Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Kendi düşen ağlamaz…
0:00 0:00
1x
a- | +A

Mesele Türkiye’nin en eski partisi olunca (“Kurucu Parti” hamaseti bir tarafa kalsın…) gündemi sürekli meşgul ediyor. Öyle ya, ana muhalefet partisinin bölünme tehlikesi söz konusu!.. Bu noktaya nasıl gelindi?

Cumhuriyet Halk Partisini bugünkü buhranlı durumuna hangi sebepler getirdi? 103 yıllık maziye sahip bu parti kimlerin “İSTİKBAL” hedeflerine alet edildi? Ne pahasına, daha doğrusu neyin karşılığında, hangi örtülü ödeneklerin bol bol tahsis edilmesiyle ülkenin en eski partisi birileri için ikbal vesilesine dönüştürüldü? Temel soru budur. Ama bazıları ısrarla ve inatla bu hususun üzerini örtmek için başka hikâyeler anlatıyor. Neymiş efendim, bütün bu soruşturmalar, kovuşturmalar ve davalar tümüyle siyasi imiş… Yargı eliyle siyaset yelpazesinin, ana muhalefet konumunda bulunan partiye yapılan düpedüz operasyonlarmış… Birileri bu şekilde kendisini ikna etmeye çalışabilir veya gerçekleri örtbas etme noktasında beyhude çabalayabilir. İşin esası başka hem de çok başka! Ve bu işin şakası yok. Sadece Antalya ve Uşak eski belediye başkanları Muhittin Böcek ile Özkan Yalım’ın ifade ve itirafları, tek başına dehşetli olaylardır. Ve “BABA OCAĞINI KURTARMA” sevdasındaki Özgür Özel’in ikbalini ve muhtemel İSTİKBALİNİ karartabilecek kadar da önemli olabilir. Olabilir ifadesini, henüz iddia safhasında olan açıklamalar olduğu için kullandık. Siyasi kulislerde Özel ve ekibinin yeni bir parti kurma hazırlığında olduğu ve şayet kurulursa isminin İstikbal olacağı konuşuluyor. Hatta Özel’in bizatihi kendisi, (felaket günü hazırlığı) mesabesinde yeni partinin hazır olduğunu dile getirdi. Hatta ve hatta, seçimlere katılmaya müsait, hazırdaki bir partinin de icabında kullanılabileceği intibaını veren sözler de söyledi. Bu laflar CHP’de sanki köprülerin çoktan atıldığını işaret ediyor. CHP’den en son Muharrem İnce, Memleket Partisi ile kopmuştu. Ama dışarıda tutunamayıp tekrar döndü vs.

CHP’de ana gövdeden kopan parçaların hemen tamamı ufalarak bir süre sonra ortadan kayboldu. 1967 senesinde Turhan Feyzioğlu ve Ferit Melen gibi önemli isimlerin başını çektiği 47 kişilik senatör ve milletvekili grubu, Güven Partisi'ni kurmuştu. Yapılan seçimde sadece yüzde 6,6’lık bir oy alabilmişti… Sonra bu parti isim değiştirdi ve ilerleyen zamanda da tarihe karıştı… 1980 Darbesinde siyasi partiler kapatıldığı için, CHP’nin yerini SHP almaya çalıştı. Bu zeminde epeyce rekabet de olmadı değil. Erdal İnönü, Deniz Baykal… Daha sonra Murat Karayalçın bir teşebbüste bulundu. Velhasıl CHP yeniden kurulunca, diğerleri geride kaldı ve sonra da sahneden çekildi. Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu, CHP içindeki mücadeleyi kazanamazlarsa ki, bu çok zor görünüyor. Hatta şimdiden mücadeleyi kaybettiklerini gördükleri için yeni partinin kurulmasını da tartıştıkları değerlendiriliyor. Ama CHP tabanını belli bir noktaya kadar ajite etmek için parti içindeki direnişi devam ettiriyorlar… Yani “BABA OCAĞINI” terk emek zorunda bırakıldıklarını etkili biçimde anlatmak istiyorlar. Yağan yağmurlarda bunun için ıslanıyorlar… Lakin ıslak gömlekle görüntü vermek veya TOMA aracının üzerinde fotoğraf çektirmek, sokak eylemleri için bir yöntem olabilir. Fakat etkili siyaset ve mücadele için yeterli değil şüphesiz. Bunun için başka meziyetler de lazım… Öncelikle şu sorunun cevabını zihinlere kazımak gerekiyor; Beklenen liderlik kapasitesi var mı yok mu?

Özgür özel hâlâ daha kendi görüşünden ziyade Silivri Cezaevindeki Ekrem İmamoğlu’nun yönlendirmeleriyle hareket ediyorsa, bu işin sonunu getiremez… Özel’in bu safhada yapacağı iki şey var. Birincisi liderlik kapasitesini ortaya koymak. Yani bağımsız hareket ettiğini ispat etmek. İkincisi de aleyhinde uç veren akçalı işler konusunda, kamuoyu önünde inandırıcı açıklama yapmak. Zira gelinen noktada bu husus en kritik eşik… Bahse konu iddia ve ithamlar Özel’in başını fena hâlde ağrıtacak cinsten!.. Muhittin Böcek ek ifadesinde, Özgür Özel’in talimatıyla sırasıyla; bir milyon avroyu oğlu vasıtasıyla Parti Genel Merkezine gönderdiğini, dokuz yüz elli bin avroyu bizzat Manisa eski Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’e teslim ettiğini, ayrıca 200 bin dolar ve 15 milyon TL verdiğini tekraren itiraf ediyor. Bununla ilgili HTS kayıtları ve yer zaman-mekân tespitleri gayet açık ve net olarak ortaya konuluyor. Hepsi de ifadelerle örtüşüyor. Bu hususta Özel hakkında fezleke hazırlanması için dosya Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. Aynı şekilde Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, Özgür Özel’in yakını olan kişiye bir milyon TL verdiğini, iki yüz bin lirayı da yine kendisinin isteği üzerine, Manisa’daki evinin duvarının üstüne bıraktığını mükerrer olarak belirtiyor. Özkan Yalım, Özel için çok çalıştığını, 700 delege ile temasa geçtiğini iddia ediyor. 115 delegeden Özel’i destekleyeceğine dair yazılı belge aldığını belirtiyor… Daha başka itirafçı ortaya çıkıp yeni ifşaatta bulunur mu? Şayet bulunursa ne olur? Halen kapalı kapılar arkasında yapıldığı söylenen görüşmelerde Kılıçdaroğlu ile Özel’in uzlaşması mümkün mü? “HESAP SORACAĞIM…” diye keskin konuşan Kılıçdaroğlu, bir zamanlar kendisi için gözyaşı döken Özel’in aynı sırada elektronik ortamda yapılan gizli toplantılara katılmış olmasını görmezden gelecek midir? Çok zor!.. çok çok zor. CHP’de hesaplaşma kati görünüyor. Hâlihazırda vekil sayısı itibarıyla Özel eli kuvvetli gibi görünüyorsa da, Kemal Kılıçdaroğlu’nu yeniden başa getiren Mutlak Butlan ve ilgili tedbir kararı çok büyük yetkileri veriyor. Kemal Bey hesap sormak için bunları sonuna kadar kullanmaktan kaçınmayacaktır. Sadece Böcek ve Yalım’ın verdiğini söylediği meblağ şayet gerçekten verilmişse, bunun hesabı zor verilir! Ne diyelim; kendi düşen ağlamaz...

İsmail Kapan'ın önceki yazıları...