Kaydet
a- | +A

Bir okuyucumuz, (Bir sinir hastamız var. Hep sıkıntılı ve huzursuzdur. Asabiyeciye gittik. "Açık yerlerde gezsin, teselli edici kimselerle konuşsun, ruhi tedavi için nasihat çok faydalıdır. Tıpta telkinle tedavi vardır. Böyle psikolojik hastalıklar için ilaçların yanı sıra duâ okumak faydalıdır." dedi.) diyor. Evet, uzman doktorların tavsiyelerine uymak gerekir. Psikolojik hastalıklar için telkin iyi gelmektedir. Telkinle sağlam insana sıkıntı vermek mümkün olduğu gibi, sıkıntılı insanı da tedavi etmek mümkündür. Psikolojik hastalara, bir şeyler söyleyip, (Artık bir şeyin kalmaz, biraz gez.) dendiğinde hastanın daha huzurlu olduğu görülmüştür. Vücudumuz, bize emanettir. Dinimiz onu iyi korumamızı emrediyor. Hastayı tedavi ettirmek gerekir. Tedavinin, hastalığın durumuna göre, ilaç ile sadaka vermek ile ve duâ ile yapılacağı bildirilmiştir. Tecrübe ile tesirleri kati olan, aşı, serum ve mikrop öldürücü ilaçları kullanmak farzdır. Yani Allahü teâlânın emridir. Tesiri kati olan ilaçlar, gıda gibi olup, ilaç almayıp ölmek günahtır. Peygamber aleyhisselam üç türlü ilaç kullanmıştır. Kur''an-ı kerim veya duâ okurdu. Fen ile bulunan ilaçları kullanırdı. Her ikisini karışık da kullanırdı.

Kur''an-ı kerimin ve duânın tesir etmesi için bazı şartların gözetilmesi gerekir. Okuyanın veya yazanın ve hastanın buna inanması, hastanın zararlı olan gıdalardan, şüpheli ilaçlardan perhiz etmesi, sıcaktan ve soğuktan sakınması gerekir. Okuyanın, itikadının bozuk olması, haram işlemekten, kul hakkından sakınması, haram ve habis şey yiyip içmemesi ve karşılık olarak ücret almaması şarttır. Hadis-i şerifte, (İlâç kullanmak da kaderdendir, Allahın izniyle fayda verebilir.) buyuruldu. Duâ da, ilaç gibidir. Allahü teâlâ dilerse tesir eder. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Duâ müminin silahı, dinin direğidir.) (Duâsının kabûl edilmesini, sıkıntısının giderilmesini isteyen, sıkıntısı olana yardım etsin.) (Allahü teâlâ, kendisinden istemeyene, duâ etmeyene gazab eder.)

("La havle ve la kuvvete illa billah" okumak, 99 derde devadır. Bunların en hafifi sıkıntıdır.)

(Allahü teâlâ, istigfara devam edeni, her sıkıntıdan, her dertten kurtarır.)

(Sabah akşam İhlas ve iki Kuleuzüyü üçer defa okumak, bütün belâ, afet ve sıkıntıları giderir.)

(Evinde, Fatiha ve Ayet-el kürsi okuyana, o gün cin ve şeytan zarar veremez.) (Sabah-akşam, üç defa "Bismillahillezi la yedurru measmihi şeyün fil erdi vela fissemai ve hüvessemiülalim" diyene hiçbir şey zarar veremez.)

(Allahü teâlâ, hergün sabah-akşam yedi defa, "Hasbiyallahü la ilahe illahü, aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül-arşil-azim" diyenin dünya ve ahıret işlerine kâfidir.)

(Sıkıntılı veya borçlu bir kimse, bin kere "La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim" derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.) (Bir yere gelen kimse, Euzü bikelimatillahi-ttammati min şerri ma haleka okursa, o yerden kalkıncaya kadar, ona hiçbir şey zarar veremez.) Peygamber efendimiz, sıkılınca, (Ya hayyü ya kayyum birahmetike estagisü) derdi. İmam-ı Rabbanî hazretleri, din ve dünya zararlarından kurtulmak için her gün beş yüz kerre "La havle vela kuvvete illa billah" okurdu. Okumaya başlarken ve okuduktan sonra yüzer kere "Salevat" getirirdi. Korkulu yerlerde ve düşman karşısında ve emin ve rahat olmak için Li ilafiyi okumalıdır. Tecrübe edilmiştir. Her gün ve her gece hiç olmazsa, on birer defa okumalıdır.

ÖNE ÇIKANLAR