Ahmet Taner Kışlalı''ya yapılanı kınıyorum. Hakikaten, yüreğimiz parçalandı. Bir insan -alelade bir insan bile olsaydı- ki, bir bilim adamıydı; bütün insanlığı katletmişler gibi hüzünlendik.
Hele eşi, bebeğini görünce...
Rahmet diliyoruz.
Terör bir insanlık suçudur. Fikirleri, davaları silahla "savunmak" asla kabul edilemez.
Bütün bunlara hepimiz imza basarız da, bu konularda ne kadar hassasız, titiziz; oradan emin değilim. Bu ruhu yansıtmak, olgun davranışlarla kaimdir.
Taner''in cenazesi vesilesiyle, cinayetle asla ilgisi olmayan kesimler (dahi) lanetlenecekse!..
Ayrıca, merhumu tanıtan arkadaşlarını izliyorum. Niye onu adetâ tutkulu bir "savaşçı" olarak portreliyorlar?
Niye hep "militarize" söylemler kullanıyoruz?
Fikirler tartışılır, onlarla savaşılmaz ki!..
Tabiî ki ülkede düşünce ayırımları, hatta çatışması olacak; ancak bunun "diyalektiği" neden harp terminolojisi ile ifade edilsin?
İlginçtir, şu son demlere kadar "cihangirâne" ifadeler sağ söylemin jargonundaydı.
Şimdi, tam aksine solda. Oysa ki, ananevî olarak barıştan bahseden hep onlardı.
Şimdi, tam aksine, barıştan, hoş görüden, uzlaşmadan bahsedenler sağda.
-Efendim, nasıl inanacağız?
Yani, hep kavga mı edelim?
Yazık değil mi? Yetmişlerde, seksenlerde akan kanlar yetmez mi?
Barışta birleşsek olmaz mı?
Manço''yu yitirdiğimiz gün, acaba barışı da mı kefenledik?
TARİHE ATFEN:
Enver Paşa, Sarıkamış''ta 60 bin askeri soğuktan kırdı diye lanetledik onu ebediyyen tarihin kayıtlarında.
Öyle denir ki, Ruslar''a taarruz sırasında ordu lojistiğini açınca kar kaputları yerine, yazlık terlik çıkmış!.. Bugün depremden sonra Kızılay''ın çadırları sular altında kaldı. Çoğu depremzede bunlara piknik çadırlarıydı, dedi.
Gerçi sonra sözünü geri aldı ama Recep Önal Bakanımız, ilkin, "deprem yardımlarıyla maaşları ödedik" demişti. Talat Paşa''ya da "Niye savaşa girdik?" diye sorulunca "Maaşları ödeyemiyorduk. Savaşa girince Alman yardımı alacaktık" demişti.
GELECEĞE ATFEN:
Kendimize çeki düzen vermek için tarih, muazzam bir laboratuvar sunar.
Geleceği düşünmek de onu perçinler.
Sakin olup, bizi tekrar karıştırmak isteyenlerin oyununu bozmak lazımdır.
Düşününüz:
1. Önümüzde Bakü-Ceyhan hattındaki olumlu gelişmeler ufuk açıcıdır.
Karartılmamalı.
2. AB''ye üyelik, hiç bu kadar bize yakın görülmemişti.
Kaybedilmemeli.
3. İlk kez Türk halkı, demokratikleşme talebinde bu kadar şuurlu bir olgunluğa erişti.
Ters yüz edilmemeli.
Barış gerek bize.

