Bazı tarihi olayları yeterince araştırıp değerlendirememenin sonucu atalarımızın öngörüşlü kararlarından ve başarılarından arzu edilen biçimde yararlanamıyoruz. Osmanlı''nın tarihe ışık tutacak ekonomik ve mali politikaların bir bölümünü Avrupalılar işlerine geldiği gibi yorumlamışlar, hatta gençlerin zihinlerini bulandıracak bir şekilde gerçekleri saptırmışlardır. Osmanlı ekonomi tarihinde özel bir yere sahip olan 1535 tarihli kapitülasyonlar yanlış anlamalara sebebiyet verecek tarihi olaylardan biridir. Konunun ayrıntıları Osmanlı''nın uluslararası ticarete verdiği önemi ve devletin güçlenmesini ön planda tuttuğunu kanıtlamaktadır. Keşifler nedeniyle önemini kaybeden Akdeniz ticaretine canlılık getirmeyi amaçlayan Kanuni Sultan Süleyman''ın aynı zamanda engin tecrübesiyle yeni haçlı seferlerini engelediğini görmekteyiz. Fransızlar''dan çok Türkler''e yararlı olacak bu antlaşma sonraki dönemlerde kendi beceriksizliğimiz sonucu aleyhimize işlemeye başlamış diğer batılı ülkelere de yeni avantajlar vermiş ve sanayimizin gelişmesine engel olacak faktörlerden biri haline dönüşmüştür.
Osmanlı''nın yönetim teknikleri Osmanlı genelde merkeziyetçi bir devlet sistemi uygulamış, bunu farklı coğrafi bölgelere ve koşullara göre değiştirmiş, yeni ilaveler yaparak başarılı uygulamalar sergilemiştir. Çeşitli dinlere, mezheplere, ırklara, kültürlere, sosyal ve ekonomik yapılara uygun bir sistemin oluşumu ise kolay olmamıştır. Başka bir deyimle Sırplar''dan Araplar''a, Romenler''den Afrika''nın yerlilerine kadar 100''lerce hatta 1000''lerce farklı boylardan kabilelerden oluşan toplulukları bir araya getiren onları 700 yıl aynı çatı altında toplayan devletin gücü dünyayı hayrete düşürmüştür. Osmanlı imparatorluğu yönetimdeki deneyimleri başarı sebepleri Amerika''nın, Avrupa''nın ve hatta Japonya''nın ünlü üniversiteleri tarafından bilimsel çalışma konusu olmuştur. Bir devletin genişleyip güçlenebilmesi için en etkin adımların eğitimden geçmesi gerektiğine inanan Osmanlı yetkilileri bu konuya özel bir hassasiyet göstermişlerdir. Devlet Başkanı adaylarından Vezirlere, Vezir-i Azam''lara, Kadı ve Müderrislerin atanmasını yapan Kazaskerler''den devletin mali işlerine bakan gelir giderlerini belirleyen, bütçelerini hazırlayan Defterdarlara, devlet topraklarını resmi kayıtlara geçiren yabancı ülkelere diplomatik mektupları yazan nişancılara, kara ordularının liderlerine, kaptan-ı deryalara kadar diğer önemli devlet adamlarının yetiştirilmesine büyük önem verilmiştir. Bu doğrultuda ettkili ve bilinçli devlet adamlarının eğitimi için enderun müessesesi 2. Murat tarafından kurulmuş Fatih Sultan Mehmet tarafından da geliştirilmiştir. Hicaz''da görev alması gereken kadılar ve din adamları tüm imparatorluğa örnek olabilecek kararlar alabilmesi için İstanbul''da özel eğitime tabi tutulmuşlardır.

