Kaydet
a- | +A

9 Aralık kararlarını öven övene. "24 Şubat''ı bastırırmış." Adetâ yeni bir ekonomik milât. (Bu milât lafı da gına getirdi...) Bu devrimle, dolar kontrol altına alınacak, bu silah kullanılarak enflasyon düşürülecek; bu süreçte faiz ve krediler otomatik inişe geçeceği için, yatırım, dolayısıyla üretim artacak. Uzmanlar bu projenin gerçekleşmemesi için engel yok, diyorlar. En önemlisi; deniz bitti. Başka çare kalmadı. Bu tuttu, tuttu; tutmadı battık. İkincisi; IMF, Dünya Bankası vs. gibi uluslararası finans çevrelerinin desteği (hattâ denetimi) söz konusu. Yeter ki, iktisadî dönüşüm zaman alır. Bu müddet içerisinde siyasî çalkantı olmasın da bu gidişi tersyüz edecek politik bir zaruret yaşanmasın. Tek derdimiz bu olsa!.. Siz doların değerini tavan/taban arasında hapsedebilirsiniz; ama milletin ekonominin geleceği hakkında düşüncelerini bir anda olumluya çevirebilir misiniz? Yani, ekonomiye ilişkin psikolojik beklentilerden söz ediyorum. Çünkü, bu kanaatler, reçetenizin tutup, tutmayacağını, tutacaksa onun gecikip gecikmeyeceğini belirleyen moral etkenlerdir. Bir kere bu millete, cumhuriyetin kuruluşundan beri, ekonomi düze çıkacak, yeşil ışık gözüktü denedurmuştur. Yeşil ışığı gören varsa, beri gelsin! Halkın, iktisadî refahı yakalayabileceğine dair inancını nasıl pekiştireceksiniz. Devletin döviz kasalarının dolu olduğu günler yaşanmadı değil. Ama, hane bazında gelir iyileşmesi ne ölçüde ülkeyi kucakladı? Sayısal mı, millî piyango mu; yoksa ulusal ekonominin idaresi mi daha fazla vatandaşı heyecanlandırıyor? Devlet dahi paraya sıkıştıkça şans oyunlarının vergisini artırarak, belini doğrultmuyor mu? Sonra, bir kesim var müştekî. Sermayenin rengi denmiş ürkütülmüş. Yatırımlarımı yurt dışında yapacağım demiş. ÖFK Yasası ile tasarrufçusu küstürülmek üzre. Acaba Anadolu kaplanlarının yükselişini çekemeyenler mi var diye soranlar var mı yok mu? Siz bu psikolojiyi nasıl gidereceksiniz? Bitmedi. Depremde yaşadık.

"Yardımlarımız yerine gidiyor mu?" diye millet sormadı mı? Daha sonra ek vergiler geldi. Herkes "Yerine gideceğini bilsem" diye söylenerek yatırmayacak mı? Ekonomide yolsuzlukların kesileceğine dair inancı bu milletin vicdanına nasıl yerleştireceksiniz? İhâlelerin şeffaflığı... Devletin ekonomiden çekilmesi... Özelleştirmede dürüstlük... Mafya-siyasetçi ilişkileri... Siyasetin finansmanı... Bütün bu yukarıdaki hususlar hakkında milletin neler düşündüğüne engel olabilir misiniz? Her biri "düşünce suçu" kapsamına girer mi, girmez mi? Aleni söylense bal gibi girer de... Millet bunları psikolojik rahatsızlığından düşünmüyor hani!..