Kaydet
a- | +A

Kışın ortasında bu da nereden çıktı? Doğalgaz akmıyor, elektrik kesiliyor, sular akmıyor. Isınamıyoruz, aydınlanamıyoruz. En basit ihtiyaçlarımızı bile gideremiyoruz. Milenyuma giren Türkiye''den manzara. Hem de ücra köylerimizde, belli bir yöremizde değil. Her yerde, ana kentlerde. Üstelik, ne zaman, ne kadar olacağı belli değil. Sanki Allah, depremzedelerin acısını, sıkıntısını bütün halk daha iyi kavrayabilsin diye, onları da bazı vesileler ile benzeri ortamlara sokuyor. İrfânı olan düşünür. İbret alır. Özellikle aç olan komşunun hâlini anla diye kurgulanmış gibi sanki. Öte yandan, başka dersler de var, tabiî. Doğalgazın akışında aksama var mı, var. Nedeni, Rusya mı? Rusya. Pekiî, enerjide tek maddeye bağımlılık doğru mu? Dahası, enerjide tek ülkeye bağımlılık doğru muydu? Hele bu ülke ne yapacağı, ne olacağı belli olmayan Rusya ise!.. Şimdi komplo teorisyenleri AGİT''te bozum olan Yeltsin''in bu Türkiye''den intikamı...deseler, haksız mı çıkacaklar? Devlet bile kendini suçluyor. Başbakan ve Enerji Bakanı, ortak bir ağızla, "Ah şu DPT!" dediler. "Yolladığımız projelere cevap alamadık." Her vesile ile durağanlık, hantallık sergileniyor. Bu da artık Türkiye''nin kendini aşması gerektiğini acı tokatlarla vurguluyor. Değişim değil, değişimi kabullenmek acı oluyor. Türkiye değişerek 21. yüzyılı yakalayacak. Değişerek, Avrasya''nın uluslararası enerji terminali olacak.

Ve ne ilginç tecellidir ki, bu misyona talip olan Türkiye bugün enerji krizinde. Aslında çelişkilerle yaşıyoruz. Ona diyeceğim bir şey yok da; aman 1977''lere dönmeyelim. İrtica ile mücadele derken, o günlerin kuyruklarına, yoksunluklarına dönmeyelim. Aman Bülent bey, gözünüzü seveyim. İleriyiciyiz derken, gerilere gitmeyelim. Özel koşullarımız gereği, cumhuriyetin belli dönemlerinde asker kökenli olmak cumhurbaşkanlığı için teamül haline gelmişti. Küreselleşme ile birlikte sivil topluma dayalı bir yeni dünya oluşur ve bize burada çok özel bir yer ayrılmışken, maziin hassasiyetlerini aşamamak Türkiye hakkında endişelere neden olmaz mı? Milli çıkarların artık farklı parametrelerle ölçüldüğünü kavrayamazsak, milliyetçilik uğruna kendi kalemize golleri yeriz. Milliyetçilik, değişen koşullar uyarınca millî hedef ve çıkarları yeniden tayin, tasnif ve takip etmek değil midir?

BİR''İN ADAYLIĞI Org. Çevik Bir, Cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklamış. Pekiî, yasa değişmezse, Meclis onu seçer mi? Pekiî, halk oylaması ile seçime gidilirse, halk onu seçer mi? Bilemem!.. Bildiğim bir şey var, o da bu beyanıyla Sn. Bir gönlündeki "baklayı" düşürdü.