Kaydet
a- | +A

Receb''in ilk cuma gecesine Regaib Gecesi denir. Her cuma gecesi kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, daha kıymetli oluyor. Allahü teâlâ, bu gecede, müminlere, ragibetler [ihsanlar, ikramlar] yapar. Bu geceye hürmet edenleri affeder. Bu gece yapılan dua kabul olur, namaz, oruç, sadaka gibi ibadetlere, sayısız sevaplar verilir. Regaib gecesini ibadetle geçirmeli, kazası olan, hiç değilse bir günlük kaza namazı kılmalı! Kazası olmayan da nafile namaz kılar, Kur''an-ı kerim okur, tesbih çeker, tövbe istiğfar eder. Perşembe günü oruç tutup, gecesini de ihya etmek çok sevaptır. Receb ayında oruç tutmak faziletlidir. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

(Allahü teâlâ, Receb ayında oruç tutanları mağfiret eder.) (Receb-i şerifin bir gün başında, bir gün ortasında ve bir gün de sonunda oruç tutana, Receb''in hepsini tutmuş gibi sevap verilir.) (Oruç tutunuz ki, sıhhate, sağlığa kavuşasınız.) (Her şeyin kapısı vardır. İbadetin kapısı da oruçtur.) (Davud aleyhisselâmın orucundan faziletli oruç yoktur. O, bir gün oruç tutar bir gün yerdi.) (Receb''in ilk cuma gecesini ihya edene, Allahü teâlâ, kabir azabı yapmaz. Duâlarını kabul eder. Yalnız, 7 kimsenin duasını kabul etmez: Faizci, Müslümanları aşağı gören, ana babasına eziyet eden, Müslüman olan ve dinin emirlerine uyan kocasını dinlemeyen kadın, çalgıcı, livata ve zina eden, beş vakit namazı kılmayan.) [Bu günahlardan vazgeçmedikçe, duaları kabul olmaz.]

Hz. Aişe validemiz, (Resûlullah, pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmaya çok önem verirdi.) buyuruyor. Çünkü hadis-i şerifte, (Ameller Allahü teâlâya pazartesi ve perşembe günleri arz edilir. Ben de amelimin oruçlu iken arz edilmesini istiyorum.) buyuruldu. Receb ayında yapılan dua kabul edilir, günahlar affedilir. Bu ayda günah işleyenin cezası da kat kat olur. Hz. Hüseyin anlatır:

"Kâbe''yi tavaf ederken, yanık sesle Allahü teâlâya dua eden bir kimsenin sesini işittik. Babam bunu çağırmamı emretti. Güzel yüzlü, temiz bir kimseydi. Ancak sağ tarafı felç olmuş, kurumuş, hareketsiz idi. Ona, (Sen kimsin, durumun ne böyle?) dedim. O kimse dedi ki: (Adım Menazil... Ben çalgı çalmak, şarkı söylemekle şöhret salmış, Arabistan''ın artisti denilen ünlü bir gençtim. Hep nefsin arzuları peşinde koştum. Receb ve Şaban aylarında bile, bu günahlara devam ederdim. Salih babam, beni bu günahlardan kurtarmaya çalıştı. Bana, "Allahü teâlânın azabı şiddetlidir, bir anda kahredebilir. Kötü arkadaşlardan vazgeç, bu kötü işleri bırak! Melekler ve bu aylar senden şikâyet ediyorlar" dedi. Nasihate hiç tahammülüm yoktu. Babamın üzerine yürüyüp, döverek susturdum. Üzüntülü ve kırık kalble, "Bu aylarda oruç tutup, geceleri ibadet ediyorum. Beytullah''a gidip şerrinden korunmak için, Allahü teâlâdan yardım dileyeceğim) dedi. Bir hafta oruç tutup, Kâbe''ye giderek, (Ey Rabbim, mazlumların âhını yerde bırakmazsın. Bu ayda, bu mübarek yerlerde yapılan duaları red etmezsin. Hakkımı oğlumdan al, onu felç et!" diye dua etti. Henüz duası bitmeden sağ tarafım felç oldu. Beni gören, "Baba bedduasına uğramış kişi" derdi.)" Hz. Hüseyin, (Baban bu hâline ne dedi?) buyurdu. O genç, (Babamdan özür diledim. Onun da babalık şefkati galip gelerek beni bağışladı. Beddua ettiği yerde, bu sefer şifa bulmam için hayır dua etmek üzere deve ile gelirken, devenin ürkmesi ile babam düşüp öldü. Şimdi çaresizim.) diyor. Hz. Ali bu felçli gence dua ediyor, Receb''de yaptığı bu dua bereketiyle de Hak teâlâ ona şifa ihsan ediyor.

ÖNE ÇIKANLAR