Kaydet
a- | +A

Ders yılı başladı. Her eylülde duyduğumuz "klişeler" yine manşetlerde.

Ekranda veliler haykırıyor: "Servis ücretleri pahalı... Okullarda bağış istiyorlar."

Belki ikisi de doğru, diyeceksiniz.

Tabiî, haklısınız. Devlet öğrencinin her ihtiyacını karşılamalı. Veli de evlâdı için tek kuruş harcamadan mezuniyetini görmeli. Ama, oraya ayırdığı parayla yemeli, içmeli, gezmeli, tozmalı. Var mı böyle ballı börek?

Bırakın popülizmi!.. Ucuz halkçılık bunlar.

Bir kere servisler, gerçekten de, iyi hizmet sunuyor. Minibüsler temiz, şoförler ehil, hepsi üniformalı, servis ablaları... Daha ne istiyorsunuz? Bunların maliyeti yok mu? Türkiye''de maaşlardan başka ucuz olan bir şey kaldı mı ki, söyleniyorsunuz.

Taşınan boru değil, evlâdınız. Vereceksiniz.

Yemeyip, içmeyip ödeyeceksiniz. Gerçek ebeveynlik şikayetle olmaz.

Gelelim okullara:

Devlet okulları bedava. Oh ne âlâ! Sosyo-ekonomik konum tefriki yapılmadan her aileye bedava. Bu, sizce adil mi? Herkesin evladının eğitimi için ayırabileceği rakam vardır. Kimi için bu ayda beş, kimi için 50 milyondur. Ama, zorunluluk olmayınca kim verir? Hangi velinin aklına bu okulda çocuğum okuyor, evlâdım temiz tuvalete gitsin diye onarıma para vermek gelir?

Elinizi vicdanınıza koyun. Etrafınızdan kaç kişi okula gidip, müdüre çıkıp, "Size nasıl yardımcı olabilirim?" diye soruyor.

Müdür, sadece eğitim koordinasyonu değil, okula sponsor bulacak bir pazarlamacı da olmalı!..

Bağış bu koşullarda yegâne kurtuluş çaresidir.

İnsanlar gönüllü yapsalar, zorakî gibi teşviklerle karşılaşmazlardı.

Hele Bakanlık çıkıp da, "Katiyen bağış alınmayacak" demiyor mu? Bağışla Bakanlığın eksiği kapatılmaya çalışılıyor, kendi ayıbınız ortaya çıkıyor, bari susun. Veya okulları o hâle getirin ki bağış istenmesin!

Bağış yapılmalı.

Eğitim, profesyonellerin işi tamam.

Ama, kaç veli, okulun yan aktivitelerinde destek sunuyor?

İlkokul çocuklarını bile "haydi" diyerek yalnız başına yollara katan babalar mı?

Yoksa, çocuklarını hizmetçi ile servise bindirip, horlayan analar mı?

Sosyal devletten yanayım ben.

Hep onun kavgası için yıllardır yazı yazıyorum.

Sosyal devlet, tamam da!

Sosyal birey olmaz mı?

Vatandaş, haklara gelince cazgır, kamu sorumluluğuna gelince "arazi".

Katılımcı demokrasi, nimet kadar külfeti de paylaşmak demek.

Devlet sosyal olsun, vatandaş bireyci, egoist, bencil.

Oh, ne ala?..

Bizler sosyal olamazsak, devlet niye sosyal olsun?

Müstahakamızı buluyoruz.

Çıt yok!