MHP''ye gönül kredisi açan yazarlardanım. Uzlaşmacı ve uyumlu başlangıçlarını hep övdük. Ama; şu ana değin görüntüsüne baktığımızda, mazilerine laf edildi. Özürden vazgeçen onlar oldu.
Türban sorununa eğiliriz, diyorlardı. Kafa kaldıran yine onlar oldu.
Memur alımlarının şekli konusunda geri adım atan yine onlar oldu.
YÖK''e önce esti, köpürdüler. Sonra vazgeçen yine onlar oldu.
Gülen Olayı''nda sessizler. Ecevit bile daha savunmacı. Oysa ki, Gülen hakkında olmasa bile Ortaasya''daki okullar hakkında MHP''nin bir hassasiyeti olmalı. "İş yargıya kalsın, ancak Türkistan''daki bu okullar bu karambolden yara almasın" mealinde bir tepki koymaları bekleniyordu.
Tamam, uyum şart.
Halk, iktidardan kavga beklemiyor.
Ne var ki, kökten yapısal reformlar yapmak üzere bu kadar güvenoyu almış bir hükümetin zinde partisi bu kadar da "silikleşmemeli" canım.
Yoksa, dayılanması Dr. Oktar Babuna''ya geçen bir imaj veriyorlar.
Bizden uyarması.
İleride ağlayan onlar olacaktır.
GÜLEN
Eğer M. Fethullah Gülen, raporlarda iddia edildiği gibi Atatürk konusunda takıyye yapmış, hoşgörü diyerek demokratları kullanmış ve nihai amacı devleti ele geçirmeye yönelikmiş ise, Türkiye''de iyi niyetli pek çok kişi "kandırılmış" olduğunu düşünecektir.
Yayınlanan kasetleri, o halleriyle, pek sevdiğimi söyleyemem. Ama, alıntıları bütününden koparmadan izlemekle ancak nihai analize varılabilir. Bunların katı islamcıları yumuşatmak için söylendiğini belirtiyor Hoca. Onun cemaatini "ılımlılaştırmaya" çalıştığı göz ardı edilmemeli mi denmeye çalışılıyor.
Yargının bağımsız ve usta olduğunu, adil bir usulle "gerçek profili" ortaya koyabileceğini ümit ediyoruz.
Ne var ki, gazetelerde çarşaf çarşaf gezen en resmi/devlet istihbarat raporlarında öyle tarih ve ilahiyat bilgisi hataları var ki, şaşırıyorsunuz. (Şeyh Said ile Said-i Nursi karıştırılıyor; hadis vakıası toptan inkar ediliyor...)
Yargının daha "bilir kişi" olacağından eminiz.
Evet, devletin/hükümetin üst düzeylerinde hem Hoca''nın, hem Hoca''ya karşı olanların hedeflerine yönelik kuşkular var. Bu cümleden, ilginçtir Gülen Cemaatini uyuşturucu, intihar timleri gibi "örneklemelerle" PKK ile "eşleme" zorlaması medyada yapıldıkça aklıma 1980 sonrası "bir sizden/bir bizden" dengeleme siyaseti geliyor. Hani MHP''lilerin bir zamanlar bizi "aynı kefeye koymayın" itirazları. Cezada sağa da, sola da birebir eşitlikçi tutum... Hatırlayın.
Yani Öcalan asılacaksa... (Gerisini siz getirin.)
Hayır, hayır. Bu tür düşünce evhamdır demek istiyorum. Nereden gelirse gelsin, komploları bertaraf eden bir yargı sistemimiz vardır bizim. Medya onun yerini almamalıdır. Herkes sınırını bilsin. Medya dahi.

