Liseli cinayetleri artıyor. Biz de basın olarak hadisenin "psikolojisi"ni cinayetten sonra bir süre konuşup, sonra unutuveriyoruz. Maksat iş olsun, torba dolsun. İletişim Çağı değil "etkileşim" çağında insanoğlu "la mekân" oldu. Onun çilesi var. ABD''de pişen, Kartal''da düşüyor.
Bundan önce de yazdık. "Deli"kanlılık yaşı öne çekildi diye. Eskiden üniversiteydi. Şimdi liseye indi. Üniversiteli olan aman bir an önce diplomayı alıp, çalışma hayatına gireyim düşüncesinde. Buhranların vurduğu, kasıp kavurduğu yer lise. O yaşın "küçülmesi", fevriliğe karşı antikorların bağışıklığı yeterli kılmıyor. "Ne yapabiliriz?" diye aileler birbirine bakıyor.
Bir çocuğun mizacı, 0 ile 6 yaş arasında belirlenir. O "okul öncesi" süreçte aile olarak ilgi, sevgi ve disiplinli bir gelişim sürecine tabi tutmamışsanız, çocuk bilinçaltına aldığı takıntılarıyla toplumun karşısına çıkacaktır. Ailelerimizin kaçta kaçı bu bilinçte?
Okullarımız istatistik başarısını öne çıkarıyor. Sekiz yıla geçildi ya, yeter. O sekiz yılın içini nasıl dolduruyorsunuz, önemli değil. İrtica belâ. Ama, tek belâ mı? Değil. Ama, bütün gayret, onun belini kırmak için veriliyor. Başka illetler düşünülmüyor. Bu ülkede çocuğun "satanist" (şeytancı) olması mürteci olması kadar mahzurlu değildir!
Oysa ki, Batı''da, özellikle ABD''de işte bu toplumsal uyumsuzlukları giderebilmek, öğrencinin kendiyle barışık olmasını sağlamak için liselere "Duygusal zeka" dersleri ve eğitimi koyuyorlar. Bizde bunu söyleseniz, adamla dalga geçerler. Bizim öğrencimiz için Türkiye''de muhtar sayısının ezberletilmesi, çoklu zeka kuramlarından daha önemlidir.
Sonra bizde medya gençliği çileden çıkartmak için özel yetiştirilmiştir. Arabalar, mankenler ve hayatın tek gerçek tadı cinsellik diye sunulursa, nefsin en kabardığı çağlarda, bu fakir ülkede gençler çılgına döner. Aşk cinayetleri, uyuşturucu vs... Veya dağa çıkar.
Amerika''yı taklit ediyoruz. Yahu şu ABD''de iyi şeyler hiç olmuyor mu? Oluyor, hatta izlenebilse, gençliği doğru istikamette tutacak ilmi gelişmeler aktarılabilse? Ama, bizim medyanın zihni kapasitesi bunları anlamaya yetmez. Skandallara rağbet ondandır.

