Kaydet
a- | +A

SON günlerde bol feryatlı ama haklı mektuplar alıyorum. Birinci mektup şöyle:

"Sayın Gürbüz Azak, okulların açılmasına az kaldı. Bir ilköğretim müdürünün yakınmasını kendi ağzından dinlemek ister misiniz? Buyurun öyleyse.

"Efendim, 20 yıldır bu mesleğe gönül vererek çalışmaktayım. Okulumuz ilçenin bir kenar mahallesinde. Okuluma kayıt için gelen velilere okulun ihtiyaçlarını anlatıp bağışta bulunmalarını istiyorum. İstediğim miktar en fazla 5 milyon lira. Yoksul olanlardan hiç para almıyorum. Diploma alanlardan da gene 5 milyon talep ediyorum. Bu sene 20 öğrenci mezun oldu. Vatandaş; bakanın, valinin açıklamaları var diye bu miktarı dahi vermiyor. Geçen sene veli başına bir milyon lira toplamaya kalktım, 200 veliden 60-70 veli getirmedi.

Koruma Derneğimde 10 milyondan fazla para yok. Bakan, para alan müdürün iflâhını keserim derse; vali, para alan müdürlere soruşturma açarım derse, adını vermeyeceğim gazeteler ''Kayıt parası alan müdürleri şu telefona ihbar edin'' derse... Söyler misiniz bu okulları nasıl idare edeceğiz?

Cam kırılır para, tebeşir alınacak para. İnanın, her ay cebimden 5-10 milyon harcıyorum.

Korkuyoruz. Vatandaşla bizleri karşı karşıya getiriyorlar. Sayın Bakanımızdan ricamız bu tür açıklamalar yaparken bir sınırlama getirmesi. Örnek: "20 milyondan fazla para alan müdürleri bildirin" gibi. Söyleyin; kırılan camın, patlayan lâmbanın parasını ben nereden bulacağım? Biz vatandaşdan para almaya çok mu meraklıyız?

Saygılarımla."

***

Müdür beye katılıyorum. Hüzünle, ıstırapla ve teşekkürlerimle.

***

Gelelim ikinci mektuba: "Bizler Ankara''nın değişik üniversitelerinde Araştırma görevlisiyiz. En iyi derecelerle mezun olduk, idealizm uğruna gayretleniyoruz. Bir ilmî kitap 40-50 milyon lira.

Aldığımız ücret ise 250 milyonu geçmiyor. Bu gidişle yakın gelecekte ülkemiz akademisyen sıkıntısı çekecek. Hocalar yurt dışına veya özel üniversitelere kaçıyor.

Ne olur konuyu gündemde tutun.

Belki güleceksiniz ama, yaşımız geçmesine rağmen evlenemiyoruz.

Haksızlıklar ve ilgisizlikler altında ezilmekteyiz."

***

Bu mektubu okurken, kendimi ezik ve yenik hissettim. Ve bu gençler adına yer diplerine geçeyim istedim.

***

Son mektup Bursa''dan. Bu defa yazanın adını veriyorum: Hakan Özcan...

Tek cümle göndermiş: "Sayın Gürbüz Bey, sizi seviyorum, ellerinizden öperim."

Ben de sizleri bir fazla seviyorum güzelim.

Dertli dertsiz, çâreli çâresiz, öfkeli öfkesiz herkesi kucaklıyor, bağrıma basıyorum.

........................

GÜNÜN KİTAPLARI: "Sağlıklı Beslenmede Anne Sütü" ile "İnsan ve Cinsî Hayat"... her iki eser de Dr. İbrahim Erbıyık''ın. Temiz ve ciddi çalışmalar. Yazarını yürekten kutluyorum. Tel, ilki: Nesil Yayınları, (0212) 551 26 60. İkincisi: Yeni Asya Neşriyat, (0212) 655 88 59