Kaydet
a- | +A

Öcalan''ın yakalanıp, yargılanması sürecine girilmesiyle artan "hamaset"ten rahatsız bazıları. Açık açık da dile getiriyorlar sıkıntılarını... Tuzları kuru zahir. Milli ve manevi değerlerin istismarına karşıyızdır. Samimiyet gerek. Saldırgan bir şovenizm ise insanlık düşmanlığıdır. Kabul. ama, şehit ailelerinin ıstıraplarını ilk defa bu kadar aleni haykırmalarından daha doğal hangi hakları olabilir ki. Bizlerin de onların bu acısını paylaşma dileğimiz değil midir, bizi kederde sevinçte ortak yapan millet paydası? Materyalizmin sivrilttiği bireycilikle kamu ruhunu kaybetmeye yüz tutmuştuk. Bu şehitler verdi bize o milli heyecanı. Sonra bir baba için evladını kaybetmek ve bir çocuk için babasız büyümek kolay aşılacak bir acı mıdır? En buruğudur ıstırapların, çeken bilir, gerisi boş. Şimdi o acıya "hamaset" deyip, küçümsemek. Bunlar Türk olamazlar. İnsan dahi olamazlar. (Ben iyi bir baba olabildim mi, bilemiyorum. Ancak, kendi babama ve Faik beye layık olmak dileğimdir.) Bu nedenle bu pazar yazımı "Türk Dili"nden iktibas edeceğim aşağıdaki şiirle bitirmek istiyorum:

*** Babalar Günü''nde Vurdular Beni "Bir Güneydoğu şehidi konuşuyor"

Bu pazar, "Babalar Günü" babacığım, "Babalar Günü". Bir görseydin o kanlı düğünü, Bir görseydin Bir hain kurşunla vuruldum Şemdinli''de, Bir hain kurşunla. Oysa, "Babalar Günü"ydü bu Pazar. Bir çiçek getiremedim sana babacığım, Bir çiçek getiremedim, Hakkari dağlarından. Ama, Bir gelincik oldum al al. Silahıma, koğuşuma, mangama Ve Kaytan bıyıklı komutanıma, Hoşçakal! Diyemeden, Ay yıldızlı bayrağıma, Sarılı tabutumla, İşte ben geldim babacığım, İşte ben geldim! Sil o göz yaşlarını, Şehit babasısın sen artık, Ağlama! ''Giden gelmiyor!'' diyen o halk türküsünün, Takılıp ardına, Ellerinden öpmeye geldim babacığım, Ellerinden öpmeye geldim. Kutlu olsun "Babalar Günü"n! Özbek İNCEBAYRAKTAR