CEVAP: Yazar, Kur'ansal ilke adıyla, dinsizliği din olarak takdim etmeye çalışıyor. Adı (Gerçek İslam) olacak, fakat dinle hiç ilgisi olmayacak. Bu feci durum meal okumanın doğal sonucudur. (Yalnız Kur'an) diyenlerin hiçbiri, Kur'ana inanmaz. Çünkü inansalar, Allahü teâlânın Kur'an-ı kerimde defalarca buyurduğu, (Resulüme uyun!) emrini kabul ederler. Resulullah'ın "sallallahü aleyhi ve sellem" 23 yıl yaşadığı İslamiyet'i ölçü alırlar. Kur'an meali okuyan herkes, kendi aklını ölçü alıyor, kendi anladığını doğru sanıyor. Hepsi de farklı farklı görüşler ortaya atıyor. S. Ebediyye'de buyuruluyor ki:
Din öğrenmek için, Kur'an tercümesi, tefsir, hadis okumaya kalkışırsak, bunları kavrayamayız. Yanlış anlayarak dinimizi de, imanımızı da kaybederiz. Ana yuvasından almış olduğu kıymetli imanını kaybeden (Ben çağdaşım) diyen birkaç kimseyle karşılaştım. Bunların küfrüne sebep olan şeyin nasıl meydana geldiğini sordum. Tefsir ve meal okudukları söylediler. Mazhar-ı Can-ı Canan hazretleri, Makamat kitabında, bir halifesinin tefsir yazmasına mani olduğunu yazmaktadır. Görülüyor ki, uydurma yazılan tefsirleri ve tercümeleri bir yana bırakalım, meşhur tefsirler bile, ehlinden başkasına zararlı oluyor.
Ehl-i sünnet âlimleri, tefsir ve hadisten anladıklarını, bizim gibi din cahillerine, açık, kolay öğretmek için, binlerce fıkıh ve ilmihâl kitabı yazmışlardır. İslamiyet'i doğru öğrenmek için, o kitapları okumak lazımdır. (Birgivî V. Şerhi)
Tel: 0 212 - 454 38 20 www.dinimizislam.com - www.mehmetalidemirbas.com

