Deprem felaketinin yaralarını sarmayı, milletçe sürdürüyoruz. Ama dünya da dönüyor. Gün be gün, adım adım da olsa, normal hayata geçmek için çabalar harcıyoruz. Bu arada, dış politikada da çok hareketli günler başlıyor. İçinde bulunduğumuz Eylül ayında, yağmur gibi ziyaretler var. Ay sonunda Başbakan Ecevit ABD''yi ziyaret edecek. Ecevit Washington''da ''merakla'' bekleniyor. Amerikan yönetimi Ecevit''e, süper misafir muamelesi yapmak için seferber olmuş durumda. Karaoğlan ve acılı bir dönemden geçen Türkiye için en itibarlı konuk muamelesi hazırlıkları yapılıyor. Protokol kuralları bile değiştiriliyor. Resmi gezilerde misafire en çok 2 gece 3 gündüz tahsis edilen Beyaz Saray''ın hemen karşısındaki ünlü resmi konukevi Blair House, Ecevitler''e, Washington''da bulundukları 26-30 Eylül tarihlerinde tamamen ayrılmış durumda. Bu çok, ama çok önemli bir gösterge! Bir başka ayrıcalıklı durum da şu. Türkiye son yıllarda Beyaz Saray''da birçok kez ağırlandı. Ama bunlar, ''çalışma'' ziyaretleriydi. 40-45 dakikalık, bilemediniz 1 saatlik görüşmelerle tamamlanıyordu Beyaz Saray ziyaretleri... 28 Eylül''deki ziyaret hem ''resmi'' hem de Ecevit-Clinton görüşmesinden sonra Beyaz Saray''da iki lider öğle yemeği de yiyecekler. Beyaz Saray''a gelen Türk ziyaretçiler yıllardır bu yemekten mahrumdular. Ecevit ile bu hasret de bitiyor.
YAĞMUR GİBİ ZİYARETLER Türkiye bu pazar, önemli bir Amerikalı misafiri ağırlayacak. Kaç yıldır bir türlü Türkiye''ye gelemeyen ABD Dışişleri Bakanı bayan Albright nihayet, 5 saatliğine de olsa, pazar günü Türkiye''ye uğrayacak. Albright, İsmail Cem ile görüştükten sonra, deprem bölgesinde incelemelerde bulunacak. Daha sonra ise Uzak Doğu''ya, Vietnam''a hareket edecek. Albright''ın yıllardır yapılamayan bu ziyareti ile ABD yönetimi, deprem felaketinden sonra değerli müttefikinin ne kadar yanında olduğunu bir defa daha ifade etmiş olacak.
Öte yandan KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş Washington ve New York''ta görüşmelerde bulunmak üzere gelecek hafta ABD''ye geliyor. ABD Kıbrıs Koordinatörü Thomas Weston ise aynı tarihlerde Ada''ya gidiyor. Denktaş''ın gezisi de ilginç bir zamana rastlıyor ve programı da çok ilginç. KKTC Cumhurbaşkanı bir günlüğüne Washington''a geliyor. Ama yönetimden kimseyle konuşmuyor. CSIS isimli düşünce kuruluşunda görüşlerini açıklayacak ve ''ilgililerine'' mesajlarını yollayacak olan Denktaş, ABD ve Türk basın mensupları ile de biraraya gelecek. Denktaş 6 Eylül akşamı varacağı Washington''dan, 7 Eylül öğleden sonra New York''a geçecek. New York''ta BM Genel sekreteri Kofi Annan ile zorlu bir görüşme yapması beklenen KKTC Cumhurbaşkanı burada, 2 ayrı düşünce kuruluşunda da konuşacak.
SIRADAKİ DİĞER TEMASLAR Eylül ortasında 10 kişilik bir parlamenter heyetimiz San Francisco ve Washington''da temaslarda bulunacak. Öte yandan, 22-25 Eylül tarihlerinde IMF ve Dünya Bankası''nın yıllık olağan toplantısı Washington''da yapılacak.
