Kaydet
a- | +A

Türk halkı "uzlaşma" istiyor ve her fırsatta da bunu samimiyetle gerçekleştirenleri yüceltiyor; aksine davrananları ise cezalandırıyor. Geçtiğimiz pazar üç olayı yaşadık. Almanya''daki "Millî Görüş" kongresi, Ankara''daki CHP kurultayı ve DSP-MHP uzlaşması. Millî Görüş için itidâl ile demokrasi mesajlarının yan yana verileceği bir fırsattı. Hak ve özgürlükler uzlaşma ve barışçı yolla savunulduğunda kazançlar kalıcı olur. Ama, böyle olmadı. Eski üslûp sürdürüldü. "Hocam izindeyiz"le kavgada ısrar var. Aynı saatlerde Ata''nın izinde olduğunu iddia eden CHP''nin kurultayında aynı kavgacı stil hâkimdi. Herkes ekranda gördü. Uçuşan sandalyeler, fırlatılan petler, paralar; haykırılan yuhlar... -Bu mu Atatürk''ün partisi? -Bu mu barışın partisi?

Kendi içinde uzlaşamamış bir parti Türk siyasî hayatına hangi uzlaşmayı sunacaktır? Bu kurultay; Erol Tuncer-Tarhan Erdem gibi "âkil adamlar"a prim vermedi. Bu kurultay Ertuğrul Günay gibi en sağlıklı değişimi vaad edeni de baş tacı etmedi. Bu kurultay Hurşit Güneş gibi gençlere de geçit vermedi. Pekiî, ne yaptı, bu kurultay? Bol bol dövüştü!.. Ötesinde ne yaptı?

Baykal, delegeye egemen olsa da, bu çatı ona set çekti. "Yeter" dedi. Ayrıca, bu kurultay CHP''yi daha sola çekmek isteyen Hasan Fehmi Güneş ve arkadaşlarına da yeşil ışık göstermedi. Ne yaptı? Türk siyasetine egemen olan "abi vesayeti"ne ara çözüm olarak satıldı. Muhalifleri gibi Altan Öymen''i itham etmeyeceğim. "Emanetçisin!" diyen kendi partilileri. Nihaî analizde CHP uzlaşmazı sergiledi. Sanki seçmene "ne iyi etmiş de CHP''yi Meclis dışına çıkarmışım" dedirtmek için toplanmş gibiydi. Baraja takılan CHP''ye gözyaşı döken seçmenin vicdan azabını gidermek için bir araya gelinmiş gibiydi. "Hak ettiniz" dedirtircesine... Aynı gün DSP-MHP cephesine bakınız. Bahçeli, özrü taş gibi bağrına basarak "önce ülkem, sonra partim" diyor. Basına açıklamasında "diyalog ve hoşgörü şart" diyor. Meclis''ten çıkacak hükümeti bir "uzlaşma ve atılım hükûmeti" diye nitelendiriyor. Aynı gün, Ecevit de alttan alıyor. O da "uzlaşma sağlanabilmeli" diyor. Eşiyle dahi "uzlaşma imkânı" bulduğunu vurguluyor. İşte, siyasette "medenilik." İşte, fark!.. Uzlaşma, fazilettir. Fedakârlık ister.

Ancak, ülke adına asıl fedakârlığı gösteren MHP''dir. Bekleyip, transferlerle veya onlarsız, hükümetin başı olmak varken, DSP''ye evet demesi Bahçeli''nin seciyesidir. Protokol pazarlıklarında bunu Ecevit''in dikkate almasını dilerim. Ey millet! Gör işte, asıl uzlaşmacılar kimmiş?

Hasan Fehmi Güneş''in kurultayda MHP''ye karşı neredeyse bir "devrimci cephe" kurma misyonu ile genel başkanlığa soyunması ile iyi bir karşılaştırın.