Kaydet
a- | +A

A. Taner Kışlalı, milli bir coşku ile uğurlandı.Herkes, naklen verilen cenaze törenini izlerken belki aynı duyguya kapıldı.

Nitekim, o duygu "ortak akıl" olarak Hıncal Uluç tarafından infiâlle ifade edildi.

Sloganların tatsızlığından söz ediyoruz.

Bunlar modası geçmiş, üstelik yakalanan tolerans havası ile zıt taşkınlıklardı.

En yadırgayıcı olan da bunların müsebbibinin, bir yerde, CHP olmasıydı.

Yadırgayıcıydı; çünkü, CHP, Deniz Bey''den sonra, ümit oydu ki, ılımlı bir kimliğe çekilecek; hizipçiliği bir kenara bırakacak ve dünya ile Türkiye''deki dönüşümleri kaale alarak çağdaş bir sosyal demokrat partinin üretilmesini sağlayacaktı. Bu beklenti ile aydınlar, ona kredi açmışlar ve Meclis''te bu tarihi partimize yer olmalıdır diye onu unutturmamak için ellerinden gelen desteği vermişlerdi.

Ancak, bir hayal kırıklığı daha yaşandı.

Merhum Kışlalı''nın mizacı, savunduğu centilmenlikle yakışmayacak üslupla cenazeye sahip çıkıldı. Başbakanın yuhalanması, keskin söylem sadece CHP''ye zarar verecektir.

Kaldı ki, Öymen''in ağırbaşlı tavrının da bu son gösterileri onayladığını sanmıyorum.

CHP, Meclis dışında diye bir sokak partisi olmak ihtiyacını hissetmemeliydi. Çünkü, siyasal hayat onu dışlamış değildi.

Medya onu tecrit etmiş, yalnızlığa sürüklemiş değildi. Merkezin ya devletleştiği, ya da eğilimlerin uçlara kaydığı bir ortamda CHP''nin kitlesel hadiselerde vakur tavrı yürek serinleten bir çerçeve sunabilirdi.

Olmadı.

Kutan''ın itidalli bir tablo çizdiği şu kavşakta CHP''ye sinen bir radikalleşme arzuladığımız sosyal barışı zedeleyecektir.

Hadiseler Ecevit''in bir kez daha haklılığını ortaya koymaktadır. Yazık oluyor. Aileyi, acısına rağmen, bu kadar rencide etmek ile kim ne kazanmıştır; toplum vicdanı sorguluyor.

CHP de kendini sorgulamalı.

Oysa ki, böyle bir niyeti yok. Ne cenazede, ne sonrasında, bırakınız yuhaladıkları, zan altında bıraktıklarından özür dilemeyi, aileye bile "pardon" demediler.

Sosyal dokunun zedelenmemesi için büyük acının onların yüreğine kor gibi düşmesine rağmen Cumhuriyet gazetesinin olumlu tavrı da gözümüzden kaçmamıştır.

Hükûmetin Diyarbakır''da "karamsarlığa, paniğe gerek yok" mesajları ile etnik sorunun açtığı yaraları sarmaya devlet titizliği ile gitmişken; hepimizden beklenen kucaklaşmaktır.

Kutan''ın "Türkiye laiktir" yerine "laik olmalı" demesi doğrudur. FP''nin laikliğin çağdaşlaştırılması talebi yerindedir. Tercihi samimi bir karar olmalıdır.