Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
İsrail saldırganlığının zemini ABD, Trump hedefte!
0:00 0:00
1x
a- | +A

Trump’ın geleceğini ABD-İran Savaşının ABD’ye maliyetinden çok İsrail’e faydası belirliyor. Teslimiyetçiliği güven vermeyen Trump’ın seçmenden sonra büyük umutlarla kurduğu kabinedeki kopmalar ve kovulmalarla etrafı boşalıyor. Trump’ın İran’la savaş politikasını başarısız bulanların oy oranı yüzde 67’ye; döneminin en yüksek seviyesine tırmandı.

İran’da rejim değişikliği beklentisinin aksine Tahran yönetiminin ayakta kalması ve küresel ölçekte yükselen petrol fiyatları ABD’yi az hasarla savaşı sonlandıracak bir çıkış planı aramaya itiyor.

Trump az hasarlı bir çıkış yolu ararken Arzımevut “vadedilmiş topraklar” hayalindeki İsrail, iş birliği yapmaya zorlandığı Lübnan'la görüşmeleri bile parça koparmak için malzeme yapıyor.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın Washington'da İsrail ile yapılan ikinci tur müzakerelerinden “ateşkes süresinin uzatılması ve İsrail'in ülkenin güneyindeki beldelerde sürdürdüğü işgal ve yıkımların durdurulması” beklentisi ham bir hayalden ibaret.

Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social'da yaptığı paylaşımda, iki ülke yetkililerinin Beyaz Saray'da Oval Ofis'te yaptıkları görüşmede süresi 26 Nisan'da dolacak ateşkesin üç hafta daha uzatılması kararı alındığını söyledi.

Ancak, ağırlığını Lübnan’a veren İsrail’in hedefi Hizbullah ile savaş maskesi altında “Büyük İsrail” envanterine katacağı Lübnan’dan sonra Suriye’den alan kapmaktır. Lübnan’ın güneyinde 55 köy ve beldeyi işgal eden ve yıkımlarına devam eden İsrail bölgeyle birlikte ABD’yi de çıkmaza sürükledi...

İsrail’in her saldırısında parça kopardığı Lübnan’daki işgali için gerekçesi Hizbullah. İsrail saldırılarında, coğrafyasından sürekli parça kaybeden Lübnan’da yaklaşık 2 bin 500 Lübnanlı öldürüldü, bir milyondan fazla kişi de yerinden edildi.

Her saldırısında bir parça koparan İsrail’in Dışişleri Bakanı Gideon Saar, müzakereler öncesinde "Lübnan hükûmetine sesleniyorum: Gelin, Hizbullah'ın topraklarınızda kurduğu terör devletine karşı birlikte hareket edelim" çağrısı yapıyor.

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, saldırıların finalini "operasyonun sonunda sınırdan yaklaşık 30 kilometre uzakta akan Litani Nehri'ne kadar Lübnan içinde bir güvenlik bölgesi oluşturulacak güvenlik kontrolünü sürdürmek…" olarak ilan etmişti.

ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi’nin eski direktörü Joe Kent’in açıklaması dikkat çekici. Joe’nun ABD Başkanı Trump’ın NATO’dan muhtemel ayrılma kararının, İran operasyonuna destek vermeyen üye ülkelerin bağlarından kurtulmak için olmayacağını “NATO'dan ayrılacağız ki Türkiye ile İsrail sonunda Suriye'de çatıştığında İsrail'in yanında yer alabilelim…” açıklaması İsrail’in yol haritasını ele veriyor.

İsrail, ABD’nin İran savaşındaki tıkanmasını kendi çıkarları için fırsata çevirirken Trump’a yüklediği hasar büyüyor. Savaşları bitireceğini iddia eden Trump’ın İsrail teslimiyetçiliği hem kişisel itibarına hem de ABD'nin küresel itibarına büyük zarar veriyor.

Tehlikeyi fark eden ve yayınladığı gönderide İsrail'e Lübnan konusunda sert bir uyarıda bulunan Başkan Trump "ABD ayrı olarak Lübnan ile çalışacak ve Hizbullah durumunu uygun bir şekilde ele alacaktır. İsrail artık Lübnan'ı bombalamayacak. ABD tarafından bunu yapmaları yasaklandı, Yeter artık…" diyor.

Kim inanır? Bu uyarıların sahada ciddiyeti ve karşılığı yoktur. Lübnan-İsrail görüşmeleri devam ederken İsrail askerleri El Ahbar muhabiri Lübnanlı gazeteci Emel Halil’i, kaçarak sığındığı evi bombalayarak öldürdü.

İsrail saldırganlığının zemini ABD’dir. Yıkımı da kurucusu eliyle olacaktır…

Hikmet Köksal'ın önceki yazıları