Kimse, izah edemiyor güreşteki korkunç Sidney bozgununu. Grekoromende dünya şampiyonluğuna ulaşmış dört şampiyon nasıl elenir? Hem de ilk turlarda... Elenen bir şampiyon olsa, "hastalandı, kazaya geldi, hakemler hakkını yedi..." gibi mazeretler bulunabilir, normal karşılanabilir. Ancak, dört şampiyonun, Ercan Yıldız, Şeref Eroğlu, Nazmi Avluca ve Hakkı Başar''ın hep birden, ilk turlarda, hiç bir varlık gösteremeden, mücadele etmeden elenmesini anlamak mümkün değil.
Serbestte de durum grekodan farklı değil. Serbestte, 1976''dan beri ilk defa olimpiyatlardan madalyasız döndük. Dünya şampiyonu Harun Doğan, Avrupa şampiyonları Yüksel Şanlı ve Aydın Polatçı ile dünya ikincisi Ahmet Doğu, hiçbir varlık gösteremeden eleme turlarından teslim bayrağını çekti.
Ben anlamadığım gibi, anlaması gereken Güreş Federasyonu Başkanı Ahmet Ayık ve antrönerler Salih Bora ile Fevzi Şeker de anlamamış. Hatta, güreşin dünyadaki bir numaralı ismi, güreş yazarı Ali Gümüş ağabeyimiz de anlayamamış. Acaba, hava değişiminin, Avustralya''ya erken gelmenin tesiri olabilir mi diyor. Eee, onlar anlamamışsa, bizim anlamamamız gayet normal. Federasyon başkanımız, bu güreşçilerden çil çil altınlar bekliyordu. Altını bırak, tenekeye bile yaklaşamadılar. Sekiz güreşçi de dünya şampiyonluklarına ve defalarca Avrupa şampiyonluklarına ulaşmış isimler. Hepsi de, olimpiyata iyi hazırlandıklarını ve iddialı olduklarını söylüyorlardı. Aylardır olimpiyat için çalışıyorlardı. Demek ki, hazırlık dönemi ve sağlıkla ilgili bir şikayetleri de yok. Sevgili okuyucular, bu sekiz güreşçinin birden, hiç bir varlık gösteremeden elenmeleri, o kadar akla, mantığa ters ki, insan izahta zorlanıyor. Biz yine de mantıki izah yapmaya çalışalım: Bir olimpiyatın gereği gibi çalışılmadı, hazırlık, rakiplere göre güreş taktiği yapılmadı, rakipler incelenmedi, iklim, saat farkları dikkate alınmadı. En önemlisi de günümüz güreşinde galibiyetin ve dolayısıyla madalyanın çok ufak farklarla, teknik, taktik üstünlüklerle alındığı unutuldu.
Kimse suçluyu dışarda aramasın. Birinci suçlu, teknik ve idari heyettir.
Fransa''ya finalde kaybeden İtalya Milli Takımı Teknök Direktörü Zoff istifa etti. Takımı finale taşıma başarısının arkasına sığınmadı. 5 Dünya Şampiyonu, bırakın altını, hiç olmazsa bronz madalya alamadan elenirse, durum, hangi mazaretle kurtarılabilir? Bu hastalığımız yeni değil. Seneler önce, şampiyonlarımızın saman alevi gibi birdenbire parlayıp söndüğünü, devamlılık, istikrar olmadığını yazarak, "Şampiyonlara ne oluyor?" diye yazmıştık. Daha sonra, Hamza Yerlikaya''yı istikrar örneği göstermiştik. Ancak son zamanlarda o da istikrardan uzaklaşmıştı. Sidney''de ikinci defa Olimpiyat Şampiyonluğu''na ulaşarak, güreşte, "Tek İstikrar Abidesi" olduğunu gösterdi.
Kısacası, bizim güreşimizde, istikrarsızlık hastalığı bulaşıcı. Bütün şampiyonlar, bu hastalığa yakalanıyor, ne yazık ki çoğu da istikrarsızlık hastalığından kurtulamıyor. Güreşçiler ve teknik heyetin, kendi başarısızlıklarından başka gösterecekleri bir mazaretleri yok.
Hırsız, suçüstü yakalanmış. Yumurtalar, paçalarından akıyormuş, civcivler de başlarını cepten dışarı çıkarmış. Mahkemeye çıkarmışlar. Hakim, ne diyeceksiniz, demiş. Hırsız, avukat istiyorum cevabını verince, hakim şaşırmış. Oğlum, yumurtalar paçandan akıyor, civcivler başlarını cebinden çıkarmış. Bu halde avukat ne diyecek, diye sorunca, hırsız büyük bir pişkinlikle, "Hakim bey, ben de bunu merak ediyorum. Bakalım beni nasıl savunacak" cevabını yapıştırmış. 5 Dünya Şampiyonu, bırakın altını, hiç olmazsa bronz madalya alamadan elenirse, durum, hangi mazeretle kurtarılabilir? Hiçbir idareci ve teknik heyet, şu veya bu güreşçinin hatası arkasına sığınarak, kendini haklı çıkarmasın.
Yapılacak iş, başarısızlık için günah keçisi aramadan, "Biz bu işi beceremedik. Bayrağı daha iyi yapacaklara teslim ediyoruz" diyerek istifadır.
Senenin 365 günü, inceleme, araştırma yapılsa hiç bir netice çıkmayacaktır. Şimdiki yetkililer baştayken yapılan soruşturmaların hepsi, yetkililerin başarısızlıklarına kılıf bulma çalışması olacaktır. Bu bozgundan sonra, sorumluların kendilerini nasıl savunacaklarını merak ediyorum. Bekleyelim, görelim. Bakarsın, minderi adam etmek yerine çareyi, yine yağlı güreşin yağına bulaşmakta bulurlar. Yağlının, mindere bağlanmaya çalışıldığı zaman, "Minderin derdi kendine yeter, bu kadar yükün üzerine bir de yağlı güreşi eklemeyin" demiştik, ancak dinletememiştik.
Zaman bizi haklı çıkardı, keşke çıkmasaydık.

