12 Aralık 1999 günü Sudan Devlet Başkanı General Ömer Beşir''in ülkede olağanüstü hal ilân ederek ve Anayasayı askıya alarak, Parlamentoya yolladığı askeri birliklerle kontrol altına aldığını medya haberlerinden biliyoruz.
Bu hareket Başkan Ömer Beşir ile İslâmcı Ulusal Kongre Partisi''nin lideri ve Parlamento Başkanı olan Hasan Turabi arasında General Beşir''in bir askerî darbe ile 1989''da iktidara gelmesi ile başlayan on yıllık dostluk ve ittifakı sona erdirmekte ve bu kopmanın temelinde Hasan Turabi''nin Devlet Başkanı''nın yetkilerini kısan Anayasa değişikliği girişimi yatmaktadır.
Bilindiği üzere, Türkiye''nin üç katından daha büyük ve 34 milyon nüfuslu Sudan, yüzölçümü bakımından, Afrika''nın en büyük ülkesini oluşturmakta ve nüfusunun % 52''si Siyahi''lerden, % 39''u ise Araplar''dan meydana gelmektedir. Ülke nüfusunun % 70''i Sünnî Müslümandır. Ülkenin 44 yıllık bağımsızlık tarihi, sâdece birkaç yıl istisna edilirse, hep iç savaşlarla geçmiş, milyonlarca insan ölürken, nüfus başına düşen milli gelir 270 ABD dolarına düşmüştür.
General Ömer Beşir''in iktidara el koyduğu 30 Haziran 1989 tarihinde birçok Sudanlı politikacı ülkeden kaçarken, Hasan Turabi ülkenin İslamcı ideoloğu olmuş ve her alanda İslam hukukunu yürürlüğe sokarak ve uygulayarak, ülkenin güneyindeki isyana karşı cihad ilân etmiştir.
Bu ise, ülkede mevcut bulunan etnik, dini ve dile ait gerginliği artırmıştır. Beşir ile Turabi''nin oluşturduğu "ikili yönetim" 10 sene süreyle oldukça iyi işlemiş, Turabi ülkenin İslâmlaştırılması sürecini yürütürken, Devlet Başkanı Beşir, Ülkenin askerî yetkilerini kullanmıştır.
Ne var ki, yukarıda da değindiğimiz üzere, parlamentodaki 400 üyeliğin hemen hepsini elinde bulunduran partinin lideri yani Genel Sekreter Turabi Devlet Başkanı Beşir''in Anayasal yetkilerini, Anayasa değişikliği yoluyla, azaltmaya kalkışınca, Beşir mukabil harekete geçmiş ve deyim yerindeyse ülkede bir "Saray Darbesi" gerçekleştirmiştir.
Hasan Turabi, Beşir''in davranışının "Anayasaya ve İslam''a karşı" olduğunu ve istibdada karşı "halk gücü"nü toplayacağını ileri sürerken Beşir, güvenlik kuvvetlerinin desteğine sahip olduğunu iddia etmekte ve bir taraftan Uganda ile ilişkilerini düzelterek, Sudan''ın güneydeki isyancılarla barış görüşmelerine güç katarken, Turabi''nin İslâmcı propagandasından şikâyetçi olan Mısır ve Libya ise Beşir''in darbesine sempati ile bakmaktadır.
Geçmiş yıllarda Mısır''ın Sudan''ı Etiopya''da Hüsnü Mübarek''i öldürme girişiminde bulunmakla suçladığını ve ABD''nin Sudan''ı Kenya ve Tanzanya''daki dinci bombalama olaylarından suçlayarak, Ağustos 1998''de Sudan''a füzeler fırlattığını hatırlıyoruz.

