Kaydet
a- | +A

(Düşenin dostu olmaz) sözü de, yanlış anlaşılıyor. Bu sözün devamında, hele bir düş de gör ifadesi de vardır. Elinde mal varsa, iş başında yetkili birisi isen, sözün geçiyorsa, o zaman sana dost görünen çok olur. Elinde avucunda bir şey kalmamışsa, etkili görevinden de almışlarsa, sözüne değer verilmiyorsa, yalancıktan bile olsa sana dost olanı bulman güç olur. Günümüzde gerçek bu. Artık bunu kim inkâr edebilir? Asırladır bunun sayısız örnekleri görülmüş, atalarımız bunu, bir vecize olarak söylemişlerdir. Tabii aslında, herkes İslam ahlakına sahip olsa, düşenle ayakta duran, zengin ile fakir farklı muamele görmezdi. İmam-ı Maverdi hazretleri buyurdu ki:

(Cahilin yanında susmaya mahkûm olan bir âlim, zelil ve hakir duruma düşmüş olur. Esirler arasındaki bir cariyenin, cömertliği ile meşhur Hatim-i Tai''nin kızı olduğunu öğrenen Peygamber efendimiz, (Aziz iken [itibarlı, makam ve mevki sahibi büyük bir zat iken, bu makamdan düşerek] zelil olana, zengin iken fakir düşene ve cahiller arasında kalan âlime merhamet etmek [ve iyi davranmak] gerekir.) buyurup kızı serbest bıraktırdı. [Edeb-üd-dünya] Böyle bir ahlaktan mahrum kalan toplumlarda elbette düşenin dostu olmaz.

(İki gönül bir olursa, samanlık seyran olur) sözü de gadre uğramış. Halbuki, birbirini seven iki kişi için maddenin önemi yoktur. Evleri dayalı döşeli olmasa da, kulübede olsalar da, orası onlar için saray olur. Önemli olan birbiri ile anlaşabilmeleridir. Anlaşamıyorlarsa, saray onlar için zindan olur. (Kızı olan tez kocar) sözüden de kız evlat kötüleniyor sanmamalıdır. Genelde kız evladı yetiştirmek, dengini bulup evlendirmek zor olur. Geleneklerimizde, oğlumuz için her kapıyı çalıp kız isteyebiliriz de, kızımız için aynı şeyi yapamayız. Bu yanlış bir şey ise de, töremiz böyle olduğu için kızı olan sıkıntılara maruz kalır. Bunun için atalarımız, (Kızı olan tez kocar) demişlerdir.

(Bahtım olsaydı anam kız doğururdu) sözünden de erkek kız ayrımı yapıldığı sanılmamalıdır. Bazen, toplumda bayanlara öncelik tanındığı oluyor. Bir bayan bir işi kolayca yaptığı halde, bir erkek yapamıyor, (Bahtım olsaydı. Anam kız doğururdu) diyor.

(Keşke anam beni doğurmasaydı) sözü deyanlış anlaşılıyor. Hz. Ebû Bekir, dalda bir kuş görünce, (Ne mutlu sana ey kuş, dilediğin dala konar, dilediğin meyveleri yersin, kıyamet günü hesaba çekilmez, azap görmezsin, keşke, senin gibi bir kuş olsaydım) dediği meşhurdur. Bir kere de, (Keşke bir yeşil ot olaydım da, hayvanlar beni yiyeydi, böylece, kıyamette hesaba çekilmeseydim) buyurdu. Büyük günahların sahibinin kalbinde îman varsa, azaptan sonra şefaate kavuşur. Allahü teâlâ, onlara ikrâm eder. Asırlar geçtikten sonra, onları cehennemden çıkarır. Halbuki, cehennemdekiler, yandıktan sonra, tekrar yaratılmaktadır. Hasan-ı Basrî, (Keşke ben, böyle olan kişi olsaydım) buyururdu.

Atasözlerini savunmakla, bütün atasözlerinin ve deyimlerin muhakkak doğru olduğunu söylemek istemiyoruz. Bunların arasına karışmış uygunsuz sözler olabilir. Mesela Allah şaşırtmasın yerine, yanlış olarak Allah şaşmasın deniliyor. Dikkatli konuşmak gerekir.

ÖNE ÇIKANLAR