Bazı kimseler, (Eskiden padişahın huzuruna başı açık çıkılmadığı için, padişahtan daha büyük olan Allahın huzuruna çıkarken, yani namaz kılarken başı örtmek lazımdı. Şimdi ise başı açık gezmek edebe aykırı olmadığı için, başı açıklık bir kıyafet olduğu için namazda başı örtmek, kısa kollu gömlekle namaz kılmak mekruh olmaz.) diyorlar. Din zamanla değişmez. Başı açık ve kısa kolla gezmek ayıp olmadığı gibi, erkeklerin şortla gezmesi de ayıp karşılanmıyor. Ayıplanmasa da, âdet olsa da şortla kılınan namaz sahih olmaz. Namazı başı açık kılmanın mekruh olduğu bütün fıkıh kitaplarında, mesela Dürer, Halebi, Dürr-ül-muhtar''da vardır. Mekruh olan namaz sahih ise de, sevabı olmaz. Bir erkek, namazda başı örtmeye önem vermediği için açık kılarsa, mekruh olur. Namaza önem vermediği için açarsa, kâfir olur. Kendini Allahü teâlâya karşı, küçük göstermek için, başı açık kılmak zarar vermez ise de, yine örtmek iyidir. Harareti teskin ve rahatlık için açmak da mekruhtur. (Redd-ül-muhtar)
Önemli kimselerin huzuruna çıkan kimsenin şık, temiz elbise giymesi gerekir. Allahü teâlânın huzuruna durulduğu zaman buna daha çok dikkat etmeli, büyüklerin karşısına çıkılamayan elbise ile namaz kılmamalıdır! Kur''an-ı kerimde (Her namaz kılarken, süslü [temiz, sevilen] elbiselerinizi giyiniz) buyuruluyor. (Araf 31) Peygamber efendimiz başı açık kılmaz ve sarıkla kılmayı emreder, (Sarıkla kılınan namaz, sarıksız kılınan yetmiş rekat namazdan iyidir.) buyururdu. (Ebu Nuaym) Namazda başı hiç olmazsa, bir takke ile örtmeli! Nimet-i İslâm''da namazın mekruhlarının 15.''sinin dipnotunda (Başı açık namaz kılmak mekruhtur.) buyuruluyor. 57.''sinde de mekruh olduğu yine bildiriliyor. Namazın mekruhlarının 11.''sinde ise, kolları açık namaz kılmanın mekruh olduğu bildiriliyor. İbni Abidin hazretleri, (Namazı, nalın veya mest ile kılmak, çıplak ayakla kılmaktan iyidir. Böylece, Yahudilere uyulmamış olur. Hadis-i şerifte, (Yahudilere benzememek için namazları, nalın [bir nevi ayakkabı] ile kılın!) buyuruldu. Resulullah ve Eshab-ı kiram, nalın ile kılarlardı. Nalınları temiz idi ve Mescid-i Nebi kum döşeli idi. Kirli nalınla girilmezdi.) buyuruyor. Ayakları örtmekle ilgili bir başka hadis-i şerif de şöyledir: (Yahudiler, nalın [bir nevi ayakkabı] ile veya mest ile ayaklarını örterek namaz kılmazlar. Siz onlara muhalefet edin!) [Ebu Dâvud] Ayaklara çorap giyerek bu sünnet yerine getirilir. Çorabı da pis olan veya hiç olmayan, namazı topuk kemiklerine kadar uzun entari ile kılmalı. Eshab-ı kiram kamis denilen ayağa kadar uzun olan gömlek [yani entari] ile kılardı. Ayakları böylece örtülmüş olurdu. Ayaklar örtülü kılınan namazın çok sevap olduğu Halebi''de de yazılıdır. (Avrupa birliğine girmeye çalıştığımız şu günlerde, Müslüman olmayanlar, kiliselerinde başı açık, ayağı çıplak tapınıyor, onlar gibi, medeni ibâdet etmeli) diyerek, başı açık, ayağı çıplak kılmaya, insanları zorlamamalıdır. İbadetlerde, kâfirlere benzemek mekruhtur. İslâmiyetin istediği şekli beğenmeyen ise, kâfir olur. Kadınların ayaklarının açık olmasında iki kavil vardır. Birinci kavle göre mekruh, ikinci kavle göre namaz bozulur. Kadınlar, ya çorapla veya ayaklara kadar uzun etek veya entari giyerek namaz kılmalı! Şafiî''de erkeklerin çıplak ayakla namaz kılması sünnettir. (M. Erbea)

