1.Cihan Harbi günlerinde erkekler askere alınır, cephelere yollanır. Fabrikalar atölyeler kadınlara kalır.
Buna paralel olarak Feminizm yükselir, “ne var yani biz de yaparız” iddiasıyla kamyon şoförlüğüne, şimendifer makinistliğine özenirler. Velev ki inşaat ameleliği, temizlik işi olsun, kendilerini dışarı atsınlar.
Artık yemek yapmak, çocuk bakmak, çamaşır yıkamak zül gelir onlara.
Hedeflerinde deri montları, meşin başlıkları, eldiven ve gözlükleri ile karizmatik görünen pilotlar vardır, sabırla tırmalar hava unsurlarına da sızarlar.
Lâkin kolay iş değildir, hem tayyareyi sevk ve idare edecek, hem rüzgâra göğüs gerecek, hem de ateş açacaktır düşmanına.
AMELIA
Havacı kadınların en ünlüsü: Amerikalı Amelia Earhart!
Kansas’ta doğan Amelia sıra dışı bir kızdır, arabasının tamirini başkasına bırakmaz. Harp yıllarında hemşirelik yapar, basket oynar. Columbia Üniversitesi’ndeyken uçma sevdasına kapılır, gider mektebinde okur, bröveyi takar (1921).
Ailesi zengindir tayyare alabilecek imkânları vardır ve alırlar. Başlar inip kalkmaya takla atmaya. İlerleyen günlerde Siyonist reklamcı Edward Bernays onu Lucky Strike sigaralarının marka yüzü yapar. Maceralarını kitaplaştırır, çok, hatta yok satar. Kanada Britanya arasında uçarken Atlas Okyanusunu Lucky içe içe katettiğini yazar. Genç kızların pilotluğa heveslenmesinin sebebi müsebbibi odur, sigara kullanmalarının da. Bunca akciğer hastalığı... Vebali boynuna.
1937 yılında harita ve navigasyon uzmanı Fred Noonan’la birlikte çıktıkları dünya turunda Pasifik’te kaybolurlar. Halbuki ABD donanması ikmal yapacakları Howland adası civarında beklemektedir, sürekli sinyal yollar, işaret fişeği atar.
Malum kabin dar, yakıt yüksek oktan. Ne dersiniz sigara yakmış olabilir mi acaba?
RAYMOND
Efendiiim ilk kadın pilot Raymond de Laroche adlı renkli bir Frenktir. Parisli bir tesisatçının kızıdır, gözü yükseklerdedir. Hususi derslerle lisans sahibi olur (1910) ve gösteri uçuşları yapar. Rusya’daki şov da Çar’ın ödü kopar “barones” ünvanı bağışlar ona.
LİDYA
Lydia Vladimirovna Litvyak kısaca “Lilya” uçmaya 15 yaşında başlar, yaptığı akrobatik hareketler yüzünden çok azarlansa da devam eder dalıp çıkmaya. Bilahare Kalinin Hava Kulübü’nde uçuş hocası olur, Kızıl Orduya 45 pilot yetiştirir kısa zamanda.
Bayanların vazifeleri nispeten hafiftir, harita keşif, arama, tarama. Ama o kendi arzusu ile risk alır tayin ister avcı filosuna. Havada 66 çatışmaya girer, 13 hasmını yollar aşağıya.
Batılılar bunu abartılı bulur, Sovyet propagandasına bağlarlar. Onlara göre 4 solo zafer kazanmıştır, grup halinde ise iki vukuatı vardır taş çatlasa. Bir de gözetleme balonu imha etmiştir ayrıca.
Yine de büyük başarı çünkü karşısındakiler Junkers Ju 88, Messerschmitt Bf 109 G gibi modern savaş makinalarıdır, Sovyet YAK’larından iki tık yukarıda.
13 Eylül 1942... Luftwaffe pilotlarından Erwin Meier hiç ummadığı bir saldırıya uğrar motor isabet alınca paraşütle atlar. Yakalanır esir edilir ve “beni vuran pilot kimdi” diye sorar. Ufak tefek bir kız çıkarırlar. “Yok canım” der “alay ediyorsunuz galiba?”
