Kaydet
a- | +A

Gayb, duygu organları ile veya hesap ile, tecrübe ile anlaşılmayan şey demektir. Birisinin altınları çalınır. Medyuma veya cinci denilen kimselere gidilir. Bunlar, çalanı tarif eder. Bazen isabet ettiği de olur. Çalınan şey, bize göre gayb ise de, çalana göre veya onu gören başkalarına göre gayb değildir. Onu çalanı bir cin görmüşse, cin çalanı tarif eder ve bulunur. Cin gaybı bilmiş olmaz. Ruh çağırıyoruz denildiğinde de gelen cindir. Kur''an-ı kerimde bildirildiği gibi, cin de geleceği, gaybı bilmez. (Sebe 14) Allahü teâlâ, Kur''an-ı kerimde, (Âlim-ül-gayb) olduğunu yani gaybları bildiğini bildiriyor. Peygamber efendimiz de beşer yani insan idi. Fakat "Seyyid-ül beşer" idi, yani insanların en üstünü idi. Önünde olanları gördüğü gibi, arkasında olanları da görürdü. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Saflarınızı tamamlayın. Çünkü sizi arkamdan da görüyorum. Rükû ve secdeleri düzgün yapın, Allaha yemin ederim ki, arkamda sizi rükû ve secde yaparken görüyorum.) [Müslim] Gözde görmeyi yaratan Allahü teâlâ, diğer uzuvlarda da görmeyi yaratmaya kadirdir. (Buharî)deki hadis-i şerifte, Peygamber efendimizin gündüz, aydınlıkta nasıl görürse, gece, karanlıkta da aynen gördüğü yazılıdır. (Arkadakileri ve karanlıkta olanları görürdü) demek, (gaybı bilirdi) demek değildir. Allahü teâlâ bildirmedikçe gaybı bilmezdi. Bir gün Resulullahın devesi kayboldu. Münafıklar bunu fırsat bilip (Hani göklerden, cennetten, cehennemden bahsediyordu. Kaybolan devesinin yerini bile bilmiyor.) dediler. Münafıkların bu sözü Resulullaha ulaşınca, (Vallahi ben ancak Rabbimin bana bildirdiklerini bilirim. Başkasını bilmem. Şu anda Rabbim, bana devemin nerede olduğunu bildirdi. Devem, şu anda falanca yerdedir.) buyurdu. Tarif edilen yere gidip deveyi bir ağaca bağlı olarak buldular. (Mevahib) Ku''an-ı kerimde, (De ki ben gaybı bilmem) [Enam 50] ve (De ki: gaybı bilmek Allah''a muhsustur) buyuruluyor. (Yunus 20) ; Gaybı ancak Allahü teâlânın bildiği, fakat dilediği peygamberlere de bildirdiği beyan edilmektedir. (Ali imran 179, Cin 27) Demek ki gaybı Allahü teâlâ dilerse peygamberlerine de bildirir. Hatta evliyasına da bildirdiği açıklanmıştır. Evliyanın bu bilmesine keramet, peygamberlerinkine de mucize deniyor. Peygamber efendimizin gaybdan, yani gelecekten haber verdiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir: (Erkekler azalıp, kadınlar çoğalacak.) [Buharî]

(Çalgı her yere yayılacak.) [Beyhekî]

(Anarşi ve ölüm çoğalacak.) [İbni Mace]

(İşler, ehli olmayana verilecek.) [Buharî]

(Alimler, isteğe göre fetva verecek, harama helal diyecek.) [Deylemî]

(Sadece tanıdıklara selam verilecek. Yazarlar çoğalacak.) [Hakim]

(Zengine malı için saygı gösterilecek, fuhuş yayılacak, büyüğe hürmet kalmayacak.) [Hakim]

(Bir camide binden fazla kişi namaz kılacak; fakat, bir tanesi mümin olmayacak.) [Deylemî]

(Kötüler iyi, iyiler kötü gösterilecek.) [Haraiti]

(Deprem, fitne, katillik artacak.) [Buharî]

(Livata mubah sayılacak.) [Deylemî]

(Kötüler dünyaya hakim olacak.) [Tirmizî]

(Vahşi hayvanlar, konuşacak.) [Tirmizî]

(Allaha inanan olduğu sürece kıyamet kopmayacak.) [Müslim]

Allahü teâlâ gaybı evliyasına da bildirir. Evliyanın kerametleri olur. Mesela Hz. Ömer''in, Medine''den İran''daki ordusunu görüp, kumandanı Sariyye''ye, (Dağa çekil) dediği meşhurdur. (Ş. Nübüvve)

ÖNE ÇIKANLAR