Kaydet
a- | +A

Bazıları, "Cennet cehennem var mı? Allahı kim yarattı" gibi vesveseye kapılır. Bunlardan kurtulmak gerekir. İmam-ı Gazalî hazretleri buyurdu ki: Her insana musallat olan en az bir şeytan vardır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Kanın damarlarda dolaştığı gibi, şeytan da, insanın vücudunda dolaşır. Açlıkla [az yemekle, oruç tutmakla] onun yollarını daraltın!), (Şeytan, vesvese verir. Allahü teâlânın ismi söylenince kaçar, söylenmezse vesveseye devam eder.)

Vesvese, duâ ve zikir ile azalıp yok olur. Bunun için, bilhassa günaha meylettiği zaman, hemen Allahı hatırlamaya, onu anmaya çalışmalı, istiğfar, salevat ve duâ okuyarak şeytanı uzaklaştırmaya çalışmalıdır! Günahlara tövbe etmelidir! Şeytanın vesvesesinden ve sıkıntılardan kurtulmak için, hergün şu duâyı okumalı: (Ya Allah-ür-rakib-ül-hafiz-ür-rahim. Ya Allah-ül-hayy-ül-halim-ülazim-ür-rauf-ül-kerim. Ya Allah-ül-hayy-ül-kayyüm-ül-kaimü ala külli nefsin bima kesebet, hul beyni ve beyne adüvvi!)

Bilhassa kırk yaşını geçince, tövbeyi hiç ihmal etmemelidir. Hadis-i şerifte, (Şeytan, kırk yaşını geçtiği hâlde, tövbe etmeyen için, "Bu artık kolay iflah olmaz" der) buyuruldu. Onun için hemen tövbe etmeli, şeytanı uzaklaştırmaya, çaresiz hâle getirmeye çalışmalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(İnsan, yolculukta devesini zayıflatabildiği gibi, mümin de şeytanını zayıflatabilir.) [İ. Ahmed] Kötü şeyler düşünerek, kötü yerlere giderek, şeytana yardımcı olmamalı! Hadis-i şerifte, (Uçurumun kenarında dolaşan oraya düşebilir) buyuruldu.

Haram işlemeye niyet edip, Allah''tan korktuğu için vazgeçen günaha girmez. Nefse ve şeytana uymayıp Allahü teâlâya itaat ettiği için büyük sevaba da kavuşur. O haramı işlemeyişi Allah korkusundan değil de, insanlardan utandığı için ise, böyle düşüncenin de günah olduğunu söyleyen âlimler vardır. Bazı âlimler ise, yalnız kalbe gelen şeylerden suâl ve azap olmaz demişlerdir. Hadis-i şerifte, (Kalbe gelen kötü şey söylenmedikçe ve buna uygun hareket edilmedikçe affolur.) buyuruldu. Kibir, haset gibi şeyler böyle değildir. Çünkü bunlar zaten kalb ile olur. Şeytanın hilelerinden biri de, Allahü teâlânın zatı hakkında düşündürmek, şüpheye düşürmektir. İnsanların en ahmağı zekasına en çok güvenendir. İnsanların en akıllısı da, suçu kendinde arayan ve bilmediklerini âlimlere soran kimsedir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Şeytan, "seni kim yarattı" diye vesvese verir. O "Allah yarattı" derse, "Onu kim yarattı" der. Böyle bir vesveseyle karşılaşan, "Ben Allah ve Resulüne iman ettim" desin!)

(Allahın yarattığı şeyleri tefekkür edin, zatını tefekkür etmeyin. Yoksa helak olursunuz.)

Böyle vesveseler, âlimlerde olmaz. Cahil olanlar ise, böyle şeylerle meşgul olmamalı! Cahillerin böyle konular hakkında konuşması, hırsızlıktan daha kötüdür. Çünkü âlim olmayan din hakkında konuşursa sapıtabilir. Bu, yüzme bilmeyenin, yüzenleri görüp, ben de yüzerim diyerek denize atlamasına benzer. İbadetleri yapıp imanıma bir zarar gelir diye korkanın ve (günahlarım çoktur, ibâdetlerim beni kurtarmaz) diye düşünenin imanı kuvvetli demektir. İbadetle meşgul olup, fıkıh bilgilerini öğrenmeye çalışan kimseye, Allahı, dirilmeyi, cenneti ve cehennemi inkar etmek gibi düşünceler gelmesi, onun imansız olduğunu göstermez. Aksine onun imanlı olduğunu gösterir. Meyveli ağaç taşlandığı gibi, şeytan da imanlı olanlara saldırır. Hadis-i şerifte, böyle vesveselerin imandan olduğu bildirilmiş, (Vesvese imanın ta kendisidir) buyurulmuştur. Kötü düşüncelerden, vesveselerden şikayet edenlere Peygamber efendimiz, (Bu vesveseler, imanın olgun olmasındandır) buyurmuştur.

ÖNE ÇIKANLAR