Her iki tarafın da aşırıları "küreselleşmeye" karşı. Cebimiz de, kültürümüz de gidecek diye belli bir alınganlık içindeler.
Bu çerçeveden bakıldığında globalleşme eşittir Amerikanizm, o da McDonaldslaşma ve Disneyleşme gibi görülüyor.
Fast foodu ben de sevmiyorum.
Üstelik, geçenlerde "sefer tası harekâtı" ile ilgili müspet de bir yazı yazdım.
Pekiî, soru:
Çocuklar McDonalds''ı mönüsü için mi seviyorlar? Cevabı:
Hayır. Kendi yaşlarına uygun bir ortamı buldukları ve hediye dağıtıldığı için seviyorlar.
Pekiî, yine soru:
Bizde hangi restoranlar "çocuksever"dir?
Akşam ailece gidecek yer bulamazsınız.
Ya içkilidir, ya fasıllı. Olmayanlar da çocuk gürültüsünden hoşlanmaz. Ters bakar girişte!..
Öyleyse, niye kızıyorsunuz McDonalds''a!..
Bizde daha yeni bazı lokantalara çocuk iskemlesi kondu, onlar için bir bölüm açılıp, kaydırak gibi oyalayıcı nesneler yerleştirildi. Yalan mı?
Pekiî, çocuklar Arnavutköy "Ali Baba" diyorlar da başka bir şey demiyorlar. Neden? Cevabı, güleryüzdür.
McDonalds''a kızmayın, kendinize kızın, ey restoranlar!..
Gelelim, Disney''e.
"Kültür gidiyor. İstemezükçüler"e...
Siz ülkenizde kaç Disneyland açtınız, kendi milli-tarihi motiflerinizle?
Metin abi Türk Açık Hava Müzesi diye yıllardır uğraşıyor. Netice?
Doğru konuşalım.
Çocukları, müzelere ne götürüyoruz; ne de müzeler çocukları istiyorlar!
Daha adımınızı atmadan bakıcısı yüzünüze aksi aksi bakıp "çocuk ellemez değil mi?" diye sertleşiyor.
Sanki her çocuk arsızdır!..
"Gürültü yapma! Oradan geçme" diye azarlamalar cabası.
Disney''de güleryüz var.
Onun için millet fedakârlık edip, evladını alıp, ta Fransa''ya, ABD''ye uçuyor.
Disney filmlerini beğenmezsiniz. Çünkü, Amerikancıdır! Bu da doğru değil. Çünkü, Disney son filmleriyle "yerelleşti." Afrika''dan bile kahramanlar ithal ediyor. Aslını zikredelim. Disney "light" veya "soft" kaçıyor. Şiddet yok.
Oysa, Pokemon zararsız mı? Her türlü vurdu kırdı var. Ama, o ne de olsa Japon. Hani kalkınmasını örnek aldığımız ulus. O yaparsa severiz!.. Ne olursa olsun, ondan olsun, çiğ balık (suşi) bile yeriz!.. Pokemon''daki "dövüşçü" yaratıkların kartlarını alıp, birbirine kırdırırız.
Son söz gibi birşey:
Yalvaç (Ural) Bey''in dediği gibi, çocuklarımız artık bizden ileride.
Biz onlara yetişmek zorundayız.
Ben bilgisayarı, interneti oğlumdan öğrendim.
Onun için kızımla nesil kopukluğu yaşamıyorum. Siz çocuğunuzu tanıyor musunuz?

