Sami Selçuk''un ne kadar haklı olduğunu görmek için onu, onun konuşmasını "kimin-kimlerin" eleştirdiğini görmek yeterli. Asıl korkum, onu açıkça eleştirme cesaretinde bulunmayıp, pusuya yatanlar! İşte, tehlike burada. Hem sonra bazıları niye alındı veya Selçuk''un üzerine şimdi geliyorlar ki!.. O 55 sayfalık "demokrasi beratı"nda bulunan fikirler "ilk" kez söylenmiyor. Türkiye''de bunları söyleyen vardı. Biz de kaç defa yazdık. Siz de şahitsiniz. Sonra Sn. Selçuk, bunları "ilk kez" de söylemiyor. En azından benim programda benzeri ifadelerle düşüncelerini kaç kez anlatmıştı. Bırakın onu, bunları üçyüz sayfayı aşkın bir kitapta açık/seçik ve kalıcı olarak sergiledi. O zaman "tıs" yoktu. Çünkü şartlar kaderdenk bir noktaya sürüklüyor Türkiye''yi. Zaman/mekân atlasında Türkiye depremi yaşamasa ve deprem bazı "şeyleri" açıklıkla sergilemeseydi, Sn. Selçuk''un anlatmak istedikleri bu kadar uygun bir psikolojik ortam bulabilir miydi? Bu bir; ikinci etken, Selçuk, bu konuşmayı Yargıtay Başkanı olarak yapıyordu. Yani "o artık devlet". Şurası kuşkusuz ki, artık devletin kendisi de yenilenmek istiyor. Yani, Türkiye''yi çağdaşlaştırmak isteyenler engel statükocu güç bürokrasi idi. Artık, bunu bu "basitlikle" izah edemeyiz. Türkiye''de devlet içinde statükoyu muhafaza etmek isteyenlerle onu çağdaşlaştırmak, özgürleştirmek isteyenler arasında bir mücadele süreci yaşanmaktadır. Türkiye''nin yarınını da (21. yüzyıldaki uluslararası konumunu da) bu mücadeleyi kimin kazandığı belirleyecektir. Ve, nerede ise bu kavga şu aşamada Selçuk üzerinde odaklanmış, kilitlenmiş, özdeşleşmiş ve şahsileşmiştir. Adeta, onun kaderi ile organik bağ kurulmuştur. Artık Selçuk''u iyi izlemek lazımdır.
Selçuk''un bu kez neden böyle etkili olduğunun izahı, onun bu konuşmayı birilerinin "gözünün içine baka baka" yapmasından da kaynaklanmaktadır. Selçuk''un konuşması dikkat ediniz "arka sıralar"dan alkışı daha çok aldı. Dar çevreyi kıramayanlar. "Şucu-bucu" diye etiketlenip safdışı bırakırlar. Selçuk, Abant''a gitmiş! Diye eleştiriyorlar. Dar çevrede, dar bakışlı kalacaksın. "Diyalog istemezük." Onlara dahi evrensel gerçekleri anlatmaya gerek yoktur... Zihniyeti ona rakiptir.

