Türkiye, iç piyasalardaki sıkıntılarına karşın dış pazarlarda gittikçe artan bir saygınlığa kavuşuyor. Geçen hafta dünya sıralamasını şirket varlıkları yönünden ele alan Business Week, Gelişen Pazar Ekonomilerindeki lider konumunda bulunan 200 şirket arasına 12 Türk kuruluşunu yerleştirmişti. Bu hafta da sıralamayı büyüklük açısından değerlendiren ünlü Forbes Dergisi, 4 Türk şirketini dünyanın en güçlü 800 kuruluşu arasına koymuştur. Listede 451''inci olan Koç Grubu, 481''inci olan Sabancı, 611''inci olan Garanti ve daha alt sıralardaki TÜPRAŞ''ın kârının 5,5-3 milyar dolar arasında değiştiği ve bu rakamın gerçekten göz kamaştırıcı olduğunu açıklamıştır. Bundan 10 sene önce hayal dahi edemeyeceğimiz konuma gelmemizde şirketlerimizin hızlı büyüme trendine paralel olarak günümüzün koşullarına göre yapılanmaya önem vermelerinin ve yeni ekonomik kurallar doğrultusunda önemli adımlar atmalarının büyük rolü olmuştur.
Büyük şirketler ve Turkcell Geçen haftaki yazımızda birçok ülkede olduğu gibi Türkiye''de de iletişim firmalarının ön plana çıkacağını ve ülkemizi temsil eden kuruluşlar haline dönüşeceğini belirtmiştik. Nitekim 5 yıl gibi kısa bir sürede 17 milyar dolarlık piyasa değeri ile Batı ülkelerindeki birçok ünlü kuruluşu geride bırakan Turkcell''in başarısı gerçekten gurur vericidir. Yüz yılı aşkın bir süredir sanayi toplumlarının simgesi haline gelen birçok kuruluşun bugün Turkcell''in arkasında yer alması Türk iş dünyası açısından muhteşem bir tablo olarak kabul edilmelidir. Örneğin Turkcell, Olivetti, Haineken, Wolkswagen, Caterpillar, Renault, Volvo, Nippon Steel gibi dev firmaların üstüne çıkması, Peugeot, Ünisys, Henkel, Unicom, EMI gibi dev niteliki firmaların 2 misli değere sahip olması, British Airways, Banca Di Roma, Rolis Royce, Hilton, Pioneer, Pirelli, Northrop gibi ismi büyük kuruluşların 3 misli değer kazanması, Türkiye''nin dışa açılması yönünden fevkalade önemlidir. Bütün bunlara ilaveten New York borsasında yapılan müthiş gösteri 200 milyondan fazla insanın gelişmeleri televizyondan izlemesine vesile olmuş, iş dünyamızın potansiyellerini Batı ülkelerine tanıtma yönünden tarihi bir rol oynamıştır. Böylece Turkcell, dünyadaki birçok kuruluşun hayal dahi edemeyeceği bir konuma ulaşarak, uluslararası ekonomi basınının, medya guruplarının ilgi odağı haline dönüşmüştür.
New York, Londra, Frankfurt, Tokyo Turkcell''in başarısına yeni ilavelerde bulunabilmek için iletişim sektörüne ve bu konudaki rakiplerimizin stratejilerine daha fazla önem vermemiz gerekmektedir. Bu açıdan elde edilen olumlu sonuçlara yenilerini katabilmek, ismimizi finans merkezlerinde daha fazla duyurabilmek, yeni yatırımları ülkemize çekebilmek için iş dünyası temsilcilerinin kıskançlık hislerine kapılmadan başarılı şirketlere sahip çıkması gerekmektedir. Ayrıca hükümetler bu doğrultuda teşvik edici rol oynamalı, dünya pazarlarında ismimizi duyuran müesseseleri daha fazla ödüllendirmelidir. Ümidimiz bundan böyle New York borsasının ötesinde, Londra, Frankfurt, Tokyo borsalarına da yeni Türk firmalarının girişini sağlamak, Avrupa Birliği''ndeki konumumuzu güçlendirmektir.

