş akşama bitecek, dört-beş saatlik az bir uykudan sonra gene gece yarılarının sert ayazında yollara düşülecektir.
***
Fabrika, hastane, atölye işçiliği de kolay değil. İnşaatçılık, yol işçiliği, taşımacılık, ağaç dikimciliği, ev işçiliği... Her birinin ustalık ve gayret isteyen zorlukları var. Biz yazarlara da "Fikir işçisi" diyorlar. O yüzden işçilerle aynı kaderi bölüşüyoruz. Yani biz kalabalık bir aileyiz. Devlet bu kesime nefes aldırmak zorunda. Elden geldiğince koruyup kollamakla ve bizden yana çıkmakla yükümlü.
***
60 yaş emeklilikte çıta yüksek tutulmuştur. Gelişmiş Avrupa ülkelerinde ortalama yaş 75-80 civarı. Geçende öğrendim Türkiye''de yaşı 60''ın üzerindeki nüfus yüzde 6 imiş. Pek az. Çıta biraz aşağıya çekilmeli.
***
GÜNÜN KİTABI: BİLİNMEYEN OSMANLI Hazırlayanlar: Ahmed Akgündüz, Said Öztürk... Osmanlı Araştırmaları Vakfı yayımlamış. Yanlışları: Milliyetçilik fikrine küçümseyerek bakmak. Sermaye birikiminin hatalı tanıtılması... Eksikleri: Bir yönüyle koca bir Vakıf Medeniyeti olan Osmanlı''nın bu tarafı işlenmemiş. Sanata ve kültür hareketlerine dair bahis yok. Sonuç: Gene de edinilmesinde fayda vardır. Tel: (0212) 513 40 33.

