Erbakan''ın Libya gezisinde "başına gelenleri" bir Türk olarak onaylamak mümkün değildi. Ancak, o zaman, hatırlayın, bugünkü iktidarın ortakları Refahyol''u topa tutmuşlardı.
Dış politikamız, ABD ile işbirliğimiz de zedelenecek demişlerdi.
Çünkü, Libya, Washington''ın kara listesindeki bir ülkeydi.
Aynen Irak gibi!
ABD, Saddam''la anlaşamıyor.
Sn. Ecevit kriz sırasında Saddam''a gitmişti.
İktidarı ile "bölgeselcilik" nedeniyle Irak ile, ABD''yi çileden çıkarırcasına, yakınlık kurdu.
Global hedeflerle bölgesel çıkarlarımızı çeliştirircesine.
Clinton bunu sineye çekti.
Bush ise altta kalmadı. Türkiye''ye "sormadan" Irak''ı vurdu.
Ecevit, buna içerledi.
Ama, kimse Ecevit''e içerlemiyor, ABD nezdinde Libya ile Irak''ın farkı olmadığı; Kaddafi ile Saddam''ın Kürtçülük konusundaki fikirleri örtüştüğü halde...
Refahyol, MGK''da, haklı veya haksız, eleştirilmiş, ağır salvolar altında kalmıştı.
Bugün Ecevit, bir MGK toplantısını terk etti.
Orada "terbiye dışı" -kendi aktarımı ile- ifadelerle karşılaştım, diye.
Eleştirdiklerine muhatap oluyor, ayniyle kendi başına geliyor, insanın...
İlginç, değil mi?
Üstelik, kendi "seçtiği" bir Cumhurbaşkanı tarafından "azarlanmak", kolay kabul edilir bir durum değil.
MGK''lar "diyalog" mercii olmalıdır.
Orhan Erkanlı "Askeri Demokrasi" adlı anılarında MGK''yı bu yönüyle demokrasinin işleyişi için elzem görür.
Ama, korkuyoruz, orası muharebe alanına diyalogdan ziyade çatışma forumuna dönüşmektedir.
Demirel, 28 Şubat''ta tampon görevini ifa ediyor, uzlaşma ve sentez noktası olmaya çalışıyordu. Gelişmeleri tam bilmiyoruz; ama Sezer, o mahalli kullanırken iktidar karşıtı bir duruş sergilemektedir. Bunu yaparken, bürokrasi ile siyaset unsurları arasında ilki yanında saf tutmuş ise, o zaman Türkiye rejiminin ileride ciddi sorunları baş gösterebilir.
Ecevit de zannederim bu noktayı kastederek, tartışmanın yeri "kamu görevlilerinin önünde" olmamalıydı demiştir.
Hadi bunu geçelim.
Ya eski bir Cumhurbaşkanımızın, dünle bugün arasındaki performansı?..
12 Eylül öncesinde sokakta pankart taşıyarak yürümek "solcu" işiydi.
Bugün, trafik/mrafik bahane, 1980 Darbesi''nin mimarı Evren yürüyerek, eylemci oluyor!..

