TUTTURMUŞLAR bir "üretim..."
Onu da, bunu da, şunu da üretelim. Satalım, pazarlayalım, zengin olalım. Bu yol yol mudur? Her işin bir politikası var. Herkesin ürettiğini değil, kendi özelliklerini ve hünerini gösteren verime yöneleceksin. Sır burada. Bizi ayakta tutan ne? Bir, turizm... İki, dokuma ve konfeksiyon. Niye?.. Çünki bu ülkede fevkalâde sevimli diyarlar vardır ve bol miktarda kaliteli pamuk yetişir. *** Gelişmişlik ayrı, her gördüğünden bir köftelik üretmek ayrı. İsviçre tank yapıyor mu, uzaya merak salıyor mu, kamyon diye tutturuyor mu? Hayır. Arkadaş, diyor... Ben çukulatamla, ilâcımla, bankalarımla İsviçreyim. Doğru da ediyor. Akıl da zaten bunu emreder. *** Zaman zaman hayıflanır, kahırlanırım. Bizim anlı şanlı Ankara keçilerimiz vardı, Bursa merinoslarımız. Nereye kayboldu bunlar? Ne diye inanılmaz sayıda Merinos koyunları ve Ankara keçileri üretilmez? Üretip de dünya tiftik fiyatlarını neden biz belirlemeyiz? Hayret ki ne hayret? *** Ya o güzelim Van kedilerimiz, Kangal köpeklerimiz, Denizli horozlarımız?
Ne ilgilenen var, ne merak eden. Bu özellik başka ülkelerde olsa, adamlar her sene beş milyon kedi, beşyüzbin horoz satardı. Hem de dünya gazetelerine, televizyonlarına ard arda reklâmlar vererek: "Şu dünya tatlısı kedilerden niye sizin de bir tane olmasın? Şu gökkuşağı kuyruklu, en uzun ötüşlü horozlar her bahçeye güzellik bağışlar." Ama nerdeee? *** Şaka gibi gelebilir ama değil. Ticaret biraz hayal, azıcık da beceriklilik ister. Yeniliği, değişiği, farklılığı özler. Türkiye dev gibi bir coğrafya, fakat hakkını veremiyoruz. Bin yerde biner sığırlık sürülerimiz yok. İkibin ağıllı tiftik çiftliklerimiz yok. Adam Afrika''nın öte ucundan sana devekuşu satıyor, sen bu bereketli coğrafyada ne besicilik yapabiliyorsun; ne üç kıt''aya süt, yağ, peynir yollayabiliyorsun. *** "Efendim, devlet yardım ederse olur" Yanlış. Beş on varlıklı niye bir araya gelemez? Kaldı ki devlet ciddi kuruluşlara 3000 dönüme kadar arazi bile veriyor. Derim ki, herkesin yaptığına heveslenmeyecek; kendi zenginliğini, birikimini, bereketini sermâye bilip o yöne var gücünle höreleneceksin. 21''inci yüzyılda ziraat ve hayvancılık başa güreşecek. Refah o yönde. Duyan olur mu ki? Anlayan, heveslenen çıkar mı ki? Evet, deyin de sevineyim.

