Kaydet
a- | +A

Bugün Türkiye Ecevit''in çekilmesi gerektiğini düşünürken; bazıları İnönü ve Demirel''i yeniden siyasi sahneye sürme gayreti içindeler!..

Tabiî, bu arada Erbakan''ın dönüşü için Fazilet''in bir kısmının verdiği inatçı mücadeleyi de gözden uzak tutmamak lâzım!

Bana bunlar yanlış ve beyhûde geliyor.

Maalesef, Erbakan 28 Şubat''ın müsebbibidir. Onun siyasette intikam çırpınışı oldukça 28 Şubat Türkiye''nin üstünden kalkmayacağı gibi, Fazilet de yenilenemeyecektir. Fazilet''te verilen savaş, ak saçlılar/gençler çekişmesinden öte, ileri ve derindir. Bunu hâlâ Refah''ın taraftarı anlayamadıysa ve Erbakan''ı yasağından kurtarmak için ısrar edecekse, bizim siyasi gözlemci olarak söyleyecek bir şeyimiz yoktur!

Gelelim İnönü''ye... Sevilen, saygın bir insan. Yine ona "toparla bizi" deniyor. Erdal bey, siyaseti sevmeyen, özgün mizaçlı biri... Zaten aktifken bile bu işi "kerhen" yapmıştı. O da parti genel başkanlığına siyasi deha olduğu için değil, CHP''nin "Milli Şef"inin oğlu olduğu için getirilmişti. Ve yine isteniyor.

Bu da ayıptır!

CHP, ne içte, ne dışta ilke ve duruşlarını berraklaştırabilecek ferâseti gösterebilmiştir.

CHP, küreselleşmenin önünde mi, arkasında mı, yanında mıdır, belli değil.

CHP, Türkiye''de dinî-kültürel değerlerin neresindedir, o da belli değil.

Siyasî fikir (ve bunu sunacak lider) olmayınca çare "genetik devrim"de aranıyor ve Erdal bey, İsmet Paşa ile kromozonal uyumu nedeniyle göreve çağrılıyor. Hem de emekli yaşında.

Geriatrik siyaset, Çin ve Rusya''da bitmiştir. Ama...

Bir de Demirel isteniyor...

Demirel, sağın efsanevî lideridir. İyice bir cumhurbaşkanı da olmuştur. Ama, başbakan olarak kadmiumunun bittiği 1991''de belli olmuştu. Çiller olmasaydı, DYP kimlik krizini aşamayacaktı.

Aralarında çok sevdiğimiz isimler var. Ama, o kadro, Demirel''li veya onsuz, artık devrini tamamlamıştır.

Türkiye''yi "kımıldatması" mümkün değildir.

Bırakınız geçmişi. Onu hortlatmağa çalışmak her biri ayrı ayrı değerli olan bu liderlere kötülük etmektir.