Kaydet
a- | +A

HAKEMLER ve hâkimler kimseye yumruk gösteremez, kin tutamaz, öfkeli davranamaz. Hakem ile hâkimin görevi tıpkı bilgisayar gibi nötr olmaktır.

Geçen hafta müthiş bir şaşkınlık yaşadım. Hâlâ tesiri altındayım ve hüzün doluyum. Sebep, Liberal Demokrat Parti Lideri Sn. Besim Tibuk''un, Beyoğlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı hâkim, İskender Tepebaşı''ndan işittiği yersiz ve gereksiz îkazlar, hatta terslemeler.

* * *

Kimlik tespiti yapılacaktır. Hâkim soruyor:

-Babanızın ismi?

-Mehmet.

-Babamın adı Mehmet diyorsunuz. Nüfusunuzda Muhammet yazılı.

-Efendim, ikisi de aynı şey. Biz evde Mehmet deriz.

-Hiç aynı şey olur mu? Bak, efendi bir adamsın, ukalâlığın gereği yok. Ne iş yapıyorsun?

-Politikacıyım.

-Politikacı diye bir meslek yoktur. Milletvekiliysen dâvânı durduralım, değilsen mesleğini söyle!

-Net Holding''in sahibi ve Liberal Parti''nin genel başkanıyım.

-Yani ticaretle mi uğraşıyorsun? Kardeşim beni oyalama, mesleğini söyle!

* * *

Böyle bir davranış ve soru biçimi hâkimlik mesleği ile uyumlu değil. İster istemez irkiliyorsunuz. Ve sanıyorsunuz ki, hâkim şimdi kürsüden inip Besim Tibuk''u bir güzel pataklayacak, ağzını burnunu kıracak.

Manzara hiç te sevimli gözükmüyor.

Karşısındaki ünlü biri değil de Çatalca köylüsü Ali Efendi olaydı bu hâkim acep nasıl davranırdı?

Ürperten bir soru bu.

İşte devleti, "korku salan öcü" gibi gösteren davranışlar bunlardır. İçinde haksızlık ta yatıyor, insafsızlık ta.

Peki, Başsavcı Nuh Mete Yüksel''in, Merve Kavakçı''nın evini basmasına ne buyurulur?

* * *

Hâkim, hakem, bakan, başbakan... Müdür, umum müdür, müsteşar... İhracatçı, ithalâtçı, kabzımal... Ne olursanız olun. Karşınızdaki insanı, hele ilk defa görüyorsanız; azarlayamaz, küçük düşüremez, horlayamazsınız.

Kanun ve hukuk adına söz sahibi kişiler çok dikkatli ve sabırlı olmak gerekir.

Mahkemeler korku yeri mi?

Aşağılama, küçümseme, azarlama mekânı mı?

Şimdi bir devlet memuru, milletini herkesin içinde köpük köpük aşağılıyorsa, devlet ne yapsın?

Aklıma geleni hemen söyleyeyim: Ne gerekiyorsa onu.

* * *

Her hâkim sadece hukukun değil, adaletin ve devletin de temsilcisidir. Ağırbaşlı yaşamak, olgun ve örnek bilinmek, ayırımsız ve öfkesiz davranmak zorundadır.

Bu hâkim şimdi ne kazandı?..

Hiç.

Ama kaybeden, hukukçuya duyulan güvendir.

* * *

Bir haftadır şaşkınlık içindeyim. 1999 Türkiyesinde bir hâkim sadece Besim Tibuk''u değil; sizi bizi, hepimizi azarlamış, onurumuzu zedelemiştir. Kendisine emanet edilen insan haysiyetini bile-isteye yaralamıştır.

Oooooff off!