Geride bıraktığımız Eylül ayında Moskova''da ve Rusya''nın Güneyinde meydana gelen patlamaların 350''den fazla masum insanın ölümüne ve daha fazlasının yaralanmasına ve sakatlanmasına yol açtığını ve bu olayların dünya medyasında "Rusya''da Terör" başlıkları altında geniş yer aldığını biliyoruz. Bombalama olaylarının sorumluları hakkında kesin bir "ipucu" bulunmamakla birlikte, bu konuda çeşitli "Senaryo"lar oluşturulmaktadır.
Rus otoritelerinin de benimsediği en yaygın senaryolardan birisi Rusya Başbakanı Vladimir Putin''in dile getirdiği gibi, bu patlamaların arkasında Çeçenistan''da saklanan milletlerarası sabotajcıların saklandığı ve bu patlamalardan sorumlu olduğudur. Aynı iddiaya göre bu bombalama olaylarının arkasında Amerikan elçiliklerine saldırmaktan sorumlu Suudi Arabistan doğumlu Osama bin Laden bulunmakta ve bu terörist, Dağıstan''daki asilere yardım etmek için Çeçenistan''daki eğitim kamplarını yönetmektedir.
Çeçenistan otoritelerinin bu bombalama olaylarını takbih etmesine ve Dağıstan''da Ruslara karşı savaşan Çeçen Komutan Şamil Basayev''in yaptığı savaşın sivillere karşı değil, Rus ordusuna karşı yürütüldüğünü beyan etmesine rağmen, Rusya bunlara itibar etmemekte ve Çeçenistan''ı havadan bombalamaktadır.
Diğer taraftan Moskova''daki terörist eylemler Rusya''da yaşayan bütün Müslümanlara karşı bir "Güvensizlik" ve "Husumet" havası oluşturmuş bulunmakta, Çeçenistan''ın Moskova''daki temsilcisi Vaşagayev, 500 den fazla Çeçen''in, sırf Çeçen oldukları için, tutuklandıklarını söylerken, Moskova Belediye Başkanı ve Rusya''daki Başkanlık seçimi kuvvetli adaylarından Yuri Luzhkov, Moskova''ya başka yörelerden ve özellikle Çeçenistan''dan gelenlerin yeniden kayda tabi tutulmalarını emretmiş bulunmaktadır.
Rusya''daki bombalama olayları ile ilgili olarak, özellikle Yeltsin aleyhtarları tarafından ileri sürülen ve fakat birincisi gibi sadece tahminlere dayanan bir senaryoya göre, bu terör olaylarının arkasında, ya ülkede "Olağanüstü Hal" ilan edip, 19 Aralık 1999''da yapılması öngörülen Parlamento seçimlerini ertelemek veya büyük boyutlara ulaşan yolsuzluk ve para aklamalarından dikkatleri başka tarafa çekmek çabaları yatmaktadır. Nitekim son zamanlarda, IMF''nin geçen yıl Rusya''ya açtığı 4.8 milyar dolarlık kredinin 3.9 milyarının Merkez Bankası tarafından dışarıdaki bankalara satıldığını ve ülkenin mali skandallarına karşı titizlik gösteren Rusya Başsavcısı Yuri Skuratov''un sırf bu yüzden görevinden alındığını medya haberlerinden hatırlıyoruz.
Rusya''nın içinde yüzdüğü hukuki ve mali yolsuzlukları düzeltmek yerine, Rusya Federasyonundaki bütün Müslümanlara sert davranmasının ise Müslümanlarla meskun yörelerde "Bağımsızlık" özlemlerini artırması ihtimali küçümsenmemelidir.