Türkiye''den resmi ve özel bankalardan temsilciler ile ekonomiden sorumlu bakan ve bürokratlarımız Washington''a çıkarmaya hazırlanıyorlar. Bu arada Dışişleri Bakanı Cem de New York''ta BM Genel Kurulu''na katılacak. Ardından Ecevit''in Washington ve New York''taki temaslarına iştirak edecek. Kısacası Eylül ayı, ABD''de çok hareketli geçeceğe benziyor. Bu ziyaretler, ''ne getirecek, ne götürecek?'' Bunu şimdiden kestirmek zor. Ama iki hususu öncelikle belirtmekte yarar var: Birincisi Türkiye, asrın felaketi deprem sebebiyle bütün dünyada ve ABD''de, çok olumlu bir ''imaj'' ve ''hava'' yakaladı. Ülkemiz lehine duygu yüklü, sempatik bir ortam doğdu. Sokaktaki Amerikalı''dan en aleyhteki kirli emelli Rum-Yunan-Ermeni lobi temsilcilerine kadar geniş bir yelpazede, Türkiye''ye daha sempatik bakılmaya başlandı. Deprem felaketine uğrayanlara yardım için ABD yönetimi ve halkı, neredeyse seferber oldular. Türkiye''ye ayni ve nakdi yardımlar onlarca milyon doları aştı. Bunun ötesinde Başkan Clinton bizzat tam 3 kez, Amerikan halkını Türkiye''ye yardıma çağırdı. Washington, DC Belediye Başkanı Anthony A. Williams 29 Ağustos, New York Belediye Başkanı Rudolf Giuliani 19 Ağustos, Chicago Belediye Başkanı Richard Daley 20 Ağustos, Illinois Eyalet Valisi George H. Ryan 25 Ağustos, California Eyalet Valisi Gray Davis 30 Ağustos tarihlerinde Türkiye''ye başsağlığı dileyen, destek ifade eden ve depremzedelere yardım çağrısında bulunan birer açıklama yaptılar, mesajlar yayınladılar. California Eyalet Valisi''nin mesaj ve desteği çok anlamlı. Zira California, tabir caizse, Rum-Ermeni lobilerinin cirit attığı ve ülkemiz aleyhine her melanetin başlayıp geliştiği bir yer. ABD''nin bu en büyük eyaletinin valisinin tavrı, her türlü övgüye değer. Ayrıca California Eyalet Senatosu ve Meclisi de 30 Ağustosta, depreme ilişkin bir ortak tasarıyı kabul etti ve Türkiye''ye destek mesajı verdi. Bütün bunlar çok önemli gelişmeler. Türkiye''nin ABD''de, rahmetli Özal döneminde yakaladığı güzel imajın benzerini bulmaya başladığının olumlu göstergeleri. Ama bu hava ne kadar sürer? Bunu şimdiden kestirmek zor. Ancak insan, sevgili Yazıişleri Müdürümüz Nuh Albayrak''ın da işaret ettiği gibi, sormadan edemiyor: Bu itibara ve olumlu imaja kavuşmak için, Türkiye''de asrın felaketinin mi olması gerekiyordu? Onbinlerce insan öldükten, milyarlarca dolar zarar ziyan ortaya çıktıktan sonra mı, ''badem gözlü'' olmamız icap ederdi? Neyse, buna da şükür! Temennimiz, hep böyle gitmesi. Gerçekten dostluklar, samimi yaklaşımlar, acıları paylaşmalar; herkese ''insan'' olduğunu hatırlatıyor. Bunu unutmadığımız sürece, mesele kalmıyor. Dertler de sıkıntılar da bitiyor. En karmaşık problemler ve ihtilaflar bile çözüme kavuşuyor. Ecevit''in ABD''ye gelmesi öncesindeki manzaranın diğer bölümü ise şöyle: Kıbrıs''tan Irak''a, AB ile ilişkilerdeki gerginlikten Türk-Yunan ihtilaflarına, bölücü terörle mücadeleden insan haklarına ve demokrasisindeki eksikliklere, ekonomideki darboğazlara ve bir de buna eklenen deprem felaketine kadar bir yığın mesele var Türkiye''nin önünde... Bu konularda dış baskıların veya dostça (!) uyarıların bollaşacağı bir yeni dönem başlıyor.
Buna ne kadar hazır ve hazırlıklıyız? Zaman gösterecek.
Ecevit''in 28 Eylül''deki Beyaz Saray ziyareti, Türkiye için umuda yeni bir yolculuk mu yoksa daha zor günlere bir başlangıç mı?
Bekleyelim, görelim...

