Kaydet
a- | +A

Dünyada yalnız yaşamıyorsunuz ve ister istemez kürenin bir başka yerinde olanlar sizde izdüşümlere, çağrışımlara sebep oluyor. Los Angeles''ta deprem oluyor. Risk kuşağı olan yörede tek bir ölüm bile yok. Pekiî, niye bizde...diye sormaz mısınız? Pakistan''da askeri darbe oluyor. Konjonktürün "nezâketine" rağmen benzerlikler/farklılıklar vurgulanıyor. "Sorgulayıcı" olmak mecburiyetindeyiz. Konuşan, tartışan değil, sorgulayan ve sorgulayıcı bir demokrasi anlayışından bahsediyorum artık. -Niye Türkiye böyle? Bile değil artık sorgulayacağımız? Kim, niye değişimin önünü kesiyor? Demek lâzım. Biz hep köktencilik lâzımsa, öncelikle kökten demokrat olmak lâzımdır diye yazadurduyduk. Şimdi yalnızlığımıza katılanlar var!.. Acaba Türkiye''de değişimi gerçekleştirecek kolektif şuurun boyutuna da eriştik mi? Sami Selçuk, devlet içinde ilk kez bu kadar açıkça ilân etti. Ona kısmen Demirel katıldı. Mesut Yılmaz, hayretle izliyoruz, nerelerden nerelere geldi!.. Bakan İrtemçelik''in söyledikleri/yaptıkları tam "devrimsel". Eğer bunlar 1 Nisan şakaları değilse Türk demokrasisi için ümitvar mı olalım?

Şaşılacak şey, Öcalan bile "Demokratik Cumhuriyet" fikrine geliverdi. Bu da tekâmül. Aslında bir analiz yaparsak, değişimin lehindeki faktörleri şöyle sıralamak mümkün: 1. Devlet, kendini reforme etme sinyalleri veriyor. 2. Siyasetçilerin bazıları geleceğin mesajlarını sezdiler. Kullanıyorlar. 3. Sivil Toplum, birbiriyle didişmek yerine demokrasinin "derinleştirilmesi" için yana yana gelebiliyor. Öte yandan; "Aman ha, Türkiye bölüp, parçalanır; siz siz olun bizim vesayetimizde kalın" diyenlerin tezleri zayıflıyor. 1. PKK terörü bitti. 2. Dinin siyasallaşması, onca tahrike rağmen (çok şükür) şiddete dönüşmedi. 3. Soğuk savaş bitti. Kamplaşmalar çözüldü. 4. Avrupa ile ilişkilerde de, Saddam''la olan ilişkilerde de pusuda yatan dış düşman beklentisi deprem sonrasında eski kimyasını yitirdi. Değişime karşı olanlar hangi fikre sarılacaklar şimdi? Meraktayız. -Efendim, zamanı değil! Diyenler için üçüncü milenyum da yetmeyecek!.. Devleti "kutsamaktan" vazgeçmek, asıl mukaddes olan dini de kendi konumuna çekecek; siyaset dışı aktörlerin "de-politizasyonu" demokrasiyi yönetir hâle getirecek; güvenlik paranoyasından kurtulmak vatandaşı özgürleştirecektir. Biz bunları tartışacağımıza depremi kim yaptı, darbeyi kim önledi diye itişiyoruz. Faili meçhul bir demokrasi!.. Değiştirin! Değişelim!