Kaydet
a- | +A

Namaz kılmayıp içki içen, Allah''tan korkmadığı için, hiçbir günahtan çekinmez. Herkesi de kendisi gibi zanneder.


Sual: İçkici biri, namaz kılan Müslümanları kastederek, (Bunlar midyeyi kabuğuyla yerler. Kul hakkından korkmazlar, hep yolsuzluk yaparlar) diyor. Bu sarhoş adam, namaz kılan Müslümanları kendi gibi Allah''tan korkmaz mı sanıyor?
CEVAP: Namaz

kılmayan ve içki içen kimse, Allah''tan korkmaz. Günahtan korkmayınca

kul hakkına girmekten, yolsuzluk yapmaktan hiç çekinmez. Çekinmesi için

bir sebep de yoktur. Eğer çekinse, yani Allah''tan korksa, namaz kılar ve

içki içmez. Onun günah işlemesine mâni olacak hiçbir sebep yoktur. Ama

namaz kılan sâlih Müslüman, Allah''tan korktuğu için namaz kılar, namaz

kılmamanın çok büyük günah olduğunu bilir. Allah''tan korktuğu için içki

içmez. İçkinin günah olduğunu da bilir. Böyle bir Müslüman kul hakkını

ve yolsuzluğun günah olduğunu hiç bilmez mi?

Genelde namaz

kılmayıp içki içen, Allah''tan korkmadığı için, hiçbir günahtan çekinmez.

Herkesi de kendisi gibi zanneder. Deveyi havuduyla yutar, paraları da,

soruları da çalar, Müslümana da çamur atar. Bunun istisnası olsa da

azdır.

Hem dini bilmez, hem ahkâm keser. Yenmesi caiz olmayan midye örneğini vermesi bunu göstermektedir. Başka biri de, (Ben her zaman evimden sağ ayakla çıkarım)

demişti. Heladan, meyhane gibi yerlerden sağ ayakla çıkılır, Müslümanın

evinden çıkarken sol ayakla çıkılır. Ya evi Müslüman evi değil ki sağ

ayakla çıkıyor veya sol ayakla çıkılacağını bilmiyor. Her ikisi de

kötüdür.


ELLİ VAKİT NAMAZ

Sual: Mirac''da elli vakit namaz farz kılınınca, Hazret-i Musa''nın, Peygamberimize, (Rabbinden vakit sayısını azaltmasını iste)

demesi üzerine pazarlıkla, elli vakit beş vakte indiriliyor. Allah,

insanlara neyin zor geleceğini bilmiyor mu da, Hazret-i Musa''nın

teklifinden sonra, namaz beş vakte indiriliyor?

CEVAP: Pazarlık

lafı çok çirkindir. Allahü teâlâ elbette olmuş ve olacak her şeyi

bilir. Mesela biri hastalansa, iyileşmek için dua etse, Allahü teâlâ da

duasını kabul edip şifa verse, (Allahü teâlâ iyileşmek istediğini bilmiyor mu, duaya ne lüzum var?) denmez.

Dua, iyileşmesi için bir sebeptir. Her şeyi bir sebeple yaratmak Allahü

teâlânın âdetidir. Burada da, beş vakit namazı farz kılmasına, Musa

aleyhisselamın bildirmesini sebep kılmıştır. Böylece, ezeldeki takdir

yerini bulmuş ve beş vakit namaz farz kılınmıştır.

ÖNE ÇIKANLAR