Kaydet
a- | +A

10 Haziran 2000 günü, kalp krizinden ölen kalp hastası Hafız Esad''dan sonra "Suriye değişebilir mi?" sorusu gündemin birinci maddesini oluşturmaktadır. Bilindiği üzere General Hafız Esad 1970''te darbe ile iktidara gelerek Suriye''nin yıllar süren siyasal istikrarsızlığına son vermiş ve fakat bu işin bedeli, 30 yıldan beri süren ve korku ile ülke nüfusunun ancak % 16''sını oluşturan Nusayrî egemenliğine dayalı bir "Diktatörlük Rejimi" olmuştur.

Arap dünyasına özgü bir sistem olan "Hanedan Cumhuriyeti" modelinin bir sonucu olarak babasının yerini alan oğlu Beşar Esad''ın ülkesinde tutunup tutunamayacağı ve Suriye''nin ihtiyacı olan "Politik" ve "Ekonomik" reformları ve İsrail ile barışı gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği merak konusudur. Hafız Esad''ın varisi olan büyük oğlu Basil''in 1994''te trafik kazasında ölmesinden sonra, Londra''da yaptığı göz hekimliği eğitimini yarım bırakarak ülkesine dönen ve özel bir eğitime tâbi tutulan küçük oğlu Beşar, terbiyesi, alçak gönüllülüğü, açık fikirliliği ve reformculuğu ile takdir ve sempati kazanmış, son yıllarda Suriye''nin çağdışı ve "Devletçilik Çıkmazı"na saplanan ekonomisini modernleştirmek için, uzun yıllar "Polis Rejimi" tarafından engellenen cep telefonlarını ve interneti ülkesine sokmayı başarmıştır.

Suriye''nin genç yeni Devlet Başkanı Beşar Esad''ın bu açık fikirliliğini iç ve dış politika alanına da taşıyıp taşıyamayacağı şimdilik belirsiz ve şüphelidir. Her ne kadar genç Esad''ı Genelkurmay Başkanı Ali Aslan ve Savunma Bakanı Mustafa Tlas gibi "Baba Dostları" destekler görünüyorlarsa da, Suriye politikasında "Garantiler" yoktur. Nitekim Hafız Esad''ın iktidarı, 20 yıllık silah arkadaşı Salah Cedid''den kaptığını, şimdi sürgünde bulunan Hafız Esad''ın kardeşi Rıfat Esad''ın 1983''te ağabeyi

çok ağır bir kalp krizi geçirirken, bir darbe ile iktidarı ele geçirmeye kalkıştığını hatırlıyoruz. Kanaatimize göre Beşar Esad''ın önünde biri zor, diğeri kolay iki seçenek vardır. Kolay yol babasının kaba güce dayanan modelini sürdürmek, zor yol ise ekonomide ve politikada kademeli bir liberalleşmeyi başlatmaktır. Arap entellektüel hayatının bir zamanlar öncüsü olan komşumuz Suriye ve halkının demokrasi talep ve ihtiyacı en az bilgisayar talebi kadar yükseklerde seyretmektedir. Beşar Esad''ın elde edeceği başarı Fas ve Ürdün''de otokratlardan iktidarı alan genç yöneticilere ve iktidarlarını oğullarına devretmeyi planlayan Mısır ve Irak gibi diğer Arap ülkelerine de ümit ve cesaret veren bir örnek oluşturacaktır.

Not: Son medya haberlerinden Beşar Esad''ın Suriye Parlamentosu tarafından Devlet Başkanlığı''na aday gösterildiğini ve bu adaylığın 10 Temmuz 2000 günü halk oyuna sunulacağını biliyoruz.