Kaydet
a- | +A

Rahmetli Turgut Özal''ın büyük vizyonu ve gayretleriyle, ''stratejik müttefiklik'' anlayışına oturan ve son yıllarda mükemmel gelişen Türk-Amerikan ilişkileri, çok büyük bir ''darbe'' almaktan kılpayı kurtuldu. Rezil tasarı, Temsilciler Meclisi''nde son anda durmasaydı, vahim gelişmeler olacaktı. Ermeni lobisine inanılmaz biçimde angaje olan Temsilciler Meclisi''nin Cumhuriyetçi Parti''den başkanı Hastert yüzkarası tasarıyı, kendine yapılan büyük baskılar sonunda ''geri çekmek'' zorunda kaldı. Böylece Türk-Amerikan ilişkilerini dinamitleyecek vahim gelişmeler ''şimdilik'' önlenmiş oldu. Bunun böyle olmasını sağlayan en önemli etken, asker-sivil Türk-Amerikan ''ortak'' çabalarıdır. Hastert''ı geri adım atmaya zorlayan, bu etkili çabaları şöyle sıralamak mümkün: * Milli Güvenlik Kurulu''nun 29 Eylül tarihli toplantısıyla olaya ''Devlet'' olarak sahip çıkması ve karşı tedbirler alınacağını tam bir kararlılıkla, ''dosta-düşmana'' ilan etmesi. * Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu''nun, ABD gezisini iptal etmesi ve Türkiye''nin kararlılığını bir kere daha açıkça sergilemesi. * Pentagon''un, Genelkurmay Başkanı Shelton ile NATO komutanı Ralston dahil Amerikalı askerlerin Türk meslektaşlarından aldıkları mesajı etkili bir biçimde Kongre''ye yansıtmaları. * ABD''nin çiçeği burnunda Ankara Büyükelçisi Robert Pearson''ın, derhal Washington''a gelme ve Türkiye''nin tepkilerinin Amerikan çıkarlarına verebileceği zararı Kongre nezdinde açık biçimde anlatma basiretini göstermesi. Bu konuda eski Ankara büyükelçileri Marc Grossman ile Mark Parris''in de gerçek birer Türk dostu olarak olumlu katkıları. * Washington Büyükelçimiz Baki İlkin ve kendisine kilitlenmiş sefaretimizin olağanüstü gayretleri. Yılmadan, negatif yollara sapmadan, sorumsuzluk ve olumsuzluklara aldırmadan, fedakarca yürüttükleri güzel çalışma.

* Türkiye''nin resmi lobi şirketi Livinston-Solarz''ın tam profesyonelce yürüttüğü etkili çalışma. (Böylesine etkili bir lobi şirketini bulma ve kullanma becerisini gösteren Washington Büyükelçimiz Baki İlkin''in ve ekibinin ayrıca tebrik, takdir ve taltif edilmesi gerekir!) * Türkiye''deki Ermeni asıllı vatandaşlarımızın ve sağduyulu Patrik efendinin gösterdiği duyarlılık, Patrikhane''nin Temsilciler Meclisi''ne gönderdiği ''Bizi rahat bırakın! Tarihçiliğe soyunmayın. Acılarımızı sömürmeyin!'' mektubu. * Nihayet Başkan Clinton''ın ve Amerikan yönetiminin samimi çabaları. Olaya tam konsantre ve seferber olmaları. Bilhassa Başkan Clinton''ın ''gerçek bir dost'' olarak sergilediği etkili ve kararlı çalışma. Hele Hastert''a yazdığı sert uyarı mektubu ve bununla rezil tasarıyı son anda direkten döndürmesi, tarihe geçecek bir davranış. Perde arkasındaki isimli isimsiz diğer kahramanlar Bu çabaların dışında yürütülen büyük mücadelenin bir de isimli isimsiz başka kahramanları var.

En başta Türk halkının gösterdiği muhteşem birlik ve duyarlılık. Hele hele, Meclisi''nin olağanüstü toplanmaya lüzum göstermeyen bir ülkenin halkının böylesine duyarlı olabilmesi inanılmaz bir zenginlik ve gerçek güç! İçinde çatlak kalemleri bulunsa ve ajitasyoncuları olsa da, Türk medyasının olaya sahip çıkması, her türlü övgüye değer. Ve ABD''deki bir avuç soydaşımız ve Turkiye dostları.. Gerçekten ABD''deki Türk toplumu yıllar sonra ilk defa böylesine güzel bir dayanışma gösterdi. Tasarıya karşı elinden geldiğince birlik ve beraberlik içinde çalıştı.

Türk-Amerikan Dernekleri Asamblesi ATAA''ya, merkezi New York''taki Türk Dernekleri Federasyonu FTAA''ya, bir avuç idealistin oluşturduğu Turkish Forum''a ve fert fert gayret gösteren bütün soydaşlarımıza ''aman nazar değmesin!'' diyoruz. Çünkü daha yapılacak çok şeyler var. Ayrıca asıl mücadele şimdi başlıyor! Evet, ''Aman nazar değmesin!'' ve bu dayanışma sürsün. Birlik ve beraberliğimiz bozulmadan, çalışmaya devam.. Aman gevşenmesin! Unutulmasın; rezil tasarının son anda önlenmesi ile bu iş bitmedi. Hele hele bu olay, asla bir zafer olarak algılanmamalı. Zira ''tehdit'', hâlâ ortada duruyor.

Sözde soykırım masalını amaçları için bir araç olarak kullananlar ve geçmişteki acıları istismar ederek ''çıkar'' sağlayanlar, asla bundan vazgeçecek değiller. Bundan sonra neler yapılması gerektiğine de İnşallah, sonraki yazılarda devam ederiz. Hele şu kazanılan ''sadece 1-bir- raundun'' yorgunluğu ve kutlamaları bir geçsin bakalım...