Kaydet
a- | +A

Türkiye''nin temel sorunu yolsuzluk. Devletin, ekonominin içinde bir "ana bayii" olması bu süreci körüklüyor, deniyor. Siyaset, bu kaynaklara ulaşıp, bölüşümünde müessir olmak için devleti ele geçirme sanatı olarak görülüyor. Bu mantıktan yola çıkarsak, özelleştirme kesin çözüm gibi mütalaa ediliyor.

Teşhis, tesbit, tedavi doğru...

Ama, olmuyor işte.

Devlet, kamu bankalarını satışa çıkardı.

Özelleştirme ihâleleri açıyor, bir yandan...

Öte yandan ise, devlet kurtardığı yani Merkez Bankası ile mecburen kendine kattığı bankalar yetmiyormuş gibi şimdi de beş "büyük" bankayı daha zimmetine geçirdi!

Ne kadar tezat değil mi?

Neden yaptı bunu?

Herhalde "memnuniyetiniz bizim için birinci sırada gelir" diye halkımıza bir selâm vermek için değil.

Bankacılığa, hem iç, hem dış telkinlerle, bir disiplin vermek için.

El konan bankalar "özel teşebbüs"ün.

Üstelik, "başarılı" müteşebbislerin.

Ama, bankaları alarm zilleri çalıyordu.

Buyrun işte, hani devlet KİT''lerde beceriksiz de, özel teşebbüs fevkalade mahir mi?!..

Devlete kızıyoruz; ama, "hür" teşebbüs aldı, işletebildi mi?

Bankaların özelleştirilme süreci de özelleştirilme sonrası süreci de emniyet telkin etmiyor.

Şu anda tartıştığımız Çakıcı, bankaların özelleştirme sürecinin kahramanlarından.

Nerede ise pek çok özelleştirme öyküsü Sultan Hamid''in dahi ilgisini çekebilecek polisiye maceralarla örülü.

Geçiniz, sonraki dönemleri de pek "şaşaalı." Devlet ne yapsın?

- Türkiye''nin neyi meşhurdur?

- İskender kebabı, Maraş dondurması ve bankacılık öyküleri!..

Beş bankanın sarsıntı geçirdiği ve el konulduğu bir gün ve gecede her "az sonra"da aynı bankaların sıram sıram reklâmlarının yayınlanması, bence sinirleri hoplatan tüyler ürpertici bir kara mizahtı.

Hani bir reklâm etiği vardı.

Kalem-malem kırıyorlardı hani.

Sokaktaki adama sorun, size bir ay öncesinde (en az) bu bankalara el konacağını söyleyebilirken, reklâmcılar derneği, mesleki kuruluşları endişelerini izhar etmediler mi?

Hem sonra, diyorsunuz ki, serbest piyasaya geçeceğiz. Sonra, banka kurtarıyorsunuz.

Ya, bankaların içini boşaltmak için banka alan varsa, onları teşvik etmiyor musunuz?

- Pardon yani! Diyen faturayı devlete ödetiyor. Devlet de, vatandaşa zevâl vermesin diye (ve Kastelli gibi bir facianın ceremesini siyaseten ödemesin diye) zararı üstleniyor.

İyi de, vatandaş da akıllı olsun, parayı emin yere yatırsın.

Ek vergilerimizle batan bankaları ödemeyelim.