Lidya çarpışmanın detaylarını anlatınca diyecek sözü kalmaz.
Alay komutanı olan Boris Yeremin’e göre Lidya “saldırgan” ve “gözü karadır” numune gösterilir arkadaşlarına. İşte Kursk Muharebesine o gazla çıkar, bir Alman uçuş koluna dalar, sağ çıkamaz bu defa. Henüz 21 yaşındadır daha.
Lidya ölümüne vuruşsa da kızıl rejim, babası demiryolcu Vladimir Leontievich Litvyak’ı halk düşmanı iddiasıyla tutuklar, haber alınamaz bir daha.
Tuhaf bir sadakat! Aşık mı ne cellâdına!
BELKIS ŞEVKET
Şimdi gelelim yerli millî isimlere:
Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-u Nisvan Cemiyeti kurucu azası Belkıs Şevket, tayyare alımına destek için Fethi Bey’in kullandığı pervaneli ile Yeşilköy’den kalkar ve bastırdığı bir sepet kartı savurur vatandaşa (1913).
Hepsi bu ama listenin başında.
Kolay değil o kağıtları kahramanca avuçlamış ve büyük bir cesaretle atmıştır aşağıya.
Bu hamiyetperver Türk kadınının uçuşu 15 dakika sürse de “ilk” olarak geçer kayıtlara.
BEDRİYE
Peki ilk kadın pilotumuz kimdir?
Hayır Sabiha Gökçen değil, Bedriye Gökmen. Kendisi aslen katibedir. Kadıköy, Kızıltoprak Bucak Müdürlüğünün yanı başında açılan Vecihi Sivil Tayyare Okuluna (VSTO) kayıt olur (1932). Hali vakti yerindedir, ayda bin lira verebilir kursa. Mesaisinden arta kalan zamanlarda derse koşar ve eli lövye tutar 2 yıl sonra.
İffet Halim ile yaptığı mülakatta duygularını şöyle açıklar: “Uçmaya merâkım çok eskidir. Çocukluğumdan beri, kuşların kanat çırpışlarını seyrederim hayranlıkla. Bir tayyareci, yalnız havada değil, vapurda, tramvayda, otomobilde, yürürken hatta rüyalarında uçar. Bindiğim her vesait-i nakliyeyi tayyare farz eder, kumanda ederim adeta. Bu öyle tatlı ve cazip bir histir ki mesleğe intisap eden ayrılamaz bir daha.”
Bakın şu aksiliğe ki cem’an 19 saat 14 dakika uçmasına rağmen bröve alamaz.
SABİHA
Adı İstanbul Anadolu yakasındaki Sivil Hava alanında yaşatılan Sabiha Gökçen ise THK Türkkuşu kurslarında başlar, Eskişehir Uçuş Okulu’nda askeri tayyareleri kullanma imkanı yakalar. 1937 Dersim bombardımanına katılır, Halit Kıvanç’a verdiği röportajda (1956) “Canlı ne görürseniz ateş edin emri almıştık. Asilerin keçilerini dahi vuruyorduk” şeklinde konuşmaktan kaçınmaz.
Oğlak vurmak da ne ya?
Vicdansız Sabuha!
YILDIZ
Yıldız Eruçman ilk paraşütçü kadın olarak Eylül 1935’te bir Rus R-5 uçağından atlar. Cumhuriyet’in 13’üncü yıldönümünde gökten indirdiği buketi Reis-i Cumhura sunar.
ERİBE
Ertesi sene çiçek sunma sırası Vecihi Beyin yeğeni Eribe Kartal Hürkuş’tadır. Merasim günü Ankara Hipodromuna atlar, paraşütünü açamaz, 600 metreden düşer, paramparça! Henüz 18 yaşındadır daha.
EDİBE
1937 Adana gezisinde M. Kemal ile tanışan Edibe Subaşı, savaş pilotlarımızdan ders alır, Hollanda ve ABD’ye yollanır. Eğitim uçuşunda vücudunun büyük bir kısmı yanar, iki yıl yatar, uçuşa veda.
