Kaydet
a- | +A

İzinde, okuduğum gazete haberiyle vuruldum. Gazetede, "Kırkpınar''ın efsanevi şampiyonu Ahmet Taşçı''nın dopingli çıktığı, alınan idrar numunesinde yüksek dozajda marihuana bulunduğu" yazıyordu. Tam manasıyla şok olmuştum.

Tatilde olduğum için meselenin üzerine hemen gidemedim. İzin dönüşü ilk işim; bu konuyu araştırmak oldu. Taşçı ve pehlivan arkadaşlarıyla görüştüm.

Yıllardır, çayırlarda mücadele ettiği pehlivanlar, Taşçı''nın açıklanan şekilde, uyuşturucuyla karışık bir doping yaptığına kati surette inanmadıklarını, ortada anlayamadıkları bir durum olduğunu söylediler.

Taşçı da, kesin olarak dopingle ilgili birşey kullanmadığını, böyle bir şeye ihtiyacı olmadığını söyliyerek, "Doping sayılan bir maddeyi bu kadar yüksek bir dozajda kullanan, kendisinden şüphesi olan, tıpış tıpış kontrole gider mi? Beni lekelemek isteyenlerle hukuki yoldan mücadele edeceğim. İdrar numunelerinin uluslararası doping kontrol yönetmenliğine uyulmadan alındığı ve muhafaza edildiği ortaya çıktı. Hacettepe ve Atina''ya gönderilen idrar numuneleri bana ait değil.

Son derece sağlıksız yöntemlerle doping kontrolü yapıp, sonra bunu insanı ipe çekmeğe vesile yapmak, hangi vicdana sığar? Doping haberinin çıktığı gazetede, aynı gün, yetkili ağızların benim ipimin çekileceği sözlerinin çıkması nasıl izah edilecek? Özellikle de doping hadisesinin, benim Kırkpınar sırasında, yetkilileri yağlı güreşe karşı ilgisizlikle suçlayıp, yağlı güreşin ayrı bir federasyon olmasını istememden sonra ortaya çıkması son derece anlamlıdır" diyor. Kırkpınar''ın hemen sonrasında Güreş Federasyonu tarafından, 13 Temmuz''da yapılan Karaçulha Yağlı Güreşlerini organize eden Karaçulha Belediye Başkanlığı''na gönderilen yazıda, Ahmet Taşçı''nın cezalı olduğu ve güreştirilemiyeceği açıklanıyordu.

Daha doping tahlili sonuçları alınmadan neye dayanarak Ahmet Taşçı''nın güreşmesi yasaklanıyordu?

Taşçı, kendisine, yağlı güreşin ayrı bir federasyon olması için çalışmaması konusunda tehdit geldiğini iddia ediyor. 11 yıldır tanıdığım Taşçı''nın, doping yaptığına inanmıyorum. Buna ihtiyacı yok, karakteri de müsait değil. Peki, resmi açıklamalar neyi ifade ediyor? Laboratuvarların açıkladıkları doğrudur, ancak, buralara gönderilen idrar Taşçı''ya ait değildir, diyorum. Türkiye şartlarında idrarların karışması son derece kolay. Taşçı, alınan numunelerin uluslararası standartlarda muhafaz edilmediğini iddia ediyor. Doğru ile yanlışın, hukuk ile hukuksuzluğun, sahtekar ile doğrunun, zalim ile mazlumun adamakıllı karıştığı, birbirinden ayrılmaz hale geldiği Türkiye''de, idrar şişeleri de kolaylıkla karışabilir. Kimseyi, hiç bir kuruluşu itham etmiyorum. Ancak, dopingle suçlanan kişiye ve zamana, tesadüflerin bolluğuna dikkat çekiyorum.

Suçlanan kimse, yağlı güreşin ayrı bir federasyon olması için kavga veren ve bundan dolayı tehdit edildiğini söyleyen kimse. Suçlama zamanı ise, Taşçı, yağlı güreşle ilgili yetkilileri suçlayıp, ayrı bir federasyon istedikten hemen sonra. Aynı gün bir gazetede, hem Taşçı''yı suçlayan ifadeler hem de Taşçı''da doping bulunduğu haberi yer aldı. Daha sonra, dopingle ilgili her yeni haber de bu gazetede çıktı. Taşçı, ısrarla kontrole gönderilen idrarın kendisine ait olmadığını, bunun için mahkemeye müracaat ettiğini söylemesine rağmen, hukuki prosedürün işlemesi beklenmeyerek, Ceza Kurulu''na sevkedildi, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Taşçı''ya vermiş olduğu Olimpiyat Meşalesi ödülünü geri aldı.

Bu kadar tesadüfün üst üste gelmesi, biraz fazla tesadüf mü, diyorsunuz.

Öyleyse vurun Taşçı''ya. 11 sene zirveden tesadüfen inmemiştir veya dopingle, onu bunu satın alarak zirvede kalmıştır. Vurun Taşçı''ya, doping kullanmadım diyerek hukuki mücadeleyi başlatmış olsa da, mahkeme sürecinin sonunu beklemeden vurun. Hatta bütün Karamürselliler''e vurun. Bu kadar şampiyon, bu yöreden tesadüfen veya doping sayesinde çıkmıştır. İpini çekin Taşçı''nın. Ne kadar çirkin iş varsa Taşçı''ya yükleyin. Yükleyin ki, evlatlarımıza, "Oğlum, şu memlekette bileğinin, yüreğinin ve alınterinin hakkıyla bir yerlere gelen yok. Sen de üç kağıtçı ol. Enayi gibi gece gündüz çalışma. Avantadan geçinmenin yolunu bul" diyelim.