23 Eylül 2000 günü Yugoslavya''da yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra gelişen olaylar, Diktatör Slobodan Miloşeviç''in, 13 yıl süren "Keyfi" ve "Kanlı" iktidarının bitmesi ile sonuçlanmış bulunuyor. Miloşeviç''in "Büyük Sırbistan" hayali ile yaptığı savaşların ve katliamın birçok insanın hayatına, sakatlanmasına, tecavüze uğramasına ve yurtlarından koparılmasına yol açtığını ve bu nedenle Miloşeviç''in "Balkanların Kasabı" olarak nitelendirilip, La Haye''deki Birleşmiş Milletler Savaş Suçluları Mahkemesi tarafından mahkum edilmiş bir "Kanun Kaçağı" olduğunu biliyoruz.
Miloşeviç''in sonunun başlangıcı, 24 Eylül 2000 günkü Devlet Başkanlığı seçimlerinde, 18 Muhalefet Partisi''nin ortak Başkan adayı olan 56 yaşındaki hukuk profesörü Vojislav Kostunica karşısında, bütün sahtekârlık ve yolsuzluklara rağmen, daha az oy alması ile ilk işaretini vermiş, Kostunica ve tarafsız gözlemciler, Kostunica''nın ilk turda % 54 oy alarak seçimleri kazandığını iddia ederken, Miloşeviç''in adamlarından oluşan Seçim Komisyonu Kostunica''nın birinci turda %49, Miloşeviç''in ise %39 oy aldığını ilan ederek, Miloşeviç''e ikinci turda yakasını kurtarmak fırsatını vermek isteyince, Kostunica''nın taraftarları sokaklara dökülerek Parlamento binası ile TV binasını ateşe vermiş yüzbinlerce kişi Belgrad sokaklarında "Slobodan Sırbistan''ı kurtarmak için kendini öldürür" diye bağırmıştır.
Doğrusu istenirse, bardağı taşıran ve yüzbinleri sokağa döken ve protesto hareketini bir "Halk Ayaklanması''na dönüştüren son damla, seçimi kaybettiği halde koltuğuna yapışan Miloşeviç''in seçim sonuçlarını Anayasa Mahkemesine iptal ettirmesi olmuştur.
Ayaklanan halkın RTS''yi yani Sırbistan''ın resmi radyo-TV kuruluşunu ele geçirirken, bazı polis memurları ile askerlerin, resmi üniformaları ile göstericiler arasına katıldığı gözlerden kaçmamış, daha
önce halkın şiddete başvurması halinde müdahale edeceğini bildiren Yugoslav Ordusu da, kışlasında kalacağını ve ayaklanmaya müdahale etmeyeceğini açıklamıştır.
Bu gelişmeler karşısında, daha önce Anayasa''ya göre Temmuz 2001''e kadar Devlet Başkanı olduğunu ilan eden
Miloşeviç görevinden istifa etmiş, eski kararından dönen Anayasa Mahkemesi Vojislav Kostunica''nın Devlet Başkanlığını resmen onaylar ve ordu da yeni Devlet Başkanı''na bağlılığını ilan ederken Yugoslavya''da "Miloşeviç Dönemi" resmen sona ermiştir. Ilımlı bir Sırp Milliyetçisi olan Vojislav Kostunica başkanlığındaki yeni yönetimin yeniden açılan, AB ve Demokrasi yolunda ilerlemesi için, Yugoslavya Halklarına "Etnik Düşmanlık" yapmaması ve bundan da önemlisi, Balkan kasabı Miloşeviç''i savaş suçlusu olarak yargılanmak üzere La Haye Mahkemesi''ne teslim etmesi gerektiğine inanıyorum.