MADELET
Madelet Garabbe amatör paraşütçüdür. THK himayesinde ve İnönü kampında işi kapar. Kadınların orduya alınması için MSB’na dilekçe yazar. Kabul edilir, Hava Harp Okuluna.
LEMAN
Leman Bozkurt Altınçekiç Türkkuşu İnönü Tesisleri’nde planör eğitimi alır, bilahare öğretmenlik yapar. 1955’de Harp Okulu’na girer, mezun olur, Albay rütbesiyle tekaüde ayrılır yaşı dolunca.
ERKEKLER FARK ATAR
Cihan Harbinde pilotlara çok iş düşer, gözü keskin, refleksi iyi olan hasmını harcar
Pilotların dosyaları nettir, kaç hava muharebesine katıldılar ve kaçını kazandılar? Uçağı sağ salim mi indirdiler, yoksa kaza kırım mı yaşadılar?
Yukarıda ki bilgiler ışığında sıralamaya alınırlar.
ERİCH
Alman Erich Alfred Hartmann tam 352 tayyare düşürür (resmî rakam) ki bu sayı orta ölçekli bir Avrupa ülkesinin hava kuvvetlerine denktir ortalama.
Erich “Sizce en iyi pilot kim” diye sorulduğunda “kesinlikle ben değilim” der, Kızıl Baron lâkaplı Manfred von Richthofen’e olan hayranlığını saklamaz.
BARON
Kızıl Baron Fransızların taktığı isimle Diable Rouge (Kızıl Şeytan) soylu bir aileden gelir ve uçağını (Fokker Dr.I) kırmızıya boyar.
Tuhaf bir pilottur, düello yapar gibi savaşır, hiçbir uçağı arkadan vurmaz, bu yüzden düşmanları da saygı duyar, cesedini askeri merasimle kaldırırlar (21 Nisan 1918- Fransa).
HANS
Der Stern von Afrika (Afrika Yıldızı) lâkaplı Hans Marseille ise 382 çatışmaya katılır ve 154 müttefik uçağı düşürerek ün yapar. Karşısındakiler Rus tayyareleri değil P-40, Hurrican, Spitfire gibi gözde İngiliz canavarlarıdır. 4 tane de ağır bombardıman uçağı avlar bu arada.
17 Haziran 1942’de 7 dakikada 6 İngiliz uçağı, 15 Eylül 1942’de 11 dakikada 7 Avustralya uçağı düşürür ki her birine harcadığı mermi sayısı sadece 10- 15 civarında. Kurşunları kokpit ve motor üzerine sıralar, çivi gibi çakar âdeta.
Hans kıvrak manevralar yaparken nişan alabilen müstesna bir pilottur, eğer Rus cephesinde vuruşsa rekor kırabilirdi açık ara.
VE DİĞERLERİ
Alman pilotlarından Gerhard Barkhom 301, Günther Rall 275, Otto Kittel ise 267 rakip avlar.
Listeye bakıyoruz, çok sayıda uçak düşüren pilotlardan ilk 108’i Alman. Sonra bir Finlandiyalı ve bir Japon görüyoruz, ardından yine Alman, Alman, Alman...
SSCB ise İvan Kojedub ile 112’nci sırada yer bulabilir anca. Ki o da önemli bir pilottur, zayıf Rus uçaklarıyla 62 hava zaferi kazanmak küçümsenemez asla.
Kadınlar mı? Yazdık ya en rekortmeni Lidya, sadece 4 hasmını indirir aşağıya.
GÖNLÜMÜZÜN PİLOTU
Gelin Kıbrıs’ta uçaksavar isabeti alıp düşen, paraşütle atlayan, Rumlar tarafından kuşatılan, asla teslim olmayan, önce tabancası, sonra yumruklarıyla vuruşan ve kaldırıldığı hastanede işkenceye uğrayıp şehadet şerbetini yudumlayan Yüzbaşı Cengiz Topel’i de (29) unutmayalım. Fatiha borcumuz var ona...

