Kaydet
a- | +A

26 yaşında yağlı güreşe başlayıp 1990''dan beri 11 yılda, Kırkpınar''da, başpehlivanlık güreşlerinde, 11 defa final güreşi yapıp 9''unda şampiyonluğa ulaşan, birinde seyirciye kızıp da güreşi rakibine bırakan, diğerinde de, çırağının önünü açmak için iddialı hazırlanmayarak iki defa ikinci olan Ahmet Taşçı, kimdir?

Hakikaten, Aliço, Adalı Halil, Tekirdağlı Hüseyin gibi bir efsane mi, yoksa, bazılarının iddia ettiği gibi, grup, mafya, para desteğiyle bu başarılara ulaşan biri mi? Bu iddiaları, Taşçı''nın güreşlerini, başaltında birinci olduğu 1987 yılından beri çok yakından takip eden biri olarak cevaplamak istiyorum.

Taşçı''nın Kırkpınar''daki rakipleri başpehlivanların "Taşçı, pehlivanlık ve kuvvette hepimizden bir gömlek üstündür. Ahlâk ve karakteri hepimize örnektir" sözleri, bütün bu iddiaları toptan cevaplamaktadır. Evet, Taşçı, Allah vergisi bir pehlivanlık cevherine ve kuvvete sahiptir. Ama o, yalnız bunlarla kalmayıp, senenin 365 günü gecesini gündüzüne katarak çalışmaktadır. Taşçı''nın hepsinden fazla çalıştığını, yine rakibi olan başpehlivanlar, kabul etmektedir.

Tabii ki; bütün bunların yanında Karamürselliler''in büyük desteği unutulmamalıdır. Gelelim, şike ve para gücü ile maç satın almaya. Taşçı''nın buna ihtiyacı yok. Karakteri de böyle bir işe müsait değil. Peki Kırpınar''da, Kırkpınar geleneği ayaklar altına alınarak şikeli, anlaşmalı güreşler yapılamaz mı? Mutlaka yapılır, ancak, şikenin tesbiti son derece zordur. Orada güreşenler, bizim insanımızdır, bizdeki hastalıklar onların bir kısmında da vardır.

Gelelim, Taşçı''nın Karamürselliler grubunun desteğiyle başpehlivanlığa ulaştığı meselesine. Aynı gruptan, aynı bölgeden pehlivanlar, mutlaka birbirini destekler, ancak yalnızca bu, Kırkpınar''da başarılı olmak için yeterli değildir. Taşçı''nın 90 ve 91 şampiyonluklarında, Balıkesir, Samsun, Antalya bölgesinden kuvvetli gruplar varken, Karamürsel''den yalnızca ustası Kadir Birlik vardı. Yani, grubu falan yoktu. 91''de Cengiz Elbeye, başta güreşmeye başladı ve 10 yıldır devam eden Taşçı - Elbeye rekabeti doğdu. Taşçı ve Elbeye bu 10 yıllık rekabet içinde 3''ü finalde olmak üzere Kırkpınar''da 8 defa karşı karşıya geldi. 6 güreşi Taşçı kazanırken, 2''sini Elbeye aldı,Taşçı''nın bu 10 yıl içinde aldığı iki mağlubiyet de Elbeye''ye karşıydı. Taşçı, mağlubiyetlerinin birisinde seyirciye kızıp güreşi bırakmış, diğerindeyse, o sene çırağı Cino Mehmet''i şampiyon yapmak için ve hastalıkları sebebiyle fazlaca çalışmamıştı.

Demek ki, çalışan bir Taşçı''yı ortadan çıkaracak bir güreşçi yok, çalışmayan bir Taşçı''yı da ancak Cengiz Elbeye yenebilmektedir.

Bu seneki güreşlerde de, bu gerçek, bütün çıplaklığıyla ortaya çıktı. Taşçı, bu sene iyi çalışmıştı, Cengiz Elbeye''yi zorlanmadan ortadan çıkardı. Arkasından da kendisinden sonra en iddialı isimlerden Vedat Ergin''i yendi. Finalde de çırağı Mehmet Yılmaz''ı yenerek şampiyon oldu.

Herkes, bu güreş anlaşmalı, diyor. Şu iyi bilinsin ki, eğer Mehmet Yılmaz, ustası Taşçı''yı yenebileceğine inansa, ustam falan demeden bağırta bağırta yenerdi. O da ustasının Kırkpınar''da ciddi güreştikçe kendisinin şampiyon olamayacağını biliyor. Bu sene, ustasının güreşi kendisine bırakmasını istiyordu. Bırakmayınca da küstü, güreşler sonrası yalnız başına Edirne''den ayrıldı ve Karamürsel''deki törenlere de katılmadı.

Gruplar meselesine kaldığımız yerden devam edelim. 92''de Sebahattin Kangal da Karamürselliler arasına katıldı ve 3 kişi oldular. Ancak, Kangal, yağlı güreşlerde pek iddialı olamadı. Karamürselliler 3 kişiyken, diğer gruplar sayıca çok üstündüler.

94''de, Taşçı, finalde kızarak güreşi Elbeye''ye bıraktı. 94 yılında, Taşçı''nın çırağı Mehmet Yılmaz da başta güreşmeye başlamıştı. 95''te Antalyalılar 5, Karamürselliler 4 kişiydi. 96''da Antalyalılar 7, Karamürselliler yine 4 kişiydi. 97''de Antalyalılar 9''a yükselirken Karamürselliler 4''te kalmıştı. 98''de Ahmet Taşçı, finalde Cengiz Elbeye''ye yenildi. 99''da Antalyalılar 8, Karamürselliler 4 kişiydi. 2000''de ise Antalyalılar 10''a yükselmiş, Karamürselliler yine 4 kişiydi.

Eğer gruplar, başarı için yeterli olsaydı, Ahmet Taşçı''nın hiç şampiyon olamaması gerekirdi. Çünkü Karamürselliler, Kırkpınar''da her sene azınlık olmuşlar. Ancak, iş, sayıda değil, bilekte ve çok çalışmakta olduğundan, Ahmet Taşçı, 11 senede 11 defa finale çıktı. 1990, 1996 ve 2000 finalleriyse, Karamürselliler arasında yapıldı. Bunun yanında, grubu çok kuvvetli olanlarsa ancak iki defa şampiyon çıkarabildi. Bütün bunlar, başarının, grupta mı, yoksa çok çalışmakta mı olduğunu açıkça gösteriyor. Şunu, üzerine basa basa söylüyorum. Ahmet Taşçı çalışırsa 45 yaşına kadar kimse onu Kırkpınar''dan çıkaramaz. Ancak Taşçı küstürüldü, başarı mengene oldu, boğazını fazlaca sıkmaya başladı. En fazla bir sene daha güreşir, altın kemeri üçüncü defa alıp, Cumhuriyet dönemi rekorunu kırdıktan sonra güreşi bırakır.

O, bir efsanedir. Taşçı gibiler, ufak hesaplarla küstürülerek, yüzlerce yıllık Kırkpınar geleneğine ihanet edilmektedir. Böyle bir pehlivanın güreşmesi, Kırkpınar''ın tanıtımı, sevdirilmesi için çok büyük fırsat ve güreşe devam etmesi için yalvarmamız gerekirken, onu ermeydanından koparıyoruz.

Bunu yapmakla hiç de iyi yapmıyoruz, Kırkpınar''ın geleceği, Kırkpınar geleneği bakımından. Benden söylemesi...