MHP kongresi önemliydi. Zaten kongreler, lider yarışlarına kaç zamandır sahne olmuyor. O nedenle heyecansız. Daha ziyade hâlihazırdaki lideri parlatan (PR) etkinlikleri gibi geçiyor. Eh, arada delegeyi toplayıp, bir parti partisi vermek lâzım, kâbilinden. MHP, bunu yapmadı. Son zamanda Sami Selçuk ile birlikte Ankara zirvesindekilerin adetâ akademik vizyon sergiledikleri açılışlar moda oldu ya, MHP bu teamüle uydu. İyi de yaptı. Fikrî açılımların kamuoyuna intikâli için gerekli bunlar. MHP''nin buna ihtiyacı da vardı, zaten. Çekiçle örs (orak demiyoruz artık) arasında kalmış bir partiydi. Bir yanda onun soğukkanlı yaklaşımlarını küçümseyen, endişe ile izleyen monşerler; öte yanda ürkekliği ile alay eden rakipler ve arada ezilen taban. Bir ses verilmesi gerekiyordu. Öte yandan, zamanlaması da yerindeydi. AB ile buluşma, 8 Kasım''da bir merhâleyi idrâk edecekse, bunun öncesinde MHP''nin bir "andıç" (memo) sunması gerekiyordu; en azından işleri kolaylaştırabilirdi. Devlet Bey de bunu yaptı. MHP için bir "yol haritası" çıkardı. Yüzyılla buluşma, doğru bir slogandı. Türkiye 21. yüzyılda bir Dünya Devleti olacaksa, bu yüzyılın ruhunu, havasını da doğru soluması lâzımdı. Yüzyılın akıntılarına karşı kürek çekmek Türkiye''yi şelâlenin ucuna götürürdü. Devlet Bey, doğru "sinyaller" verdi. Ama, muhteva henüz mukaddime niteliğinde. Daha doğrusu, "iyi niyet mektubu" hâlinde. Bu bile muarızları tarafından eleştirilecektir. İçini tam doldurup, muhtevayı da ikna edici şekilde sunmak lâzımdır. Temel sıkıntı belli: MHP merkezde mi, çevrede mi; devlette mi, sivil toplumda mı, yine anlaşılamıyor. Mesajlar, bu nedenle bir oraya, bir öteye postalanıyordu. MHP lideri aferinleri topluyor. Ama, Devlet Bey mi, Sayın Bahçeli mi olacak; hâlâ karar verilmiş değil, galiba. Türkiye''de devlet güçlüdür. Dışa karşı hep de güçlü olmalı, kalmalıdır. Ama, Türkiye''de sivil toplum güçlü değildir. Güçlendirilmelidir. Bunu da siyasilerin yardımı sağlar. Onların duruş yeri sağlar. İleride bu konuyu bir "andıç"la açarım!..
Teşekkürler E-mailler geldi. S. Hakkı Cansız, Tuğrul ve Şadiye Küçükler, Ersin Afacan, Sibel Yıkılmaz, M. Afşin Gürler ve Ceyhan Ortaç''a nazik iltifatlarından dolayı teşekkür ederim.

