Kaydet
a- | +A

AB, Türkiyesiz bir Avrupa güvenliği modeli taraftarıydı. Siz hem Türkiye''ye kapı aralayacaksınız, hem de savunmasına ortak etmeyeceksiniz!.. Bu nasıl bir ikilem?

En önemlisi, neredeyse Avrupa''da Türkiye''den daha güçlü bir askerî ülke yok ki!

Avrupa''nın savunması için en çok Türkiye''ye ihtiyaç duyulduğu açık iken...

Demek ki, adamlar bizi oyalıyorlar!

Ya da, ileride savaş ilân edecekler!..

Soğuk savaş sonrası dünyada olur mu olur!

Fazla senaryo yazmadan bazı noktaların altını çizeyim.

AB, giderek içe kapanıyor. Adetâ bölgesel bir koza örüyor kendine. Küreselleşmeye aykırı bir içe dönüklük, adetâ yalnızlaşmaya gidiş bu.

Sinyaller verilmişti.

BAB adı altında bir tür yarım yamalak güvenlik kimliği oluşturmaya çalışmışlardı.

Ardından AGSK''yı kurdular (Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği).

Nedeni belli: NATO''dan bile rahatsızlar.

Kolektif güvenlik, BM şemsiyesi altında yapılır.

Kolektif savunma ise NATO şemsiyesi altında. Arada fark var. Ama, soğuk savaş sonrasında BM''nin farklı tehditlerle karşılaşması sonucu BM aksamaya başladı.

Bosna''da ve Kosova''da.

Burada BM meşruiyeti belirsiz ülkelerin içindeki iç çatışmalara müdahale etme zorunluluğu ile başbaşa kaldı. Hazırlıksızdı. Böylece, NATO devreye girdi. BM Genel Sekreterleri, elleri mahkûmdu, kolektif güvenliği, bölgesel kolektif savunma birimi olan NATO''ya havale/delege etti. Bir anlamda NATO, BM''nin taşeronu oldu. Adetâ askerî kanadı gibi çalıştı. Bu "geçici" bir can simidiydi. BM''nin ileri aşamada bunu devre dışı bırakacak bir askerî teşekkülü oluşturması da pek mümkün görünmüyor. Yani, ileriki -muhtemel- çatışmalarda yine NATO etkin olacak, ister istemez.

Avrupa içi çatışmalarda, en höyük gücünü -ABD/Türkiye ve Kanada''dan alan- NATO''dan sağlayan AB''nin aczi herhalde Avrupalılar''a "utanç" vermekte. Üstelik, AB dışı üyelere muhtaç ve bağımlı olmak, yenir yutulur gibi değil. Hele Türkiye bu avantajı tam ve mutlak AB üyeliğine giriş için koz olarak kullanırsa!..

Dikkat ediniz, TSK''yı Somali''ye göndermede acul davranan Avrupalılar, aynı Mehmetçiğin NATO komutası altında bile Kosova ve Bosna''ya girmesine -ilk başta- ne kadar karşı çıkmışlardı.

Sanki Balkanlar''ı "istirdat" edeceğiz.

Diyar-ı Rum''da Osmanlı''yı ihyâ edeceğiz.

Ne Ortodoksu, ne Rumu istedi bunu. Bu korkuyla yaşadılar.

AGSK Avrupa''da nasıl güvenliği sağlayacak yalnız başına? Hangi karargâh, üs, istihbarat uydu ağı ile?

AB''nin içten içe NATO, daha doğrusu ABD kıskançlığı meydanda.

Hele Washington''un AB''ye girişi için Ankara''nın kulisini yapmasına tahammül edemiyorlar!.. Ama, ne yapsalar boşuna!..