Türkiye''nin İslam dünyası ile ekonomik ve finansal ilişkileri 23-26 Ekim arasında İstanbul''da yapılacak çeşitli toplantılarda ele alınacak ve yeniden değerlendirilecektir. Konu, Filistin ve Ortadoğu ülkelerindeki son gelişmeler ışığı altında Türkiye''nin bölgesel etkinliğini arttırma yönünden büyük önem taşımaktadır. Otuz yıl önce son haftalardaki olaylara benzer siyasi mücadeleler sonucu ortaya çıkan İslam Konferansı Teşkilatı, günümüzde 1 milyarı aşkın nüfusun yaşadığı 56 ülkeye hizmet veren bir kuruluş haline dönüşmüştür. İslam dünyasının Birleşmiş Milletleri sayılacak bu önemli taşkilatın 3 temel organı Türkiye''de çalışmalarını sürdürmektedir. İstanbul Merkezi, kültürel ilişkileri ve tarihi araştırmaları ele alırken; Ankara Merkezi, ekonomik ve sosyal araştırmalara ve eğitim programlarına eğilmektedir. Başkanlığını 1984''ten beri TC Cumhurbaşkanının üstlendiği Ekonomik ve Ticari Daimi Komitesi (İSEDAK), İslam dünyasında ayrı bir yere sahiptir. Her yıl Ekim ayı sonunda İslam Ülkeleri''ndeki Ekonomi ve Maliye bakanlarını bir araya getiren İstanbul Konferansı, gündemini bu yıl da ticari ilişkilerin arttırılmasına ayıracaktır.
Yeni imkânlar Rakamların analizi üzücüdür. 56 İslam ülkesinin dünya ticaretinden aldığı pay sadece % 7''dir. İslam ülkeleri dış ticaret hacimlerinin % 75''ini sanayileşmiş ülkelerle, % 15''ini gelişmekte olan ülkelerle ve sadece % 8''ini kendi aralarında gerçekleştirmektedir. Oranın böylesine düşük olmasının nedenlerinin başında İslam Ülkeleri''nin birbirine olan güvensizliği, pazarlama tekniklerini bilmemeleri, yeterli finansal kaynaklara sahip olamamaları ve Batı hayranlığı gelmektedir. İslam dünyasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesine büyük çaba gösteren İslam Kalkınma Bankası, kuruluşundan bu yana ticari kredilere ve proje yatırımlarına 22 milyar dolarlık kaynak ayırmıştır. Banka, Türkiye ile olan ilişkilerine büyük önem vermiş, proje alanında, başta Boğaziçi, ODTÜ olmak üzere birçok üniversitenin laboratuvarlarının güncel teknolojiye uyum sağlamasına yardımcı olmuş, altyapı yatırımları hususunda onlara destek vermiştir. Buna ilaveten petrol ithalatına da yardımcı olmuş, bu doğrultuda 1.5 milyar dolarlık kredi sağlamıştır. Türkiye, İslam Kalkınma Bankası''nın 7 büyük ortağından biri olmasına karşın özel sektöre özgü projelerin desteği hususunda yeterince atik davranamamıştır. Bu eksikliği gidermek amacıyla, ülkemizin önde gelen danışmanlık kuruluşlarından HABA INTERNATIONAL, İKB ile işbirliğine giderek, 26 Ekim Perşembe günü İstanbul Dedeman Hotel''de bir konferans düzenleyecektir. Toplantıya büyük önem veren Banka Başkanı Dr. Ahmad M. Ali''nin yanısıra Özel Sektörü Destekleme, Proje, Ticari Krediler ve İhracat Garanti Fonu yetkilileri de katılacaklar, uygulamadan örnekler vereceklerdir. Bunun yanısıra Banka''nın çalışmalarını yakından takip eden Korkut Özal, Ekrem Pakdemirli, Atalay Şahinoğlu, Servet Eyüpgiller gibi ülkemizin önde gelen uzmanları, tebliğleri değerlendirecekler, konuyu orta ölçekli işletmelerin finansal ihtiyaçları yönünden analiz edeceklerdir.
Türkiye ne yapmalı? Sahip olduğu insan kaynakları, dinamik müteşebbis güç, üretim kapasitesi, teknoloji kullanımındaki üstünlükler açısından İslam dünyasında özel bir yere sahip olan Türkiye''nin en önemli problemi dış finansal kaynaklardan yeterince yararlanamamasıdır. Özellikle orta ölçekli işletmelerin sorunlarını giderecek çalışmaların zamanında yapılamaması, problemin çok yönlü büyümsine sebep olmuştur. Bu açıdan İKB Konferansı, Türk müteşebbislerine dış kaynak sağlama yolunda önemli bir adım olarak kabul edilmelidir. Bundan sonraki aşamalarda yetkililerimizin, Avrupa ve Asya Kalkınma Bankaları''nın üst düzey sorumlularını ülkemize davet ederek, benzer çalışmalara girişmelerinin yararlı sonuçlar vereceğini belirtmek isteriz.

