Kaydet
a- | +A

Kocasından şikayet eden hanımlar, hanımından şikayet eden erkekler, sanki dertlerine deva olacakmışız gibi bizden tavsiye bekliyorlar. Genelde kavga, iki taraftan oluyor. Biri susar, özür dilerse kavga büyümez. Her iki taraf da ben haklıyım dediği sürece kavga bitmez. Ben aile geçimsizlerinde suçu erkeklerde görüyorum. Hanımını idare edemeyen erkek âciz demektir. Hanımını kötü yola düşüren de erkeklerdir. Hanımını kötü yerlere götürüyor, hanımı kötülük işleyince de, suçu hanıma yüklüyor. Hanım suçsuz demek istemiyorum. Fakat asıl suçlu kocasıdır. Ona iyi bir ortam sağlamalıdır. Sağlamaktan âciz olan da evlilik sorumluğunu yüklenmemelidir. Erkek, hep kendini kusurlu görmeli, (Ben iyi olsaydım, o böyle olmazdı) diye düşünerek iyi geçinmelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Müslümanların en iyisi, en faydalısı, hanımına en iyi, en faydalı olandır.)

Hanımının huysuzluklarına iyilikle muamele etmeli, iyiliği çoğalıp, her işi seve seve yapınca, ona duâ etmeli ve Allahü teâlâya şükretmelidir. Çünkü, uygun bir kadın büyük bir nimettir. İyi davranmak, sadece hanımı üzmemek değil, onun verdiği sıkıntılara da katlanmaktır. İyi Müslüman olmak için hanım ile iyi geçinmek şarttır. Kur''an-ı kerimde de, (Onlarla iyi, güzel geçinin!) buyuruluyor. (Nisa 19) Aklı olan karı koca, birbirini üzmez. Hayat arkadaşını üzmek, incitmek, ahmaklık alametidir. Huysuz kimsenin hayat arkadaşı devamlı üzülerek sinirleri bozulur. Sinir hastası olur. Sinirler bozulunca, çeşitli hastalıklar hasıl olur. Hayat arkadaşı hasta olan bir eş, mahvolmuş, mutluluğu sona ermiş demektir. Eşinin hizmetinden, yardımlarından mahrum kalmıştır. Ömrü, onun dertlerini dinlemekle, ona doktor aramakla, ona alışmamış olduğu hizmetleri yapmakla geçer. Bütün bu felaketlere, sıkıntılara kendi huysuzluğu sebep olmuştur. Dizlerini dövse de, ne yazık ki, bu pişmanlığının faydası olmaz. O halde, hayat arkadaşına yapılacak huysuzluğun, işkencenin zararı kendine olur. Ona karşı, hep güler yüzlü, tatlı dilli olmaya çalışmalıdır! Bunu yapabilen, rahat ve huzur içinde yaşar, Rabbinin rızasını da kazanır!

Uzun mu küsecek kadar Yuva sevgi, dostluk arar Geçinmek için ver karar Dostum Hak, gönüldaşım Ömür kavgasında başım. Can, ölünce mi yaranır, Yaşarken kusur aranır, Kabahatler sıralanır. Güldürmezler, akar yaşım, Ömür kavgasında başım. Eşler yesin bir birini, Ecel alsa diğerini Görünmeyen değerini

Bilmek çok geç arkadaşım,

Ömür kavgasında başım. Erkek kadın önemli mi? Kimi huylu huysuz kimi, Ölüm denen düğünümü,

Hakka muştular sırdaşım, Ömür kavgasında başım. Durmaz suçlar beni eşim Hep çıkmaza girer işim, Su içsem, kırılır dişim, Yenilmez bir ağı aşım, Ömür kavgasında başım. Kör ölünse badem gözlü, Kem söylenen, tatlı sözlü, Yürekte acılar közlü, Hilal olur, köse kaşım, Ömür kavgasında başım. Ne zaman ölsek bilinir, Değerler dile alınır, Canlar dünyadan silinir, İnkâr etmez mezar taşım, Ömür kavgasında başım. Benlik dünyasında eşler, Anlaşan; nadir üç beşler Hüsranda, birçok kardeşler Son pişmanlık, durmaz yaşım Ömür kavgasında başım. Nihayet Ağçay - İst

ÖNE ÇIKANLAR