Kaydet
a- | +A

Devrimci olmak için illâ ki Marksist-Leninist olmak gerekmez! Devrimci olmak, her şartta yıkıcı olmak da değildir! Hoppala! Bu da nereden çıktı şimdi? Yazın sıcağında rehâvet gelmiş iken, böylesine coşmak da niye? Af buyrun, değerli okurlarım, ben haddi zâtında sakin mizaçlı, uyumdan yana, evrime inanan biriyimdir. Ama bakıyorum Türkiye''ye... Pislikler çıkıyor, kanalizasyon fışkırır gibi. Yolsuzluklar, gladyöler vs... Anladınız! Araştırılır elbette diyorsunuz. Ve karşınıza derhal "Kol kırılır yen içinde" edebiyatı çıkıyor. Aman, devlete zevâl yok. Yıpratmayalım! Sonra halimiz nice olur? Merak etmeyin, gereken yapılır. Siz yeter ki, fitne çıkarmayın, Stalinistlere uymayın. Milli birlik ve beraberliği bozmayın. Dış güçler pusuda. Ülke kuşatılmış. Malûm sözler... Sonra, aynı tas, aynı hamam da değil. Artıyor. Yine bir hadise, yine yakalanış. Yine üstü kapanış. Sonra, şu hükûmet işi. Yüce Divân hadisesi. Türkiye''de yolsuzluklar biter mi? Bitmez. Yüce Divan''a gidiş/geliş trafiği "siyasallaşmıştır". Dün de öyleydi, bugün de öyle. Siyaseten uygunsa, yolsuz. Değilse masum. Hukukun, hele namusu, insan onurunu ilgilendiren böyle önemli bir veçhesi, siyaseten katledilir mi? Yani, diyelim ben milletvekiliyim; hayatımda helâlden, hatta verâdan kopmamış bir insan olarak, siyasi hesaplarla yolsuz ilan edileceğim. Veya tam aksi, yolsuz beyefendi, siyaseten öyle gerektiği için aklanacak! Böyle olur mu? Ecevit haklı. Meclis''ten bu yetkiyi de alın, verin Yargıtay''a. Yani, bu gidiş iyi mi? Açılsın, hükûmet krizi ise sonuna kadar gidilsin, derim ben.

Şu ülke hep yarım yamalaktan çekti. Değişemedik, dönüşemedik. İlletleri, zilletleri hep sırtımızda taşıdık. Zaten 68 kuşağı geç kapitalizmin savunucusu oldu. XXI. yüzyıl, dönüşümü emrediyor. Tetiksiz bir devrim istiyor. Kimseyi öldürmeden, sokakta "nihilizm" satmadan, yıkıcı olmadan. Bu devrimse devrim. XXI. yüzyılın gerektirdiği dönüşüm, her şeyin süratle belirlendiği günümüzde, evrimle sağlanacak değil. Bu ancak, hadiseleri-sorunları ağdalaştırıyor, bataklaştırıyor. -Efendim, sonuna kadar, nereye kadar varırsa varsın dersek, o zaman halkta moral kalmaz! Diyenler var! Pekiî, halkta şimdi moral var mı? Dehşet filmi gibi seyrediyoruz herşeyi!.. Cesur liderler istiyoruz. Yolsuzluklara tahammül ülkeyi sevmek değildir!.. Ülkeyi geriletmekte. Bu süreçte vatan, millet motifleri de kullanıldıkça, yıpranmakta. Yazık olmakta.