Yeni bir bin yıla (üçüncü bine) girmemiz sebebiyle herşeyimiz milenyumlu (binyıllı) oldu. Bin yıla ve son yüzyıla damgasını vuranlar seçildi. Birileri, birilerini, bin yılın, yüz yılın adamı diye ilân etti. Herkesin kadar bizim de seçilme ve seçme özgürlüğümüz var. Gerçi, kimse bizi, ne bin yılın, ne yüz yılın, ne de 1999''un herifi olarak seçmeyecek. Beni seceçek, nice bir bulunmaz hint kumaşı olduğumu bilecek, deha tarafımı keşfedecek bir derneği, yılbaşına kadar yetiştiremeyeceğime göre yapacak pek fazla birşey yok. Seçilmemeyi sineye çekeceğiz. Ama yine de en büyük tesellimiz; balık bilmezse de Hâlık (Yaratıcı) bilir gerçeği olacak. Üçüncü bine girerken seçilme hakkımızdan faydalanamadık, ama, hiç olmazsa, seçme hakkımızı kullanalım. Şunu, bunu da biz seçelim, bin yılın, yüz yılın ve 1999''un sporcusu diye. Seçenlerin, otorite diye ortaya çıkanların benden fazla nesi var? Belki kiloları, biraz da boyları, bir de kendilerinden menkul (yalnızca kendileri tarafından söylenen) otoritelikleri.
Bütün bunlar şakaydı, şimdi söylediklerimse gerçek.
Bazıları, yüzyılın sporcusu olarak Pele''yi gösterdi. Ama kimse, bin yılın sporcusunu seçmeye cesaret edemedi. Yalnızca bin yıla damgasını vuranlar diye birilerini söylediler. Kimse, bin yılın sporcunu seçip bildirmedi, ancak biz sizlere, bin yılın sporcusunu söyleyeceğiz. Sakın ola, bin yılın sporcusunu bizim seçtiğimiz zannetmeyin. Bu kişi, kimsenin itiraz edemeyeceği bir jüri tarafından bin yılın sporcusu seçilmiş, bize düşen yalnızca mâlûmu ilân etmek. Nice Avrupa milletleri tarafından, bin yılın sporcu seçilen kişi, bir alperen, bileği bükülmez, sırtı yere gelmez bir yiğit. Bu, alperen kim mi? Bu alperen, ırk, dil ve din gözetmeden bütün insanların yardımına koşan gönül eri Sarı Saltuk. 1250-1300 yılları arasında, kendisine bugünkü Romanya Dobruca, Bulgaristan Deliorman ve Edirne''yi mekan tutan Sarı Saltuk, cihan pehlivanıdır. Kırkpınar güreşlerini ilk defa başlatan alperendir. Üç ciltlik Saltukname''deki menkıbelerinde, savaşa girerken, rakipleriyle karşılaşırken "Ben ki cihan pehlivanı Sarı Saltukam" diye nara atmakta. İsmi, Avrupa''nın en kuzeyi Polonya kıyılarından Afrika''ya, Asya-Türkistan diyarından Bosna''ya bilinmektedir. Bu coğrafya içinde her dinden mazlumların imdadına koşmakta, müslümanlar kadar, hristiyanlar tarafından da sevilmektedir. Defalarca Ayasofya''da Hristiyanlara vaaz etmiştir. Sarı Saltuk''un bin yılın sporcusu seçilmesinin en büyük alameti; yedi hristiyan kralının kendisi için türbe yaptırması, üç mezarının da o zaman müslümanların elinde bulunan Anadolu toprakları üzerinde bulunması. Dünyada kendisi için değişik dinlerden insanlar tarafından 10 türbe yapılan başka hiç bir sporcu ve kahraman yoktur.
Sarı Saltuk, "Ölünce beni yıkayıp yedi tabut hazırlayın. Çünkü benim için yedi kral cenk etse gerektir" der. Vefatında, hakikaten, yedi kralın askerleri gelip tabutu isterler. İlk önce Moskoflar Rusya''ya, Lehler Lehistan''ın Danıska iskelesine, Çehler ise Çeh diyarında Proniçe adlı şehire, İsveçliler İsveç''te Piyvance şehrine, Edirne kralı Babaeski''ye, Boğdan Kralı Babadağ''a, Dobruca Kralı Kelgra kayalığına defnederler. Sarı Saltuk, Bulgaristan''da tahta kılıç ile yedi başlı ejderi öldürdüğü için Kelgra Sultan (Yedibaşlı Ejder Sultan) diye anılmaktadır. Bunun için yedi krallıkta mezarı vardır. Ayrıca, o zaman İslam diyarı olan Anadolu''da İznik, Bor ve Yozgat''ta mezarı bulunmaktadır. Bosna, Arnavutluk gibi nice yerlerde makamları vardır. Sarı Saltuk, hristiyan diyarında, Anadolu''dan, Noel Baba''nın memleketinden geldiği için Esved Nikola diye bilinmekte, bütün hristiyanlar tarafında sevilmektedir. Bugünkü Noel Baba anlayışı, Sarı Saltuk''un Esved Nikola kimliğiyle Kuzey Avrupa ülkelerinde görülmesinden sonra, 15. yüzyılda doğmuştur.
Araştırmacılar, bugünkü Noel Baba''daki bir çok figürün, Sarı Saltuk''tan alınma olduğunu söylemektedirler. Sarı Saltuk''la ilgili daha geniş bilgi almak isteyenler, üç ciltlik Saltukname''ye Gelibolulu Ali Efendi''nin eserine ve Evliya Çelebi Seyahatnamesi''ne başvurabilirler. Sarı Saltuk gibi, bütün dinlerden insanların imdadına koşmuş, hristiyanların dahi efsanelerine konu olmuş bir alperenimiz, efsane cihan pehlivanımız varken Noel Baba''ların peşinde koşmak niye. Noel Baba''ya alternatif, Sarı Saltuklarımızı, Nasrettin Hocalarımızı, ve Dede Korkutlarımızı yaşatalım. İki dini bayramımızda bunların eliyle çocuklarımızın maddi ve manevi dünyalarını hediyelere boğalım.

