Faziletliler''in yurtdışındaki temasları neredeyse skandala dönüşecekti. Kendilerine söylenenleri tekrarlamaları da, kendi söyledikleri de tâdil, tekzip ve tenkitlere maruz kaldı.
Sadece söylemleri ile değil, olmadık yerlerde fotoğraf çektirmeleri de sorun oldu.
Aslında, bunlarda kötü niyet yok.
Ne istismar, ne istiskâl. Sadece acemilik!..
Açıkça görülüyor ki, Faziletliler''in dış ilişkiler deneyimleri yok. Protokol, nizâm, süreç bilmiyorlar.
Onun için züccaciye dükkanına girmiş çocuk gibi telâşa neden oluyorlar.
Fazilet, mazii, coğrafi-tarihî kurumu ve temsil ettiğine inandığı değerler ve sandıktan çıkan oylarına mümâsil bir rüşte sahip değiller.
Yurt dışında taşra partisi gibi kaldılar.
Yol-yordam bilmediklerinden ve galiba bu konuda kendilerine mabeyncilik edecek görüşlerine yakın emekli bir diplomat da istihdam edemediklerinden, Avrupa''da itilmiş-kakılmışa döndüler.
Bizimkiler de üzerine gitti.
Bunu hakketmediler. Ama, tashih etmedeki isteksizlikleri bir daha affedilmez.
Türkiye''nin onuru sözkonusu.
Diyeceksiniz ki, Erbakan Refahyol''da Afro-Asya siyaseti güttü, kızdınız. Şimdi Batı''ya açılmaya çalışıyorlar, yine kızıyorsunuz.
Acemilik bazen kötü ve beklenmedik, hele eylemcilerin amaçlarını aşan, asla istemedikleri sonuçları da beraberinde getirebilir.
Hatırlayın, içte İsrail''le anlaşmalara imza atan Refah, dışarıda imajını kurtarmak için meşhur gezilerine çıkmıştı. Bunlar iç tüketime yönelikti; ancak, içte de, dışta da ciddiye alındı ve Türkiye''nin dış siyasetine Bakansız bir Dışişleri ile Genelkurmay arasındaki koordinasyon toplantılarında çekidüzen -rot/balans ayarı- verildi. Bu da Türkiye''deki demokrasiyi tartışılır hâle getirmişti. O da dıştaki saygınlığımızı etkiledi, neticede.
Dışta saygı görmek, bir parti konumunda da, arka plan gerektirir. Blair''in saygınlığı, ilk başta, partisini yenileyebilme becerisinden kaynaklanmıştı.
Dikkat edin, Recep Tayyip Erdoğan''ın yurt dışı gezileri daha itibarlı geçiyor. Ki düşünün o yasaklı bir belediye başkanı, Kutan Türkiye''nin en fazla oy almış bir partisinin "lideri!" Kıyaslayın.
Yine de Fazilet, Refah''a kıyasla, hayli sağduyulu davrandı. İçteki performansı, tedirginlik verici olmadı. Nasıl MHP, Kürt olayını kendi yelkenini şişirmek için bir zamanlar istismar etmemişse, Fazilet te yaşadığmız şu "özel günleri" yutkunmak uğruna istismara yeltenmedi.
İşte, bu nedenle raportör "Kapatılmasın" diyor.
Bu da "Bu ülkede ne yapsak, kabak bizim kafamıza patlıyor" diyen karamsar partizan ve komplocuların teorilerini çürütecektir.
Olgunluk, Fazilet''e yakışacaktır.
Olgunlaşmış bir Fazilet de Türkiye''ye yakışacaktır.

