Ankara sıcağında siyaset yorulacağa benzemiyor.
Af Yasası bir kere daha, bir yıl arayla, yeniden gündeme geldi. Tasarısı çıktı.
İyi niyetli bir çıkıştı bu. Ama, olmadı. Toplum vicdanında mâkes bulmadı. Kamuoyu destek vermedi.
Hapiste olanlara "Biz seni affetmiyoruz" demek zordur. Pek insanî "tınısı" yoktur.
Ne var ki, "Hapishanelerimiz çok dolu..." diyerek insanları salıveremeyiz.
Halkımız adaletsizliklerden yakınıyor.
Hukukçusu "reform" diyor.
Mağdur, bu suça bu ceza mı diyerek -iki taraftan da- şikayetçi.
Ve sanki bunları yok sayıp, kısmî bir afla -sanki inadına yapar gibi- iktifa edin diyorsunuz.
Vatandaş tedirgin. Aramızda dolaşan onca psikopat, mafyacı, magandası bize yetmezmiş gibi bir de diğerleri çıkarsa ne olur, kâbusu ile yaşamaya başladı.
Öyle de denk düştü ki, af tartışması sırasında Şemsi Denizer öldürüldü. "Şartlı tahliye"den yararlanmış kişi tarafından... Tam bir kara mizâh.
Dahası da var.
Siyasi yasaklı var. Siyasi suçlular var. Düşünce suçluları var. 2000''li yıllara giden Türkiye''de af çıkarken, onlar "kapsam dışı."
Halkın beklentisi daha fazla demokratikleşme, özgürleşme derken, ona ilişen yok!..
Çünkü, affın felsefesi yok. Projesi yok. Anlamı yok.
Korkarım, hükûmet bunu da sosyal güvenlik tasarısı gibi geri çekmek zorunda kalacak.
Bu "gel-git" hükûmeti olacak ve maalesef yıpranacak. Ardında büyük oy çoğunluğu olmasına rağmen sıkıntıları var.
Aynı sıkıntı "tahkim" de karşılaşacak.
Tahkimi çıkartabilmek için muhalefete ihtiyacı olan hükûmet, Erbakan''a "gel" diyecek Siyasi Partiler Yasası''ndaki FP istemini kabul edecek.
Böylece, adamına uygun yasa çıkacak.
Pekiî, bu hoş duracak mı? Şık mı?
Halbuki, erkeklik bu hükümette kalırdı ve hükûmet siyasi affa, bir özgürleşme pakedi olarak öncelik verirdi. Ondan sonra artık Fazilet düşünsün Erbakan''a ne yapacağını!..
Kaldı ki, öyle bir proje ile siyasi af, pişmanlık yasası, hatta Öcalan''ın müebbete çevrilmesi bile daha az engelle karşılaşabilirdi.
Tahkim''le Erbakan''ın kaderlerinin kesişmesi değişmek istemeyen ve Türkiye''de de katı bir statükoculuğu savunanlar için nimet kabilinden bir gelişme olacaktır.
"Bakın tahkim başımıza neler açacak. Erbakan''ı bile iade edecek siyasete..." deyip, ortalıklara dökülenlere malzeme sunulmuş olacak.
Refahyol''a "git" diyenler açısından şu ortam ve taviz Çiller''in Refah''la iktidar manevrası gibi görülecek.
Düşünün, olaylar nasıl gelişti ve nereden nereye gelindi.
Çetelerle mücadele yasasının son safhada mimarlarını bile "Aman, burada polis devleti uygulamada görülebilir" kuşkularını dile getirmeleri gibi!..
Meclis çalışsın. Hükûmet Ankara''da ter döksün derken, biz de "Aman tatil yapın. Sonra şu yasaları dinlenmiş kafayla bir daha gözden geçirirsiniz" diyecek hâle geldik!..

