Kaydet
a- | +A

Bugün Babalar Günü. Dünyada o kadar çok baba çeşidi ortaya çıktı ki, biz zavallı aile babalarının ne adı kaldı, ne de sanı.. Babayım diye ortaya çıkmaktan korkar hale geldi insan.. Böyle olunca ne Babalar Günü''nün, ne de babalığın tadı tuzu pek kalmadı artık... Ayrıca başka gün yokmuş gibi, Öğrenci Seçme Sınavı''nı da (ÖSS) getirip bugüne koydular.. Zaten 15 milyon öğrenci tatile çıkmış. Her evde bu tatilin ve gelecek öğretim yılının sıkıntıları daha şimdiden yaşanmaya başlamış. Yani bir bu ÖSS eksikti. Onu da bugüne denk getirdiler. Söyleyin bakalım, bu vaziyette Babalar Günü''nü kutlamanın bir alemi, anlamı kalıyor mu? Ama olsun; adet yerini bulsun. Babalar Günümüz kutlu, mutluluklarımız (!) gerçek olsun inşallah..

Üniversite yolları taştan Bugün 1 milyon 414 bin 872 kişi, üniversiteye girebilmek için sınavda ter döküyor. Gençlere kolay gelsin diyorum. Ama ne girenler sevinsinler ne de elenenler üzülsünler. Çünkü ÖSS''nin yolları taştan, çıkarıyor herkesi baştan.. Dahası ehil olanın, kabiliyetin falan test edildiği bir mekanizma değil, bu ÖSS.. Sadece bir ''eleme'' olayı. Üstelik adaleti de yok.. Şansa kalmış bir şey.. ÖSS değil, sanki milli piyango. Size de çıksa ne olacak? Dolayısı ile elenseniz de, eleğin üzerinde kalsanız da, dünyanın SONU değil!.

Bir defa girip de diploma alsanız ne olacak? O diplomanın ne faydası var? Ayrıca 5 adaydan 4''ünün ortada kalacağı, ancak 1''inin de ''rastgele'' girebileceği bir üniversite tahsilinin, kime ne hayrı dokunabilir ki?..

Açıkçası YÖK''ün bu inanılmaz köhne sisteminde ''yok'' olmanın, sevinilecek nesi var? Dahası inanın; Türkiye''de üniversiteye girmek ile ÖSS''ye takılıp ortada kalmak arasında, aslında pek de fazla bir fark yok.. Girenler ne yapıyorlar sanki? 4 yıl sonra aynı işsizler kervanına katılmaktan, elinde işe yaramayan üniversite diploması ile avare avare dolaşmaktan çok mu memnunlar yani? Bunun için açıkça ifade ediyorum.. Tekrarlıyorum; inanın dünyanın sonu değil bu sınav.. Hayatta yapılabilecek çok daha iyi işler var..

İngilizce öğrenmek ve internete bağlanmak Evet, yapılabilecek daha iyi işler var! İngilizce öğrenmek, internete evden bağlanmak imkanına kavuşmak, yurtdışına tahsil için gitmenin yollarını aramak.. Kafasına koyanlar İngilizce''yi Türkiye''de, daha kolay ve ucuza öğrenebilirler; bunun yolunu, imkanlarını temin edebilirler.. Eve bir bilgisayar almak, sürekli internet bağlantısına sahip olmak, ''çok'' istenirse yapılabilecek en hayırlı kolay işlerden... İster çalışan olun, ister çalıştıran; kendi çocuklarınız için yılda 2-3 bin doları gözden çıkaramaz mısınız? Bu masrafı, bütçelerinize öncelikli olarak koyamaz mısınız? Bunu yapabilirseniz, İngilizce de öğrenilir; evler internetle dünyaya da bağlanabilir; gençler kendi arzuları istikametinde hayattaki beklentilerine kavuşmanın mutluluğunu da tadabilir.. Daha 1 milyon aboneye ulaşmamış internet kullanıcılığı yakışmıyor hiç Türkiye''ye.. Üstelik bunun önemli kısmı işyerlerinde.

Halbuki ülkemizde ilkokuldan üniversiteye 15 milyon öğrenci var. Bunları, evlerinden internete bağlayabilmek, ÖSS''den de, girilebilecek rastgele üniversite bölümlerinden de çok çok daha önemli..

Çünkü gençlerle gerçekten ilgilenmek demek, onları ömür törpülerinden kurtarmak, hayata altın bileziklerle kazandırmak demek..

Bu Babalar Günü''nde, bu durumu daha ciddi düşünelim mi? Yani kendi evladıma, ''nasıl İngilizce öğretirim'', ''bilgisayar alıp evden internete bağlatırım'' ve ''yurtdışına tahsile nasıl gönderirim (gönderebilir miyim değil)'' şeklinde, niyetlenmeye ve düşünmeye başlamaya var mısınız? Evet diyorsanız, bu niyet ve düşüncelerinizin, inanılmaz hayırlı sonuçlar vereceğine de şimdiden inanın. Ancak, baştan ''olmaz'' diye kestirip atmak yok! Pozitif düşünmek birinci şart. Sonra da imkanlar oluşturmaya koyulmak..

Yurtdışına gençleri tahsile gönderme meselesine gelince.. Bugün Türkiye''nin sadece ABD''de tahsilde 10 bin civarında öğrencisi var. Bu sayıyı 50 bine, 100 bine çıkarmak hiç de imkansız değil.. Bu konuda yapılabilecekleri yazmayı, ileriki haftalarda, nasipse sürdürürüz.

Ama unutmayalım: ÖSS''den elenmek de, eleğin üzerinde kalmak da dünyanın sonu değil. Hayat gerçekten güzel ve yapılabilecek daha pek çok şey var..